Mafya Babası, Annesi İçin Çöp Toplayan Küçük Kızı Görünce Yaptığı Şey Sizi Gözyaşlarına Boğacak!
.
.
.
Çöp Kutusunun Yanında Başlayan Hayat: Nathan Cross’un İkinci Şansı
1. Bölüm: Kırık Bir Şehirde Kırık Bir Adam
Nathan Cross, 37 yaşında, üç eyalete yayılan bir suç imparatorluğunun patronuydu. Onun adı fısıldandığında şehirde rüzgar bile yön değiştirirdi. Lüks arabasında, koyu renkli camların ardında, yumuşak deri koltukta otururken, dış dünyanın pisliğinden yalıtılmış gibiydi. Herkes ona “kalpsiz adam” derdi. Çünkü Nathan Cross’un acımasızlığı, soğukkanlılığı, merhametsizliği efsaneydi. Onun için dostluk, sadakat, aşk gibi kavramlar çoktan ölmüştü. En azından herkes böyle sanıyordu.
Ama Nathan Cross her zaman böyle değildi. Yedi yıl önce, o da bir insandı. Bir babaydı. Emma adında bir kızı vardı; hayatının anlamı, ışığı, meleğiydi. Emma, doğuştan kalp hastasıydı. Nathan, parasıyla dünyayı satın alabileceğini düşündü; ama kızının kalbini iyileştiremedi. Emma’yı kaybettiği gün, Nathan da kendini gömdü. O günden beri, hissetmemek için yaşadı. Sevgi, umut, mutluluk gibi duyguları Emma’nın mezarına gömdü. Artık sadece bir makineydi.
2. Bölüm: Bir Yüz, Bir Gülüş, Bir Çocuk
O gün, Nathan işlerinden birini halletmek için şehrin arka sokaklarından geçiyordu. Lüks arabasının camından dışarı bakarken, dikkatini bir şey çekti. Belki altı yaşında, küçücük bir kız çöp kutusunun yanında diz çökmüş, çıplak elleriyle plastik şişe topluyordu. Ayakkabıları yırtılmıştı, elleri kirliydi, ama yüzünde öyle parlak bir gülümseme vardı ki Nathan’ın kalbinde bir şey kıpırdadı. Yanındaki zayıf, bitkin kadın—muhtemelen annesi—bir çuval tutuyordu. Kız bulduğu şişeyi annesine gösterdi. Kadın, kızının alnını öptü. “Aferin tatlım,” dedi fısıltıyla.
Nathan’ın dünyası bir anlığına durdu. O gülüş, o gözler, o gamze… Yedi yıl önce, hastane odasında gördüğü son yüz… Emma’nın yüzüydü bu. Gözleri doldu. Kız başını kaldırıp doğrudan arabaya baktı. Bir kalp atışı boyunca, şehir sustu. Nathan’ın eli kapı kolunda dondu kaldı. Çünkü o yüzü son gördüğünde, doktorlar Emma’nın kalbinin durduğunu söylemişti. Ama şimdi, o yüz tekrar karşısındaydı.
3. Bölüm: Geçmişin Hayaleti
Nathan’ın zihni yıllar öncesine gitti. Emma, yağmurlu bir mart gecesinde doğmuştu. Doğduğu andan itibaren Nathan’ın hayatının merkezi olmuştu. Ama Emma altı aylıkken kalp hastalığı teşhisi kondu. Nathan, en iyi doktorları tuttu, en pahalı tedavileri denedi. Gücü ve parası her şeye yeterdi ama kızına yetmedi. Emma, beş yaşına geldiğinde doktorlar umudu kesti. Tek çare kalp nakliydi; ama uygun kalp bulunamadı.
Emma’nın son günlerinde Nathan, kızının başucunda oturdu. Her nefesini saydı, her gözyaşını sakladı. Emma, bir gece gözlerini açtı ve babasına, “Baba, bana çok benzeyen başka bir küçük kız var. Bir gün onu bulacaksın ve onu kurtaracaksın,” dedi. Nathan o sözleri bir halüsinasyon sandı. Ama şimdi, yedi yıl sonra, o küçük kızı çöp kutusunun yanında gördüğünde, Emma’nın kehaneti bir çan gibi zihninde çınladı.
Emma öldükten sonra Nathan iki hafta ortadan kayboldu. Döndüğünde artık başka bir adamdı. Herkese acımasızca davrandı. Duygularını öldürdü. Emma’nın anısına dair her şeyi hayatından sildi. Sonra Victoria ile evlendi. Bu bir aşk evliliği değildi. Victoria, güçlü bir senatörün kızıydı; Nathan’a siyasi koruma, Victoria’ya ise para ve statü sağlıyordu. Malikane yeniden dekore edildi. Emma’ya dair hiçbir iz kalmadı.

