1996’da Ankara’da, Murat Ersoy eve dönmedi.19 yıl sonra, okul kütüphanesindeki günlük sırrı açıkladı
.
.
.

.
Kayıp Günlük: Murat Ersoy’un 19 Yıllık Sırrı
1. Bölüm: Kayıp Bir Çocuğun Ardından
1996’nın soğuk bir Ankara kışında, Keçiören’in dar sokaklarında ince bir kar tabakası vardı. 14 yaşındaki Murat Ersoy, okuldan çıkıp eve dönmek üzere kitaplarını göğsüne bastırarak otobüs durağına yürüyordu. Ayakkabıları eskimiş, arkasına endişeyle bakıyordu. Sanki biri onu takip ediyordu. Okul duvarının yanında arkadaşlarının yüksek sesle gülüşünü duyunca içi ürperdi, bakışlarını kaçırdı. O gün, defterine aceleyle bir cümle yazdı:
“Bugün anlatacağım. Söz veriyorum.”
Ama Murat eve dönmedi. Annesi Zeynep, elinde titreyen bir fenerle sokaklarda oğlunun adını haykırdı. Babası Cemal ise verandada sigarasını içiyor, sessizce uzaklara bakıyordu. Polis, komşular, afişler… Herkes bir süre aradı, sonra vazgeçti. Murat’ın izine bir daha rastlanmadı.
2. Bölüm: Sessizliğin Ardında
Kayboluşun ilk günlerinde Zeynep, Murat’ın atkısını buldu otobüs durağında. Karda diz çökmüş, oğlunun kokusunu içine çekerek ağladı. Cemal ise, “Geri dönmediyse kaybolmak istediği içindir,” dedi. Zeynep’in kalbi buna inanmak istemedi. Murat’ın kaçma isteği yoktu, onda korku vardı.
Günler geçti, umut soldu. Zeynep, Murat’ın odasında yarım kalmış ödevleri, duvardaki posterleri, kitaplarını buldu. Çekmeceleri karıştırdı, bir ipucu aradı. Günlüklerini buldu ama en sonuncusu yoktu. Cemal’e sordu, “Günlüğünü gördün mü?”
Cemal yüzünde gölgelerle, “Hayır,” dedi. Ama gözleri başka bir şey söylüyordu.
Okulda öğretmenler Murat’ın son zamanlarda içine kapandığını, bir keresinde ağladığını anlatıyordu. Bir kız öğrenci Zeynep’e yaklaşıp, “Kaybolmadan önce Murat’ı tuvalet arkasında ağlarken gördüm. Defterine bir şeyler yazıyordu. Bana, ‘Eğer yarın okula gelmezsem anneme söyle onu çok sevdiğimi,’ dedi,” diye anlattı.
Zeynep’in dizlerinin bağı çözüldü. Murat bir şeyden korkuyordu. Bir başka öğrenci, “Babam beni öldürecek,” dediğini aktardı. Zeynep, Cemal’i sorguladı. Cemal, “Kaçtı işte. Belki bizden utandı. Belki korkak bir oğul olmak istemedi,” dedi. Ama geceleri huzursuz uyuyordu. Zeynep onun çalışma odasında Murat’ın günlüğünden koparılmış bir sayfa buldu:
“Babam bana ne yaptığını herkese anlatacağım.”
3. Bölüm: Kütüphanedeki Günlük
Yıllar geçti. Zeynep, Murat’ın eşyalarını sakladı. Cemal giderek daha sessizleşti, içine kapandı. Zeynep, oğlunun acısını ve kayboluşunu anlamaya çalışıyordu.
19 yıl sonra, Keçiören’deki eski okulun kütüphanesi tadilata girdi. Hademe Ahmet amca ve Kerim kitapları boşaltırken, kitaplığın arkasında rutubetten dalgalanmış, deri kaplı bir defter buldular. İlk sayfasında titrek bir el yazısıyla yazılıydı:
“Benim adım Murat Ersoy.”
