Bir Yabancının Otobüs Parasını Öder — Onun Mafya Babası Olduğunu Bilmiyordu. Sonrası Şoke Etti
.
.
.
Bir Yabancının Otobüs Parasını Öder — Onun Mafya Babası Olduğunu Bilmiyordu. Sonrası Şoke Etti
BÖLÜM 1: GECEDE KADERİN KESİŞMESİ
Chicago gecesi, soğuk ve karanlıktı. Şehrin derinliklerinde, güç ve korkunun hüküm sürdüğü yeraltı dünyasında, Lorenzo Moretti bir toplantıdan çıkmıştı. Herkes onun adını fısıldardı: Moretti ailesinin başı, Chicago’nun en tehlikeli adamı. O gece, arabası aniden farlarla çevrildi. Castellano ailesi onu bekliyordu. Birkaç dakika içinde silahlar patladı, şoförü ve koruması öldü. Lorenzo sol omzundan vurulmuş, her şeyini kaybetmiş halde kaçmayı başardı.
Yalnızdı. Arabası, telefonu, cüzdanı yoktu. O şehrin yarısını kontrol eden Lorenzo Moretti’ydi. Ama o anda hiçbir şeyi yoktu. İzlenmeden adamlarını arayamaz, kartlarını kullanamazdı. Tek seçeneği, sıradan bir insan gibi otobüse binmekti.
Birkaç blok ötede, Sofia Reyes uzun bir günün ardından otobüs durağında bekliyordu. Sabah altıdan beri lokantada çalışmış, ardından ofis temizliğine koşmuş, gece on bire kadar çalışmıştı. Annesi hastanede kanserle mücadele ediyordu, küçük kız kardeşi Mia ona güveniyordu. Cebindeki son bozuk paralar otobüs ücretine yetiyordu, ama ertesi gün kahvaltıya hiçbir şey kalmamıştı.
Otobüs geldi. Sofia son paralarını bilet kutusuna attı, pencere kenarına oturdu, gözlerini kapadı. Ama bir tartışma sesiyle irkildi.
“Sana söyledim bayım. Para yoksa otobüse binemezsiniz.”
Koyu renkli bir palto giymiş, uzun boylu bir adam kapıda duruyordu. Yüzü solgundu, kolunda koyu renkli bir leke vardı.
“Pusuya düşürüldüm. Her şeyimi aldılar. Sadece güvenli bir yere gitmem lazım,” dedi adam.
Şoför başını salladı. “Para yoksa binemezsin.”
O anda Sofia ayağa kalktı. “Onun ücretini ben ödeyeceğim,” dedi. Otobüs sessizleşti. Lorenzo başını kaldırdı, ilk kez Sofia’nın yorgun kahverengi gözleriyle karşılaştı. Buruşuk üniforması ve dağınık at kuyruğu, hayatın yükünü taşıyan bir kadını gösteriyordu.
“Bunu yapmak zorunda değilsin,” diye fısıldadı Lorenzo.
“Zaten yaptım,” dedi Sofia. “O fikrimi değiştirmeden binsen iyi olur.”
Lorenzo otobüse bindi. Zihni hızla çalışıyordu. Bu dünyada hiçbir şey bedelsiz değildi. Her iyilik bir takastı. Ama bu kız, tanımadığı birine son paralarını vermişti.
Otobüs durağına vardığında Lorenzo arkasından seslendi: “Hey! Teşekkür ederim. Bu gece bana ne kadar yardımcı olduğunu bilemezsin.”
Sofia yorgun bir gülümseme verdi. “Herkesin bazen biraz yardıma ihtiyacı olur.” Sonra otobüsten indi ve gecenin karanlığında kayboldu.
Lorenzo, Chicago’nun en korkulan adamı, o an bir karar verdi: Ne pahasına olursa olsun onu bulacaktı.

