Gökyüzünde Açan Papatyalar
1974 Kıbrıs Hava İndirme Harekâtı’nın Hikâyesi
I. Fırtınanın Yaklaştığı Günler
Temmuz 1974…
Akdeniz’in ortasında, tarihin ve acının iç içe geçtiği Kıbrıs Adası, bir kez daha kaderin keskin bir virajına yaklaşıyordu.
15 Temmuz sabahı Lefkoşa’da silah sesleri yankılandı. Rum Milli Muhafız Ordusu içindeki EOKA-B yanlısı subaylar, Atina’daki askeri cuntanın desteğiyle Cumhurbaşkanı Makarios’a karşı darbe başlattı. Radyo istasyonları ele geçirildi, zırhlı araçlar sokaklara çıktı, yönetim binası kuşatıldı. Saatler içinde Makarios devrildi ve yerine Nikos Samson getirildi.
Samson’un adı Kıbrıs Türkleri için karanlık bir hatıraydı. 1963’te başlayan saldırılarda adı geçen, Enosis’i yani adanın Yunanistan’a bağlanmasını açıkça savunan bir isimdi. Darbe, yalnızca bir yönetim değişikliği değildi. Bu, adadaki Türk varlığının geleceğine yönelmiş açık bir tehditti.
1963’ten beri Kıbrıs Türkleri kantonlara sıkıştırılmıştı. Köyler arası yollar kesilmiş, ekonomik ambargolar uygulanmış, pek çok insan göçe zorlanmıştı. Türk toplumu yıllardır diken üstündeydi. Şimdi ise Enosis ihtimali hiç olmadığı kadar yakındı.
Ankara’da o günlerde geceler gündüzlere karışıyordu. Başbakan Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan, garantörlük hakkına dayanarak diplomatik girişimlere başladı. İngiltere ile temas kuruldu. Ortak müdahale seçeneği masaya yatırıldı. Ancak İngiltere askeri harekâta katılma konusunda isteksizdi.
Diplomasi kapıları birer birer kapanırken, Türk Silahlı Kuvvetleri yıllardır hazırlığını yaptığı planı yürürlüğe koyma noktasına geldi. Kod adı: Atilla Harekâtı.
Ancak bu harekât, kağıt üzerinde planlandığı kadar kolay olmayacaktı.

II. Gökyüzüne Açılan Kapı
Türk Hava Kuvvetleri’nin nakliye filosu sınırlıydı. Envanterde bulunan C-47 Dakota uçaklarının bir kısmı İkinci Dünya Savaşı’ndan kalmaydı. C-130 Herkül ve C-160 Transall uçakları modern sayılırdı ama sayıları yeterli değildi. Binlerce askerin tek seferde indirilmesi mümkün değildi.
Bu nedenle harekât dalgalar hâlinde planlandı.
İlk dalga düşman topraklarına inecek, takviye gelene kadar kendi başına tutunmaya çalışacaktı. İstihbarat eksikti. Rum topçu mevzilerinin tam yerleri bilinmiyordu. Uçaksavar bataryalarının koordinatları kesin değildi.
Paraşütçüler aslında bilinmeze atlayacaktı.
19 Temmuz gecesi Adana ve Mersin’de hava üslerinde sessiz bir hareketlilik vardı. Genç askerler sırt çantalarını son kez kontrol ediyor, silahlarını temizliyor, birbirlerine bakarak gülümsüyorlardı. Kimse korktuğunu belli etmiyordu ama herkes bunun sıradan bir tatbikat olmadığını biliyordu.
Bir teğmen arkadaşına fısıldadı:
“Yarın sabah gökyüzü beyaz olacak.”
O beyazlık, tarih olacaktı.
III. 20 Temmuz 1974 – Saat 06:05
Sabahın ilk ışıkları Akdeniz’in üzerine düşerken uçaklar Kıbrıs semalarına yaklaştı. Motor sesleri Beşparmak Dağları’nın üzerinden yankılandı.
Saat tam 06:05’te kapılar açıldı.
Yaklaşık 450 metre irtifadan, statik hat sistemiyle ilk paraşütçüler kendilerini boşluğa bıraktı. Rüzgâr yüzlerine çarptı, saniyeler içinde beyaz kubbeler açıldı.