Defter okul müdüresi Nurten Hanım’a ulaştı. Oğlunun günlüğü bulunmuştu. Zeynep’e haber verdiler. Zeynep, elleri titreyerek günlüğü aldı. Açmaya cesaret edemedi. 19 yıl boyunca oğlunun son günlerinde ne hissettiğini merak etmişti. Sonunda derin bir nefes alıp ilk sayfayı açtı.
“Bu ilk ve son günlüğüm olacak. Çünkü söyleyecek çok şeyim var ama kimsem yok.”
4. Bölüm: Günlüğün İçinde Kaybolmak
Günlük Murat’ın acılarını, yalnızlığını, korkularını anlatıyordu. Okulda zorbalığa uğruyor, evde anlaşılmıyordu. Babasına karşı duyduğu korku ve hayal kırıklığı sayfalara dökülmüştü.
“Okul cehennem gibi. Koridorlar işkencehane. Her gün korku içinde yaşıyorum. Kitap kurdu, ezik, annesinin bebeği diyorlar. Çantamı saklıyorlar, defterlerimi yırtıyorlar, gözlüğümü kırıyorlar. Öğretmenler sadece izliyor. Erkek adam ağlamaz. Kendi sorununu kendi çözer diyorlar. Babam da aynısını söylüyor. Ama ben nasıl çözeceğim?”
Bir gün babasının çalışma odasında bir fotoğraf, eski bir mektup ve bir saat bulmuştu. Fotoğrafta babası yanında tanımadığı bir kadın ve küçük bir çocukla birlikteydi. Mektup o kadındandı. Murat, babasına sorduğunda Cemal onu duvara yaslamış, “Bir daha asla bundan bahsetmeyeceksin,” demişti.
Günlükte Murat, artık evde de okulda da güvende hissetmediğini yazıyordu.
“Babam beni izliyor. Öğretmenlerim yüzüme bakmıyor. Arkadaşlarım aslında hiç arkadaşım yok. Annem fark ediyor biliyorum ama o da korkuyor. Herkes korkuyor. Ben de korkuyorum ama artık dayanamıyorum.”
Son sayfada:
“Yarın yapacağım. Yarın herkese anlatacağım. Eğer cesaretim yetmezse kaçmak zorunda kalacağım. Anne, eğer bunu okuyorsan seni çok sevdiğimi bil. Yapmak zorundayım. Eğer ben yapmazsam başkaları zarar görecek. Babama lütfen beni affet de. Ama sessiz kalamam artık. Sessizlik de bizi öldürüyor.”
Günlük burada bitiyordu. Zeynep defterin arasında bir telefon numarası buldu. Altında tek bir isim: Leyla.
5. Bölüm: Sırrın Peşinde
Zeynep, titreyen ellerle Leyla’yı aradı. Leyla yaşlı bir kadındı, okuldaki eski hademeydi. Zeynep’le Kızılay’daki çayevinde buluşmayı teklif etti. Ertesi sabah, Zeynep Leyla ile buluştu.
Leyla, Murat’ın okulda zorbalığa uğradığını, öğretmenlerin özellikle müdür yardımcısı Ahmet Bey’in Murat’ı hedef aldığını anlattı. Ahmet Bey ve Cemal’in eski arkadaş olduklarını, Murat’ın babasının bildiğini düşündüğünü söyledi.
“Murat, Ahmet Bey’in odasından geçerken bir telefon konuşması duymuş. Ahmet Bey birisiyle Murat hakkında konuşuyormuş ve diğer ses, telefondaki ses Cemal Bey’in sesiymiş.”
Leyla, Murat’ın kaybolduğu gün ona bir zarf verdiğini, “Eğer yarın okula gelmezsem bunu anneme ver,” dediğini anlattı ama korkudan verememiş. Zarfı Zeynep’e verdi. İçinde Murat’ın yazdığı bir mektup vardı:
“Ahmet Bey okulda bana kötü davranıyor. Babamla telefonda konuştuğunu duydum. Babam onun yaptıklarını biliyor gibiydi. Bugün babama soracağım. Eğer biliyorsa ve bir şey yapmadıysa artık evde kalamam. Eğer bilmiyorsa ona her şeyi anlatacağım.”