BÖLÜM 2: KİMLİKLERİN ARDINDA
Lorenzo, yaralı halde şehrin karanlık sokaklarında yürüdü. Tanıdık bir İtalyan restoranının arka kapısını üç kısa, iki uzun vuruşla çaldı. Kapıyı açan Marco, Lorenzo’yu görünce şaşkınlıktan dondu kaldı. “Patron!” Lorenzo güçlükle içeri girdi, Marco’nun desteğiyle bodrumdaki gizli odaya indi. Ailenin özel doktoru geldi, kurşunu çıkardı, yarayı dikti.
Marco, “Castellano değil mi?” diye sordu. Lorenzo başını salladı. “Dönüş yolunda bana pusu kurdular. Şoförüm ve korumam öldü.”
Marco, “Nasıl kaçtın?” diye sordu.
Lorenzo, “Otobüse bindim. Genç bir kadın ücretimi ödedi,” dedi.
Marco şaşkındı. Patronunun bir kadın hakkında böyle konuştuğunu ilk kez duyuyordu.
“Bana son paralarını verdi. Kim olduğumu bilmiyordu. Karşılığında bir şey beklemiyordu. Sadece yardım etmek istedi.”
Lorenzo, “Onu bul,” dedi. “Ama ona belli etme, korkutma. Sadece kim olduğunu, nerede yaşadığını öğren.”
Marco ertesi sabah Sofia’yı buldu. Adı Sofia Reyes’ti. 27 yaşında, Meksika kökenli, Chicago’da doğup büyümüş, annesi ve kardeşiyle Lincoln Park’ta yaşıyor, iki işte çalışıyor, annesi kanser, kız kardeşi Mia tıp fakültesi hayaliyle lise son sınıfta.
Lorenzo, Sofia’nın babasının bir çete çatışmasında öldüğünü öğrenince kaderin ironisine güldü. O gece ona yardım eden kız, mafya savaşlarının kurbanıydı.
BÖLÜM 3: YAKLAŞAN FIRTINA
Ertesi gün Lorenzo sade kıyafetlerle Sofia’nın çalıştığı Roses Diner’a gitti. Sofia ona kahve getirdi, önce tanımadı; sonra göz göze geldiklerinde irkildi.
“Sen?” dedi Sofia.
Lorenzo gülümsedi. “Merhaba, tekrar karşılaştık.”
Sofia, “Burada ne işin var? Burada çalıştığımı nereden biliyorsun?”
Lorenzo, “Bir borcumu ödemek için geldim. O gece otobüs ücretimi sen ödedin. En azından sana kahvaltı ısmarlayarak teşekkür etmeliyim.”
Sofia, “Buna gerek yok. Sadece birkaç bozuk paraydı.”
Lorenzo, “Benim için sadece birkaç bozuk para değildi. Hiçbir şeyim yokken bana yardım ettin. Kim olduğumu bilmiyordun. Karşılığında hiçbir şey beklemedin. Böyle bir şeyi nasıl ödeyebilirim?”
Sofia, “Kim olduğunu bilmiyorum ve bilmeme de gerek yok. Sana yardım ettim çünkü istedim. Bana hiçbir şey borçlu değilsin.”
Lorenzo, “Bir sade kahve alayım,” dedi.
Sofia, ona hala temkinliydi. Ama Lorenzo her gün gelmeye devam etti. Sade kahve içip saatlerce oturdu, Sofia’nın çalışmasını izledi. Sofia’nın merakı ve temkinliliği arasında bir gerginlik vardı. Zengin ve güçlü bir adam neden her gün bu mütevazı lokantada oturuyordu? Neden ona her zaman anlayamadığı bir ifadeyle bakıyordu?
Bir gün Sofia ona sordu: “Neden her gün buraya geliyorsun? Benden ne istiyorsun?”
Lorenzo, “Otur, sana anlatacağım,” dedi. O gece otobüste başına gelenleri anlattı. “Hayatımda ilk kez tamamen yalnız ve çaresizdim. Sen bir yabancındın, yorgun, cebinde sadece birkaç bozuk para vardı. Yine de bana yardım ettin. Benim dünyamda hiçbir şey bedava değildir. Ama sen benim yanıldığımı kanıtladın.”
