1974’te gelin dışarı çıktı ve kayboldu — 45 yıl sonra düğün videosu herkesi şok etti
.
.
.
KAYBOLAN GELİN
Bölüm 1 – Beyaz Gelinliğin Ardındaki Sessizlik
1974 yılının sıcak bir Haziran günüydü.
Mudurnu henüz beton apartmanlarla dolmamış, dar sokaklarında çocukların oynadığı, akşamları kapı önlerinde sohbetlerin eksik olmadığı küçük bir kasabaydı. O sabah kasaba her zamankinden daha erken uyanmıştı. Çünkü Ali Bey’in kızı evleniyordu.
Zehra Yıldırım.
Yirmi üç yaşında, uzun boylu, zarif yüzlü, gözleri her baktığında insanın içine dokunan bir genç kadındı. Üç yıldır sevdiği adamla, Mehmet Yıldırım’la evlenecekti. Mehmet yirmi altı yaşında, kasabanın saygı duyulan marangozlarındandı. Sessiz, ağırbaşlı, dürüst bir gençti.
Sabahın ilk ışıkları Zehra’nın odasına süzüldüğünde Fatma Hanım kızının saçlarını okşayarak onu uyandırdı.
“Uyan kızım,” dedi fısıltıyla. “Bugün senin günün.”
Zehra gözlerini açtığında yüzünde utangaç ama derin bir mutluluk vardı. O anın kıymetini biliyordu. Bir genç kızın hayatındaki en büyük geçiş anlarından biriydi bu.
Gelinliği Ankara’dan özel olarak diktirilmişti. Uzun kollu, ince dantel işlemeli, beli zarifçe saran ve etekleri yere kadar uzanan bembeyaz bir gelinlikti. Saçları ensede topuz yapılmış, üzerine taze sümbül çiçekleri yerleştirilmişti. Aynaya baktığında kendini tanımakta zorlandı.
“Gerçekten ben miyim?” diye fısıldadı.
Fatma Hanım gözyaşlarını tutamadı. “Allah nazarlardan saklasın,” dedi.
Düğün kasabanın en eski konağının avlusunda yapılacaktı. Uzun masalar kurulmuş, beyaz örtüler serilmiş, kazanlarda pilavlar kaynamıştı. Erkekler bahçede koyun kesmiş, kadınlar mutfakta türkü söyleyerek börek açmıştı. Her şey geleneklere uygun, eksiksizdi.
Saat 15.30’da nikâh kıyıldı. Zehra’nın babası Ali Bey, kızının elini Mehmet’in eline verirken gözyaşlarını gizleyemedi.
“Evladım,” dedi titrek bir sesle, “mutlu ol. Hep mutlu ol.”
Mehmet Zehra’ya baktı. O an dünyada başka hiçbir şey yoktu. Sadece o ve beyaz gelinlikli kadın.
Nikâhın ardından fotoğraflar çekildi. Konağın avlusundaki asırlık çınarın altında yan yana durdular. Zehra’nın yüzünde tarifsiz bir huzur vardı.
Kimse o huzurun birkaç saat sonra paramparça olacağını bilmiyordu.

Kayboluş
Saat 17.00 sularında misafirler gelmeye başladı. Gelenek gereği gelin ve damat kapıda durarak konukları karşılıyordu. El sıkışmalar, dualar, tebrikler…
Yaklaşık yirmi dakika geçmişti ki Zehra bir an durdu. Yüzündeki ifade değişmişti. Mehmet’e eğildi.
“Bir dakika,” dedi. “Dayımın ailesi yolun karşısında. Henüz gelmediler. Ben çağırıp geleyim.”
Mehmet gülümsedi. “Beraber gidelim.”
Zehra başını salladı. “Yok. Sen burada kal. Hemen dönerim.”
Bu sözler sıradan bir vedaydı. Hiç kimse o cümlenin son olduğunu anlayamadı.
Zehra gelinliğinin eteklerini hafifçe kaldırarak yola doğru yürüdü. Güneş ışığında beyazlık göz kamaştırıyordu. Yolun ortasında bir an durdu, geriye döndü ve el salladı.
Mehmet de el salladı.
Bu, onun Zehra’yı son görüşüydü.
Zehra karşıya geçti, sokağın köşesine doğru yürüdü… ve gözden kayboldu.
Beş dakika geçti. On dakika. On beş dakika.
“Zehra nerede kaldı?” diye sordu Mehmet.
Fatma Hanım önce telaşlanmadı. “Gelir şimdi,” dedi. Ama yarım saat dolduğunda yüzler solmaya başladı.
Mehmet koşarak karşıya geçti. Dayının kapısını çaldı.
“Zehra buraya gelmedi mi?”
Yaşlı adam şaşkınlıkla baktı. “Hayır evlat. Henüz çıkmadık.”
O an Mehmet’in kalbi boşluğa düştü.
Sokaklar arandı. Bahçeler, depolar, boş arsalar… Her yer didik didik edildi.
Ama Zehra yoktu.
Sanki yeryüzünden silinmişti.
İlk Günün Gecesi
Akşam saatlerinde haber karakola ulaştı. Bolu’dan takviye ekip istendi. Komiser Osman Bey soruşturmayı devraldı.