Gönyeli Ovası üzerinde gökyüzü bir anda beyaza büründü.
Aşağıda bekleyen Kıbrıs Türk mücahitleri başlarını kaldırdı. Gördükleri manzarayı yıllar sonra şöyle anlatacaklardı:
“Gökyüzü papatya tarlasına dönmüştü.”
Ancak o papatyaların her biri silahlı bir askerdi. Ve yere indiklerinde savaş başlayacaktı.
İlk dakikalarda Rum tarafı ne olduğunu anlayamadı. Baskın etkisi gerçekleşmişti. Paraşütçüler hızla yere indi, paraşütlerini topladı ve savunma düzenine geçti.
Ancak sürpriz etkisi uzun sürmedi.
IV. Ateş Altında İkinci Dalga
Saat 11:15’te ikinci dalga uçaklardan atlamaya başladı. Bu kez gökyüzü yalnızca paraşütlerle dolu değildi.
Şarapnel parçaları havada patlıyor, izli mermiler paraşütlerin arasından geçiyordu.
Askerler henüz süzülürken hedef alınıyordu.
Rüzgâr şiddetliydi. Birlikler planlanan iniş noktalarından uzaklara savruldu. Komuta zinciri koptu. Telsiz bağlantıları zayıfladı. Küçük gruplar hâlinde dağılmış askerler birbirlerini aramaya başladı.
Bu, askeri literatürde en istenmeyen senaryoydu: dağınık iniş.
Bir er, yere iner inmez yanındaki tek subaya baktı:
“Komutanım, diğerleri nerede?”
Subay kısa bir cevap verdi:
“Bulacağız.”
Ve yürümeye başladılar.
V. Beşparmak’ın Yamaçlarında
Aynı saatlerde 72 helikopter havalandı. Komando Tugayı’nı Beşparmak Dağları’nın kritik noktalarına taşıyacaklardı. Bu büyüklükte bir helikopter operasyonu dünya askeri tarihinde o güne kadar nadiren görülmüştü.
Komandolar helikopterlerden indiklerinde karşılarında dik kayalıklar buldu. Hedefleri St. Hilarion Kalesi ve çevresindeki stratejik tepelerdi.
Hava 40 dereceyi aşıyordu. Susuzluk ve yorgunluk kısa sürede kendini hissettirdi. Yukarıdan açılan ateş ilerlemeyi zorlaştırıyordu.
Ama durmak mümkün değildi.
Eğer sahile çıkan birliklerle birleşemezlerse, harekât başarısız olabilirdi.
VI. En Uzun Gece
20 Temmuz’u 21 Temmuz’a bağlayan gece, karanlık çöktüğünde çatışmalar daha da şiddetlendi.
Rum komandoları, dağdaki birliklerle sahildeki çıkarma kuvvetlerinin birleşmesini engellemek istiyordu. Yaklaşık 700 kişilik iyi donanımlı bir birlik, Doğruyol ve Ataktepe civarında mevzilendi.
Karşılarında ise 280 Türk komandosu vardı.
Topçu desteği yoktu. Tank yoktu. Hava desteği yoktu.
Sadece hafif silahlar, el bombaları ve kararlılık vardı.
Gece boyunca süren çatışmada bir orman yangını çıktı. Alevler karanlığı turuncuya boyadı. Dumanın içinde askerler birbirini namlu alevlerinden seçiyordu.
Üsteymen Oğuz Yener ve Üsteymen Haluk Üstügen, bölüklerinin başında ileri atıldı. Süngü hücumları yapıldı. El bombaları patladı.
Saatler ilerledi.
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Doğruyol ve Ataktepe Türk kontrolüne geçti.
Ama bedel ağırdı.
On asker şehit olmuştu. Oğuz Yener, tepe alınırken vurulmuştu.
O tepeler daha sonra onların isimleriyle anılacaktı.
VII. Kocatepe Faciası
21 Temmuz’da trajik bir olay yaşandı.
Yanlış bir istihbarat zinciri sonucu 12 kamyonluk bir konvoy bilgisi, 12 gemilik filo olarak algılandı. Bu tehdidi durdurmak için bölgeye Türk muhripleri gönderildi.
Ancak iletişim arızaları ve koordinasyon eksikliği sonucu Türk uçakları kendi gemilerini düşman sanarak bombaladı.
