1 ALMAN DENİZALTI 50 GEMİYİ BATIRDI! 🚢 U-48’in Atlantik’teki 2 Yıllık Dönemi

.
.
.

U-48’in Atlantik’teki 2 Yıllık Dönemi: Bir Alman Denizaltısının Efsanevi Hikayesi

19 Ağustos 1939 sabahı, dünya henüz savaşın içine çekilmemişken, Almanya’nın Kiel limanından sessizce denize açılan bir denizaltı, tarihe damgasını vuracaktı. U-48, tip 7B sınıfı bir Alman denizaltısıydı ve kendisine kaptanlık yapan Herbert Schulze ile mürettebatı, önlerindeki devasa okyanusta bir efsane yaratacaklardı. Bu denizaltı, iki yıl içinde 52 gemiyi batırarak ve 300.000 tondan fazla hasara yol açarak savaşın en başarılı denizaltısı haline geldi. Ancak bu sadece savaşın askeri başarısı değil, aynı zamanda insanlık ve centilmenlik anlayışını da test edecekti.


U-48’in İnşası ve Hazırlıklar

U-48, 1938 yılında Kiel’deki Germania Werft tersanesinde inşa edildi. 753 ton ağırlığında, güçlü ve son derece verimli bir denizaltıydı. Suyun yüzeyinde saatte 18 deniz mili hıza ulaşabiliyor, dalışta ise 8 mil hızla hareket edebiliyordu. 5 torpido tüpü ve 14 torpido taşıyan bu denizaltı, aynı zamanda 88 milimetrelik bir top ile donatılmıştı. Bu özellikleri, onu savaşta son derece etkili kılacaktı.

Kaptan Herbert Schulze, 30 yaşında genç bir subaydı ve Almanya’nın en yetenekli denizaltı komutanlarından biriydi. O, mürettebatına “Vaddi” yani “baba” diye hitap ediliyordu, çünkü adamlarına büyük özen gösteriyor ve onları bir aile gibi kabul ediyordu. U-48, savaş öncesinde 4 ay boyunca yoğun bir eğitim sürecinden geçmişti ve Schulze’nin komutasında mürettebatı, zorlu görevler için hazırlanmıştı.


Savaşın Başlangıcı ve U-48’in İlk Görevleri

1939 yılı, 1 Eylül’de, savaşın başlamasıyla birlikte U-48, kuzey Atlantik’e doğru yola koyuldu. Alman donanması, Polonya’ya savaş ilan ederken, U-48 de savaşın başından itibaren büyük bir etki yaratma amacındaydı. Kaptan Schulze, mürettebatına savaş izni verildiğini duyurdu ve denizaltı, Atlantik’teki ilk görevine çıktı. U-48, bu süreçte kendine has bir strateji geliştirerek, müttefik gemilerini avlamaya başladı. İlk başlarda, Schulze hedeflerini torpidolarla batırmak yerine, denizaltının güvertesindeki 88 milimetrelik topu kullanarak gemileri batırmayı tercih etti.

İlk büyük başarı 5 Eylül 1939 sabahı geldi. U-48, İrlanda açıklarında ilerleyen Royal Skepter adlı İngiliz ticaret gemisini tespit etti. 4853 tonluk bu gemi, savunmasız ve tek başına ilerliyordu. Schulze, torpidoları saklamak için top kullanmayı tercih etti. Geminin mürettebatı paniğe kapılmış, fakat telsiz operatörü kaçmadı ve “Saldırıya uğruyoruz” mesajını göndermeye devam etti. Schulze, cesaretine hayran kaldığı telsiz operatörünü esir alarak gemiye yaklaşarak onu güvenli bir şekilde taşıdı. Bu olay, Schulze’nin insanlık anlayışını ve savaşın insancıl yönünü gösteriyordu.


Schulze’nin Nezaketi ve Başarıları

Schulze’nin yaklaşımı, savaş sırasında bazılarına tuhaf gelse de, o bu stratejiyi benimsemişti. İlk devriyesinde üç gemi batıran U-48, toplamda 14.770 ton hasara yol açtı. Schulze, düşman gemilerini batırırken mürettebatının hayatını tehlikeye atmamak için büyük bir özen gösterdi. O, “gemi batırmak ama mürettebat öldürmemek” prensibini benimsedi. Bu yüzden gemi batırma sırasında mürettebatın güvenliğini sağlamak için çeşitli önlemler aldı.

U-48, bir sonraki devriyesinde de büyük başarılar elde etti. 12 Ekim 1939’da Fransız tank gemisi Emili Mige’yi batırarak 14.115 tonluk bir hasara yol açtı. Ardından 15 Ekim’de İngiliz Heransul gemisini batırarak 15.202 tonluk bir hasar daha ekledi. Bu başarılar, U-48’in savaşın en etkili denizaltısı olmasını sağladı. Schulze, tüm bu başarıları, gemiler batarken bile insan hayatını koruma çabasıyla elde etti.


İnsanlık ve Centilmenlik: City of Benares Faciası

U-48, tarihinin en karanlık olaylarından birini 17 Eylül 1940’ta yaşadı. Bu sefer U-48, yalnız başına ilerleyen City of Benares adlı İngiliz gemisini tespit etti. Geminin yükü, İngiltere’den Kanada’ya tahliye edilen çocuklardı. Torpido, geminin yan tarafına isabet etti ve büyük bir patlama yaşandı. 258 kişinin hayatını kaybetti, bunlardan 77’si çocuktu. Müttefikler bu saldırıyı barbarca olarak nitelendirdi, ancak Schulze, gemiyi askeri bir hedef olarak değerlendirdi.


Schulze’nin Son Devriyesi ve U-48’in Sonu

U-48’in şöhreti, müttefiklerin daha etkili hale gelmesiyle azalmaya başladı. Radar sistemlerinin gelişmesi, denizaltıların gece bile tespit edilmesine olanak sağladı. U-48, 1941 yılı itibarıyla daha zorlu görevler üstlenmek zorunda kaldı. Haziran 1941’de Schulze, son devriyesini yaptı ve son büyük başarılarından birini elde etti. U-48, 21.062 tonluk gemileri batırarak savaşa büyük bir hasar verdi. Ancak bu devriye sonunda denizaltı büyük bir hasar aldı ve Fransız limanına geri dönmek zorunda kaldılar.


U-48’in Son Görevi ve Batışı

Mayıs 1945’te, savaşın sonlarına doğru, U-48’in mürettebatı, denizaltıyı batırma emri aldı. 3 Mayıs 1945’te Kiel limanından ayrıldı ve açık denize doğru yavaşça ilerledi. Son olarak, U-48, denizaltının sonu geldiğinde batırıldı. Geminin altın çağının sonu da böylece gelmiş oldu. Schulze, 1956 yılında Batı Almanya Donanması’na katıldı ve 1968’de kaptan rütbesiyle emekli oldu.


Sonuç: Bir Efsanenin Öyküsü

U-48’in hikayesi, cesaret, başarı, trajedi ve nihayetinde savaşın anlamsızlığını gösteren bir öyküdür. 52 gemi batıran, 300.000 ton hasar veren ve tarih boyunca hafızalarda kalacak olan U-48, cesaretin ve insanlığın birleştiği bir denizaltı efsanesi olarak tarihe geçmiştir.