4. Bölüm: Bir Annenin Hikayesi
Nathan arabada otururken, gözleri hala küçük kızdaydı. Şoförü Danny, patronunun bu kadar sessiz ve dalgın olmasına alışık değildi. “Patron, 20 dakika sonra Kolombiya heyetiyle toplantımız var,” dedi. Nathan cevap vermedi. Gözleri küçük kızın her hareketini izliyordu. “Toplantıyı iptal et,” dedi sonunda. Danny şaşırdı. “Patron, bu yılın en büyük anlaşması…” Nathan ona öyle bir baktı ki Danny hemen sustu. “Park et. Onları takip et. Kim olduklarını öğrenmek istiyorum.”
Danny arabayı kaldırıma çekti. Nathan, küçük kız ve annesinin çöp toplamasını izledi. Kadın yorgundu, ama kızına gülümsemeye çalışıyordu. Sonra kız, annesine koşarken kaldırımdaki bir taşa takıldı ve düştü. Nathan düşünmeden arabadan indi, takım elbisesinin kirlenmesini umursamadan küçük kızın yanına koştu.
5. Bölüm: Tanışma
Nathan diz çöküp, “İyi misin?” diye sordu. Kız başını kaldırıp ona baktı. O gözler, o gamze… Emma’nın aynısıydı. “İyiyim efendim,” dedi kız. “Sadece dizim sıyrıldı.” Nathan dizine baktı, kanıyordu ama kız ağlamıyordu. “Annem acıdığında güçlü olmam gerektiğini söylüyor. Çünkü ağlarsam annem endişelenir,” dedi. Nathan’ın kalbinde bir şey kırıldı.
“Sen çok cesur bir kızsın,” dedi Nathan. Kız gülümsedi, gamzesi belirginleşti. Nathan’ın gözleri doldu. “Adın ne?” diye sordu. “Sofia,” dedi kız. “Kaç yaşındasın?” “Altı. Birkaç ay sonra yedi olacağım.” Nathan’ın aklına bir şimşek çaktı. Emma’nın ölümünden dokuz ay sonra doğmuştu. Bu tesadüf olamazdı.
Sofia cebinden eski bir fotoğraf çıkardı. “Bu benim gerçek babam,” diye fısıldadı. Nathan fotoğrafa baktı—kendi gençlik fotoğrafıydı. Emma’nın hastanesinde, bir yardım etkinliğinde çekilmişti. Nathan’ın damarlarındaki kan buz gibi oldu. “Babamı tanıyor musun?” dedi Sofia. “Annem babamın beni tanımadığını söylüyor ama bir gün bulacağına inanıyorum.”
6. Bölüm: Grace’in Sırrı
Sofia’nın annesi, kadının adı Grace’ti. Nathan, Emma’nın hastanesinde çalışan genç hemşireyi hatırladı. Emma’ya masallar okuyan, ninni söyleyen, Nathan’ı karanlığından çıkaran, ona umut veren tek insandı. Emma’nın ölümünden sonra Nathan, Grace’i aniden terk etmişti. Grace, hamile olduğunu ona söyleyememişti. Emma’nın cenazesinde Nathan’ı uzaktan izledi, sonra kayboldu.
Nathan arabaya döndü. Danny’ye, “Grace Sullivan’ı araştır. Nerede yaşadığını, işini, ailesini, her şeyi öğren,” dedi. O gece Nathan uyuyamadı. Emma’nın son sözleri zihninde yankılandı: “Bana benzeyen başka bir küçük kız var. Bir gün onu bulacaksın.” Sofia gerçekten onun kızı mıydı?
7. Bölüm: Gerçekler
Ertesi sabah Danny kalın bir dosyayla geldi. Grace, Emma’nın ölümünden sonra hamile kalmış, tek başına Sofia’yı büyütmüş, işini kaybetmiş, göğsünde kötü huylu bir tümörle mücadele ediyordu. Kirasını ödeyemediği için evinden atılmış, arabada yaşamış, sonra bir barınağa sığınmıştı. Plazma satarak ve çöp toplayarak kızını besliyordu. Grace’in sağlığı hızla kötüleşiyordu. Tedavi olmazsa yakında ölecekti.
Nathan’ın gözleri doldu. Şehrin en güçlü adamı, kızının ve onun annesinin sefalet içinde yaşadığından habersizdi. Emma’yı kurtaramamıştı; ama Sofia’yı kurtarabilirdi.