Kocatepe muhribi sulara gömüldü.
54 denizci şehit oldu.
Bu olay, harekâtın en acı anlarından biri olarak tarihe geçti.
VIII. Birleşme
22 Temmuz’da sahilden ilerleyen tank birlikleri ile dağdaki komandolar Boğaz bölgesinde birleşti.
Bu an, askeri açıdan dönüm noktasıydı.
Lefkoşa-Girne hattı kurulmuştu.
Artık adanın kuzeyinde bir güvenlik kuşağı oluşmuştu.
IX. İkinci Harekât
Cenevre görüşmeleri sonuçsuz kaldı. 14 Ağustos’ta “Ayşe Tatile Çıksın” parolasıyla ikinci harekât başladı.
Türk ordusu kısa sürede stratejik noktaları ele geçirdi.
Bugünkü sınırlar bu harekâtla şekillendi.
Toplam 498 Türk askeri şehit olmuştu. Hava İndirme Tugayı 76 şehit vermişti.
X. Yıllar Sonra
Savaş bittiğinde geriye anılar kaldı.
Gönyeli Ovası’na inen beyaz paraşütler, Kıbrıs Türk halkı için bir kurtuluşun simgesi oldu.
Üsteymen Haluk Üstügen yıllar sonra savaşta esir aldığı Rum askerleri arayıp insanlık adına görüşmek istediğini söylediğinde, savaşın ötesinde bir vicdanın da var olduğunu gösterdi.
Çünkü savaş, yalnızca silahla değil; insanlıkla da hatırlanır.
Son Söz
20 Temmuz 1974 sabahı gökyüzünde açan beyaz paraşütler, sadece asker taşımıyordu.
Onlar bir halkın umudunu taşıyordu.
Gökyüzü o sabah gerçekten bir papatya tarlasına dönmüştü.
Ve o papatyalar, bugün hâlâ tarihin sayfalarında beyazlığını koruyor.
Şehitlerin hatırası önünde saygıyla…
Ruhları şad olsun.
News
Kunuri Siperinde Tüfekle Savaştı! 😮 Aslında PİLOTTU — 68 Yıl Kimse Bilmedi
Kunuri Siperinde Tüfekle Savaştı! 😮 Aslında PİLOTTU — 68 Yıl Kimse Bilmedi . . . Kunuri Siperinde Tüfekle Savaştı! 😮…
234 Türk Esirden TEK BİRİ ÖLMEDİ! 💀 Amerikalıların YARISI Öldü — SIRLARI NE?
234 Türk Esirden TEK BİRİ ÖLMEDİ! 💀 Amerikalıların YARISI Öldü — SIRLARI NE? . . . “234 Türk Esirden TEK…
Yağmurlu Gece: Şoförü Aşağıladı, Kim Olduğunu Öğrenince Olduğu Yere Yığıldı!
Yağmurlu Gece: Şoförü Aşağıladı, Kim Olduğunu Öğrenince Olduğu Yere Yığıldı! . . . “Yağmurlu Gece: Şoförü Aşağıladı, Kim Olduğunu Öğrenince…
Zalim Mafya Babasına Hiçbir Hemşire Dayanamadı—Fakir Hemşire Kuralları Yıkınca HerŞey Baştan Değişti
Zalim Mafya Babasına Hiçbir Hemşire Dayanamadı—Fakir Hemşire Kuralları Yıkınca HerŞey Baştan Değişti . . . “Zalim Mafya Babasına Hiçbir Hemşire…
YOLCU UÇAĞIYLA JET NASIL DÜŞÜRÜLÜR? İşte Türk Pilotun O Efsane Hamlesi!
YOLCU UÇAĞIYLA JET NASIL DÜŞÜRÜLÜR? İşte Türk Pilotun O Efsane Hamlesi! . . . “Yolcu Uçağıyla Jet Nasıl Düşürülür? İşte…
İki savaş pilotu 1987’te kayboldu — 31 yıl sonra radar verileri gerçeği gösterdi…
İki savaş pilotu 1987’te kayboldu — 31 yıl sonra radar verileri gerçeği gösterdi… . . . “İki Savaş Pilotu 1987’de…
End of content
No more pages to load