Sofia, “Peki neden buradasın?”
Lorenzo, “Borcumu ödemek için. Ama bu para borcu değil. Bana koşulsuz iyilik verdin. Böyle bir şeyi nasıl ödeyebilirim?”
BÖLÜM 4: TEHLİKELİ YAKINLIK
Bir cuma günü, lokanta neredeyse boşken, üç adam içeri girdi. Dövmeli, sert bakışlı adamlardı. Lokantanın sahibi Rosie’den haraç istediler. Sofia korktu ama Rosie’nin önüne geçti. “Bunu yapamazsınız,” dedi. Adamlar Sofia’ya saldırmak üzereyken Lorenzo araya girdi. Birkaç saniyede hepsini yere serdi.
“Ben Lorenzo Moretti. Bundan sonra burası benim korumam altında. Bir daha gelirseniz pişman olursunuz,” dedi.
Adamlar kaçtı. Sofia, Lorenzo’nun kim olduğunu fark ettiğinde gözleri korkuyla doldu. “Moretti… mafya ailesi… Sen…”
Lorenzo hiçbir şey söylemedi. Bir kartvizit bıraktı. “Bir şeye ihtiyacın olursa beni ara. Her zaman cevap vereceğim.”
O gece Sofia, Lorenzo’nun gerçek kimliğini araştırdı. Babasının ölümünden sonra ailesini korumak için mafya dünyasına giren, acımasız ama bir yandan da hayır işleriyle tanınan bir adamdı. Sofia, kartviziti sakladı.
BÖLÜM 5: KURTULUŞ VE AŞK
Bir gece hastaneden gelen bir telefon Sofia’nın dünyasını altüst etti. Annesinin acil ameliyat olması gerekiyordu, 80.000 dolar lazımdı. Sofia çaresizdi. Bankalar, tefeciler, kimse yardım etmedi. Sonunda Lorenzo’nun kartını aradı.
Yarım saat sonra Lorenzo hastanedeydi. Her şeyi ayarladı, tüm masrafları karşıladı, Mia için burs imkânı sağladı. Sofia gözyaşları içinde ona sarıldı.
Lorenzo, “Beni bir kez kurtardın. Ben de bu borcumu ödeyeceğime yemin ettim. Bu sadece başlangıç,” dedi.
Sofia, annesi iyileştikten sonra Lorenzo’yla daha sık görüşmeye başladı. Onun yanında kendini güvende ve değerli hissediyordu. Lorenzo, Sofia’nın hayalini gerçekleştirmek için ona bir fırın açtı. “Roses Bakery” Sofia’nın büyükannesinin tarifleriyle dolu, sıcak, samimi bir mekandı.
Bir akşam Michigan Gölü kıyısında, Lorenzo diz çöküp ona evlenme teklif etti. “Bana iyiliğin bir nedene ihtiyaç duymadığını öğrettin. Beni daha iyi bir adam yaptın. Benimle evlenir misin?” Sofia gözyaşlarıyla “Evet!” dedi.
BÖLÜM 6: SONSUZA DEK DEĞİŞEN HAYATLAR
Sofia ve Lorenzo’nun düğünü sade ama güzeldi. Aileleri, dostları, Rosa, Mia, Marco oradaydı. Sofia artık fakir, umutsuz bir garson değil, kendi işinin sahibi, sevdiği adamla mutlu bir kadındı. Annesi sağlığına kavuşmuş, Mia tıp fakültesine kabul edilmişti.
Lorenzo, Moretti ailesinin işlerini yasal bir işletmeye dönüştürdü. Artık mafya değil, saygın bir iş adamıydı. Sofia ve Lorenzo, her sabah birlikte Roses Bakery’ye gidiyor, hayatı birlikte paylaşıyorlardı.