“Kaçmış olabilir mi?” diye sordu biri.
Mehmet’in yüzü gerildi. “Zehra kaçmaz. Nikâh kıyıldıktan sonra kim kaçar?”
Haklıydı. Mantık bunu reddediyordu.
Son görüldüğü yer belliydi. 150 metrelik bir mesafe.
Zehra o mesafede kaybolmuştu.
Ne bir çığlık duyulmuştu.
Ne bir kavga.
Ne bir iz.
Gelinliğinden bir parça kumaş bile bulunamadı.
O gece kimse uyumadı. Fatma Hanım bayıldı. Ali Bey konuşamadı. Mehmet sabaha kadar sokaklarda dolaştı.
“Zehra…” diye fısıldadı karanlığa.
Cevap gelmedi.
Yılların Sessizliği
Haftalar geçti. Aramalar azaldı. Dedikodular başladı.
“Belki birine kaçtı.”
“Belki istemiyordu bu evliliği.”
Fatma Hanım her sözde biraz daha yıkıldı.
1979’da kalp yetmezliğinden öldü.
1983’te Ali Bey de sessizce hayata veda etti.
Mehmet ise evlenmedi.
“Ben evliyim,” dedi her sorana. “Nikâhımız kıyıldı.”
Yıllar aktı.
Mudurnu değişti.
Konağın yerinde apartman yükseldi.
Ama Mehmet her Haziran o günün yıldönümünde aynı yerde durdu. Sokağa baktı.
Belki gelir diye.
2019 – Tozlu Bir Kaset
Aradan kırk beş yıl geçti.
2019’un Ekim ayında Zehra’nın uzak akrabası Ayşe Hanım tavan arasını temizlerken eski bir VHS kaseti buldu.
Üzerinde solmuş bir yazı vardı:
“Zehra’nın düğünü – 1974”
Kaset güçlükle bir oynatıcıda çalıştırıldı. Ekranda renkli ama titrek görüntüler belirdi.
Konağın avlusu…
Masalar…
İnsanlar…
Ve Zehra.
Beyaz gelinliğiyle gülümsüyordu.
Ayşe Hanım ağladı. “Canlı canlı…”
Görüntü kapıya odaklandı. Zehra Mehmet’e bir şey söyledi. Yolun karşısını işaret etti.
Yürümeye başladı.
Kamera onu uzaktan takip etti.
Zehra sokağın köşesine yaklaştığında görüntü bulanıktı… ama arka planda bir şey vardı.
Bir araba.
Koyu renkli, eski model bir araba.
Kapısı açılıyordu.
Kaset orada kesildi.
Bu görüntü, 45 yıl sonra ortaya çıkan ilk gerçek ipucuydu.
Zehra gerçekten kaçırılmış mıydı?
Yoksa kendi isteğiyle mi o arabaya binmişti?
Gerçek çok daha ağırdı.
Ve Mehmet’in kalbi bunu kaldırabilecek miydi?
News
Sessiz Kadın Komutan Aşağıladı Eline Tüfeği Alınca Ordunun Kaderi Değişti
Sessiz Kadın Komutan Aşağıladı Eline Tüfeği Alınca Ordunun Kaderi Değişti . Bolu Dağları’nın zirvesinde, Şahin Gözü Atış Poligonu’nun üzerinde sabah…
Hemşire amirali kurtarmak için yumruk attı — sonrası inanılmazdı.
Hemşire amirali kurtarmak için yumruk attı — sonrası inanılmazdı. . . . YUMRUK Bölüm 1 – Koridordaki Saniye Washington DC…
MİLYONER ŞAKA OLSUN DİYE ARKADAŞININ ÇİRKİN KIZ KARDEŞİYLE EVLENİR… AMA BUNU BEKLEMİYORDU…
MİLYONER ŞAKA OLSUN DİYE ARKADAŞININ ÇİRKİN KIZ KARDEŞİYLE EVLENİR… AMA BUNU BEKLEMİYORDU… . . . Kırılma Noktası Ertesi gün ofisine…
Harp Okulu Skandalı Sınırdaki Yolsuzluk Çetesini Kadın General Bitirdi
Harp Okulu Skandalı Sınırdaki Yolsuzluk Çetesini Kadın General Bitirdi . . KARTALIN GÖLGESİ I. Sınırın Sessizliği Gece, Doğu sınırında her…
1994’te Ararat Dağları’nda kayboldular… 30 yıl sonra bulunan fotoğraf her şeyi gün yüzüne çıkardı
1994’te Ararat Dağları’nda kayboldular… 30 yıl sonra bulunan fotoğraf her şeyi gün yüzüne çıkardı . YOLUN ALTINDAKİ SIR I. Betonun…
“Hamile kadına küçük kulübe kaldı dediler — kapıyı açınca sustular.”
KÜLÜBENİN ALTINDAKİ MİRAS Bölüm 1 – Yağmurlu Salı Ekim ayının soğuk ve yağmurlu bir salı sabahıydı. Seattle gökyüzü kurşuni bir…
End of content
No more pages to load