Mektupta ayrıca Murat’ın babasının çalışma odasında bulduğu fotoğraftan bahsediliyordu:
“Babam başka bir kadın ve çocukla birlikte. Arkasında Levent 1984 yazıyor. O çocuk bana çok benziyor.”
6. Bölüm: Geçmişin İzleri
Leyla, fotoğraftaki kadının kendi kız kardeşi Sevim olduğunu açıkladı. Sevim ve Cemal, İstanbul’da evlenmiş, bir oğulları Mert olmuş ama Sevim kanserden ölmüş. Cemal, Sevim’in ölümünden sonra Murat’ı akrabalarına bırakmış, Ankara’ya taşınmış. Zeynep’in kocası Cemal, Murat’ın öz babasıydı ama kimseye söylememişti.
Zeynep, Leyla’dan Sevim’in günlüğünü aldı. Günlükte Sevim, oğluna bir gün bir kardeşi olacağını, babalarının aynı kişi olduğunu yazmıştı.
“Sevgili Mert, baban sana bir gün bir kardeşin olduğunu söyleyecek. Adı Murat. O senin yarı kardeşin. Umarım bir gün onu tanırsın.”
Zeynep, fotoğrafları ve günlüğü inceledikçe Cemal’in geçmişini, Murat’ın evlatlık verilişini, kaybolan kardeşi Mert’i ve ailedeki sırları anlamaya başladı.
7. Bölüm: İzmir’de Kayıp Kökler
Zeynep ve Leyla, Murat’ın izini sürmek için İzmir’e gittiler. Cemal’in ailesiyle, Nuriye Hanım’la görüştüler. Nuriye Hanım, Cemal’in Murat’ı akrabalarına verdiğini ama gizlice ziyaret ettiğini anlattı. Melek’in ailesi, Murat’ın dedesi Tahir Bey, Cemal’i suçlamış, tehdit etmiş ve Murat’a yaklaşmamasını istemiş. Cemal korkudan kimliğini değiştirmiş, Ankara’ya taşınmış.
Mert’in ölümü ise bir ev yangınında olmuştu. Cemal, iki oğlunu da kaybetmişti. Zeynep, Murat’ın kaybolduğu gün, gerçeği öğrenmiş olabileceğini düşündü. Nuriye Hanım, Murat’ın 5 yaşındaki fotoğrafını verdi. Zeynep, Murat’ın kendi oğlu olduğuna emin oldu.
8. Bölüm: İstanbul’da Yüzleşme
Zeynep, Leyla ve Nuriye, İstanbul’a gidip Yılmaz Holding’in sahibi Serdar Yılmaz ile görüşmeye karar verdiler. Serdar, Melek’in erkek kardeşi, Tahir Bey’in oğlu ve ailenin sırlarını bilen kişiydi. Serdar onları Bodrum’daki malikaneye davet etti.
Yılmaz Holding’de karşılarına Ahmet Bey çıktı. Ahmet, Murat’a okulda eziyet eden, Cemal’in eski arkadaşıydı. Ahmet, Murat’a her şeyi anlattığını, Bodrum’daki malikaneye gitmesi için adres verdiğini söyledi.
“Murat, dedesiyle tanışmak için Bodrum’a gitti. Ama dedesi orada değildi. Bekçiler onu içeri almadı. Sonra Murat sahile indi, bir balıkçı teknesine bindi ve gitti.”
9. Bölüm: Bodrum’da Son İz
Bodrum’da Serdar Yılmaz, Murat’ın kaybolduğu gün güvenlik kameralarında sahile inip bir balıkçıyla konuştuğunu, tekneyle adaya gittiğini anlattı. Balıkçı Aslan Dayı, Murat’ı Gökova Körfezi’ndeki Yalnızlar Adası’na götürmüştü. Aslan Dayı yıllar önce ölmüştü ama ölmeden önce Murat’ın son günlüğünü saklamıştı.
Zeynep, günlüğü açtı:
“Bugün gerçeği öğrendim. Babam gerçek babamdı. Hep yanımdaydı ama hiç bilmiyordum. Neden bana söylemedi? Neden beni sevmedi? Ahmet Bey diyor ki, babam ailemin ölümünden sorumluymuş. İnanmak istemiyorum ama ya doğruysa?”