Bir gün Sofia, “Otobüs ücretini ödediğim günü hatırlıyor musun?” diye sordu. Lorenzo gülümsedi. “O gün hayatım değişti. Hepsi senin iyiliğin sayesinde.”
Sofia, “Senin gibi bir adam bile değişebiliyorsa, herkes değişebilir,” dedi.
Lorenzo onu kucakladı. “Senin sevgin bana insanlığımı geri verdi.”
BÖLÜM 7: BİR İYİLİĞİN MUCİZESİ
Yıllar geçti. Lorenzo ve Sofia’nın hayatı sıradan ama mutluydu. Fırınları mahallede sevilen bir yer haline geldi. Mia başarılı bir doktor oldu. Lorenzo, Sofia’ya ve ailesine adanmış bir adam olarak yaşadı. Geçmişin karanlığı, Sofia’nın saf iyiliğiyle aydınlanmıştı.
Bir gün Lorenzo, Roses Bakery’nin köşesinde otururken Sofia’ya baktı. “Bir yabancının otobüs parasını ödedin. O an, ikimizin de kaderi sonsuza dek değişti.”
Sofia gülümsedi. “Bazen küçük bir iyilik, en güçlü adamın kaderini değiştirebilir.”
Ve böylece, Chicago’nun en korkulan adamı, bir kadının şefkatiyle kurtuldu. Kaderin cilvesiyle, bir iyilik, iki yalnız kalbi bir araya getirdi ve dünyalarını sonsuza dek değiştirdi.
SON
News
Sakarya’dan Sonra Savaş Zaten Bitmişti: Dünyanın 11 Ay Boyunca Göremediği Gizli Zafer!
Sakarya’dan Sonra Savaş Zaten Bitmişti: Dünyanın 11 Ay Boyunca Göremediği Gizli Zafer! . . . Sakarya’dan Sonra Savaş Zaten Bitmişti:…
1970 yılında gelin, düğüne giderken ortadan kayboldu – 41 yıl sonra gelinliği bulundu…
1970 yılında gelin, düğüne giderken ortadan kayboldu – 41 yıl sonra gelinliği bulundu… . . . Kayıp Gelin: Elif’in Hikayesi…
GÜZEL ÇÖP TOPLAYICI BİR KÖŞKÜN ÖNÜNDE ÇÖP TOPLADI… DİKİLEN MİLYONERİ FARK ETMEDEN…
GÜZEL ÇÖP TOPLAYICI BİR KÖŞKÜN ÖNÜNDE ÇÖP TOPLADI… DİKİLEN MİLYONERİ FARK ETMEDEN… . . . Çöpçüden Liderliğe: Julide’nin Yolculuğu Bölüm…
“Benimle yaşamaya bir hafta bile dayanamazsın,” dedi. Ben de şöyle cevap verdim: “Gitmiyorum…
“Benimle yaşamaya bir hafta bile dayanamazsın,” dedi. Ben de şöyle cevap verdim: “Gitmiyorum… . . . Gitmiyorum – Bir Haftadan…
KURAKLIKTA ÇİFTLİK MİRAS ALAN KARDEŞLERE GÜLDÜLER… AMA KÂBUSU CENNETE ÇEVİRDİLER
KURAKLIKTA ÇİFTLİK MİRAS ALAN KARDEŞLERE GÜLDÜLER… AMA KÂBUSU CENNETE ÇEVİRDİLER . . . Kuraklıkta Çiftlik Miras Alan Kardeşlere Gülüp Geçtiler……
Churchill, Patton’ın askerlerinin SS muhafızlarına yaptıklarını öğrendiğinde ne yaptı?
Churchill, Patton’ın askerlerinin SS muhafızlarına yaptıklarını öğrendiğinde ne yaptı? . . . Bir Kampın Kapısında: Dachau, Patton, Churchill ve Tarihin…
End of content
No more pages to load