8. Bölüm: Yüzleşme
Nathan, Grace’i bulmak için barınağa gitti. Grace, onu görünce Sofia’yı korumak istercesine kollarına aldı. Nathan, “Konuşmamız lazım,” dedi. Grace, “Neden şimdi?” diye sordu. “Çünkü Sofia benim de kızım,” dedi Nathan. Grace gözyaşlarını tutamadı. “Onu tek başıma büyüttüm. Sen yoktun. Beni ve kızımı korumak için senden sakladım. Çünkü senin dünyan tehlikeli.”
Nathan, “Emma’yı kaybettim. Sofia’yı kaybetmeyeceğim. Sana ve kızımıza yardım etmek istiyorum,” dedi. Grace uzun süre sessiz kaldı. Sonunda, “Sana bir hafta veriyorum. Bize zarar gelirse bir daha bizi bulamazsın,” dedi.
9. Bölüm: Yeniden Aile Olmak
Nathan, Grace ve Sofia’yı şehrin en güvenli dairesine yerleştirdi. Grace’in tedavisini başlattı. Sofia, ilk kez gerçek bir evde yaşadı, ilk kez dondurma yedi, ilk kez parka gitti. Nathan, işlerini Marcus’a devretti, tüm zamanını kızına ve Grace’e ayırdı. Grace ameliyat oldu, sağlığına kavuştu.
Bir sabah, Sofia Nathan’a, “Sen benim babam mısın?” diye sordu. Nathan diz çöküp, “Evet, tatlım. Ben senin babanım. Bundan sonra hep yanında olacağım,” dedi. Sofia gözyaşları içinde babasına sarıldı. Grace onları izlerken mutluluktan ağladı.
10. Bölüm: Tehdit ve Koruma
Nathan’ın yeni bir ailesi olduğunu öğrenen düşmanları, Sofia’yı tehdit etmeye kalktı. Nathan, Moretti çetesine savaş açtı. Şehrin en güçlü adamı, ailesini korumak için her şeyi göze aldı. O gece, Moretti çetesi yok edildi. Nathan, “Kızıma dokunan herkes ölür,” mesajını tüm şehre verdi.
11. Bölüm: Mutlu Son ve Yeni Başlangıç
Aylar geçti. Grace tamamen iyileşti. Sofia en iyi okullardan birine başladı. Nathan ve Grace, geçmişin acılarını birlikte iyileştirdiler. Nathan Victoria’dan boşandı, malikaneyi sattı, yeni bir hayat kurdu. Artık her akşam eve döndüğünde, onu karşılayan bir aile vardı.
Bir gece, Sofia’nın yanında masal okuyan Nathan, Emma’nın kehanetini hatırladı: “Bana benzeyen başka bir küçük kız var. Bir gün onu bulacaksın.” Nathan, kızını öptü ve fısıldadı: “Seni buldum, Emma. Yolumu gösterdiğin için teşekkür ederim.”
Grace kapıda gülümsüyordu. Nathan ona sarıldı. Artık kalpsiz adam yoktu. Yerine, kaybettiklerini bulmuş bir baba, bir eş ve gerçek bir adam vardı.
News
SADECE HASTA BİR DOMUZ MİRAS ALDI… AMA KADER ONU MİLYONER YAPTI
SADECE HASTA BİR DOMUZ MİRAS ALDI… AMA KADER ONU MİLYONER YAPTI . . . Ayşe Yılmaz, henüz 7 aylık hamile…
DADISI MİLYONERİN BEBEKLERİYLE ORMANDAN KAÇTI… ONU TAKİP EDEN ŞEY ŞOK EDİYOR
DADISI MİLYONERİN BEBEKLERİYLE ORMANDAN KAÇTI… ONU TAKİP EDEN ŞEY ŞOK EDİYOR . . . Başlangıç Ayşe Yılmaz, henüz 22 yaşında…
Bücür Asker Koğuştaki Acımasız Zorbalık Onu Küçük Gördüler Ama O Bir Efsane Oldu
Bücür Asker Koğuştaki Acımasız Zorbalık Onu Küçük Gördüler Ama O Bir Efsane Oldu ./ . . . Bücür Asker: Koğuştaki…
Bu Damadın Elindeki Şeye Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi Dehşete Düşürecek
Bu Damadın Elindeki Şeye Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi Dehşete Düşürecek . . . Bu Çocukların Gözlerine Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi…
Bu Çocukların Gözlerine Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi Dehşete Düşürecek
Bu Çocukların Gözlerine Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi Dehşete Düşürecek . . . Bu Çocukların Gözlerine Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi Dehşete…
Komutan Ölmek Üzereydi — Ta Ki O Fısıldayana Dek: “Bana Kovulan Hemşireyi Getirin!”
Komutan Ölmek Üzereydi — Ta Ki O Fısıldayana Dek: “Bana Kovulan Hemşireyi Getirin!” . . . Komutan Ölmek Üzereydi —…
End of content
No more pages to load