Murat, adada bir seçim yaptığını yazıyordu. Ya geçmişle yüzleşip geri dönecek ya da yeni bir hayat kuracaktı.
“Anneme bir not bırakmak isterdim. Ama artık çok geç. Hayatımda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Anne, eğer bu günlüğü okuyorsan bil ki seni çok seviyorum. Hep seveceğim ama geri dönem. Affet beni.”
10. Bölüm: Kavuşma
Serdar, adanın yerini gösterdi. Zeynep ve Leyla, Serdar’ın yatıyla adaya gittiler. Ada huzurlu, sakin, dünyadan uzak bir yerdi. Osman adlı yaşlı bir adam onları karşıladı. Murat’ı tanımadığını ama 19 yıl önce gelen genç bir adamı hatırladığını, şimdi ona “Deniz Hoca” dediklerini söyledi.
Zeynep, adanın tepesindeki mavi kulübeye gitti. Verandada, denize bakan bir adam oturuyordu. Sırtı dönük, kitaplarla dolu bir masa önünde.
“Deniz Hoca, misafirin var,” dedi Osman.
Adam yavaşça döndü. 40’lı yaşlarında, güneş yanığı yüzlü, ince sakallı. Gözleri, Zeynep’in rüyalarında gördüğü gözlerdi.
“Anne?” dedi adam. Sesi titrek, şaşkın ve inanamaz haldeydi.
Zeynep olduğu yerde dondu kaldı. 19 yıl sonra karşısında oğlu duruyordu. Büyümüş, olgunlaşmış ama yine de o Murat’tı.
“Oğlum!” diye fısıldadı gözyaşlarıyla.
“Seni buldum. Nihayet seni buldum.”
11. Bölüm: Gerçeğin Gücü
Zeynep ve Murat, yılların ardından yeniden buluşmuştu. Murat, adada yeni bir kimlik, yeni bir hayat kurmuştu. Geçmişin acılarını, aile sırlarını, yalanları geride bırakmıştı. Ama annesinin sevgisi, arayışı ve umudu sayesinde yeniden kavuşmuşlardı.
News
SADECE HASTA BİR DOMUZ MİRAS ALDI… AMA KADER ONU MİLYONER YAPTI
SADECE HASTA BİR DOMUZ MİRAS ALDI… AMA KADER ONU MİLYONER YAPTI . . . Ayşe Yılmaz, henüz 7 aylık hamile…
DADISI MİLYONERİN BEBEKLERİYLE ORMANDAN KAÇTI… ONU TAKİP EDEN ŞEY ŞOK EDİYOR
DADISI MİLYONERİN BEBEKLERİYLE ORMANDAN KAÇTI… ONU TAKİP EDEN ŞEY ŞOK EDİYOR . . . Başlangıç Ayşe Yılmaz, henüz 22 yaşında…
Bücür Asker Koğuştaki Acımasız Zorbalık Onu Küçük Gördüler Ama O Bir Efsane Oldu
Bücür Asker Koğuştaki Acımasız Zorbalık Onu Küçük Gördüler Ama O Bir Efsane Oldu ./ . . . Bücür Asker: Koğuştaki…
Bu Damadın Elindeki Şeye Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi Dehşete Düşürecek
Bu Damadın Elindeki Şeye Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi Dehşete Düşürecek . . . Bu Çocukların Gözlerine Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi…
Bu Çocukların Gözlerine Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi Dehşete Düşürecek
Bu Çocukların Gözlerine Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi Dehşete Düşürecek . . . Bu Çocukların Gözlerine Dikkatli Bakın: Gördükleriniz Sizi Dehşete…
Komutan Ölmek Üzereydi — Ta Ki O Fısıldayana Dek: “Bana Kovulan Hemşireyi Getirin!”
Komutan Ölmek Üzereydi — Ta Ki O Fısıldayana Dek: “Bana Kovulan Hemşireyi Getirin!” . . . Komutan Ölmek Üzereydi —…
End of content
No more pages to load






