2003: Tam puan alan genç 3 gün sonra kayboldu… 13 yıl sonraki kahreden sır ülkeyi şoke etti!
.
.
.
2003: Tam Puan Alan Genç 3 Gün Sonra Kayboldu… 13 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Gerçek Herkesi Yıktı
Gaziantep’in kavurucu yaz sıcağı, taş sokakların üzerine ağır bir örtü gibi çökmüştü. Bakırcılar Çarşısı’nda çekiç sesleri yankılanıyor, ustaların nasırlı elleri bakıra hayat veriyordu. Bu çarşının en sessiz, en içine kapanık ustalarından biri Mustafa’ydı. Hayatı boyunca tek bir amacı olmuştu: ailesini ayakta tutmak ve çocuklarına kendisinin yaşayamadığı bir hayat sunmak.
Mustafa’nın üç kişilik küçük dünyasının merkezinde oğlu Emir vardı.
Emir… Daha çocukluğundan itibaren farklı olduğu belliydi. Sokakta oynayan çocukların aksine o, gaz lambasının solgun ışığında kitaplara gömülürdü. Matematik denklemleri, fizik soruları, biyoloji kitapları… Onun dünyası bu sayfalardan ibaretti. Babası her çekiç darbesinde oğlunun geleceğini inşa ettiğine inanırdı.
Yoksulluk evlerinin duvarlarına sinmişti. Sıvalar dökülüyor, kışın soğuk içeri sızıyordu. Ama o evde umut vardı. Ve o umudun adı Emir’di.
Mustafa’nın bir de kızı vardı: Zeynep. Sessiz, fedakâr bir kızdı. Babası yıllarca onun çeyizi için para biriktirmişti. Tahta zeminin altına gizlenmiş o küçük bölmede saklanan para, ailenin tek güvencesiydi.
Yıllar geçti.
Ve o büyük gün geldi.
Üniversite sınav sonuçları açıklandığında Gaziantep adeta nefesini tutmuştu. Postacı sarı zarfı getirdiğinde Mustafa’nın elleri titriyordu. Zarf açıldı… Ve o an her şey değişti.
Emir Türkiye birincisi olmuştu.
Hem de tam puanla.
Mustafa dizlerinin üzerine çöktü. Gözyaşları içinde haykırdı:
“Benim oğlum bizi kurtaracak!”

Mahalle ayağa kalktı. Tatlılar dağıtıldı. Emir omuzlara alındı. Herkes onun geleceğini konuşuyordu. Doktor olacaktı. Ailesini kurtaracaktı.
Ama kimse onun gözlerinin içindeki karanlığı fark etmedi.
O gece Emir uyumadı.
Sonraki gece de…
Ve üçüncü gece…
Kimse fark etmedi ama o evde görünmez bir geri sayım başlamıştı.
Dördüncü günün sabahı Mustafa tuhaf bir hisle uyandı. İçini kemiren bir korku vardı. Emir’in odasına doğru yürüdü.
Kapıyı açtı.
Oda boştu.
Yatak hiç bozulmamıştı.
Dolap açıktı.
Ve o anda gözü tahta zemine kaydı.
Gizli bölme…
Açıktı.
Mustafa’nın dizleri çözüldü. Ellerini deliğin içine soktu.
Boştu.
Yılların emeği yok olmuştu.
Komodinin üzerinde bir mektup vardı.
Titreyen ellerle açtı.
Okudukça yüzü bembeyaz kesildi.
“Bu sefil hayattan kurtuluyorum… Avrupa’ya gidiyorum… O parayı da aldım… Çünkü hak ettim… Beni aramayın… Benim için siz yoksunuz…”
Mustafa o an yıkıldı.
Oğlu onun için öldü.
O gün Gaziantep’te bir hikâye başladı.
“Dahi ama nankör çocuk…”
Herkes Emir’den nefret etti.
Yıllar geçti.
Zeynep evlenmekte zorlandı. Kimse “hırsızın kız kardeşiyle” evlenmek istemiyordu. Sonunda Halil adında yaşça büyük bir adamla evlendi. Adam sertti, sevgisizdi ama onu kabul etmişti.
Annesi Fatma oğlunun acısıyla eridi. Sessizce öldü.
Mustafa nefretle yaşadı.
Ve nefretle öldü.
Son nefesinde bile oğluna lanet etti.
Ama gerçek hâlâ karanlıkta saklıydı.
Ta ki 2016 yılına kadar…
Dağların arasında terk edilmiş eski bir sanatoryum yıkılacaktı. İşçiler duvarları yıkarken tuhaf bir boşluk fark etti.
Duvarın içinde gizli bir oyuk vardı.
Ve o oyuğun içinde paslı bir demir kutu.
Kutuyu açtılar.
İçinde para desteleri vardı.
Hiç dokunulmamıştı.
Ama asıl şok edici olan paranın altındaydı.
Bir hastane raporu.
Ve siyah kaplı bir günlük.
Polis çağrıldı.
Başmüfettiş Yılmaz geldi.
Raporu açtı.
Okudu.
Ve donup kaldı.
Teşhis: 4. evre beyin tümörü.
Yaşam süresi: maksimum 3 ay.
Tarih: 2003… Emir’in kaybolduğu günlerden sadece 2 gün önce.
Gerçek ortaya çıkıyordu.
Emir kaçmamıştı.
Ölüme gitmişti.
Zeynep karakola çağrıldı.
Kutuyu gördüğünde dondu.
Paralar oradaydı.
Hiç eksilmemişti.
“Bu nasıl olabilir…” diye fısıldadı.
Yılmaz ona raporu uzattı.
“Abin hiçbir yere gitmedi… Burada öldü.”
Zeynep yıkıldı.
Sonra günlüğü açtı.
Ve Emir’in yazdıklarını okumaya başladı.
İlk satırlar:
“Canım kardeşim… Eğer bunu okuyorsan planım işe yaradı demektir…”
Emir her şeyi anlatıyordu.
Hastalığını…
Öleceğini öğrendiği günü…
Babalarının o korkunç planını…
Babası organ mafyasına bedenini satacaktı.
O para çeyiz değil…
Kapora idi.
Emir bunu öğrenince karar verdi.
Babası bunu yapmamalıydı.
Ailesi yok olmamalıydı.
Tek bir yolu vardı.
Kendini canavar yapmak.
Parayı aldı.
Mektubu yazdı.
Nefret edilmeyi seçti.
Ve yalnız ölmeye gitti.
Zeynep parçalandı.
Ama asıl darbe henüz gelmemişti.
Günlüğün son sayfalarında Emir şunu yazıyordu:
“Ölümü beklerken biri geldi… Beni buldu… Her şeyi biliyordu…”
Zeynep okumaya devam etti.
Adamın tarifini gördü.
Ucuz tütün kokusu…
Aksayan bacak…
Ve sağ elinde hilal şeklinde yara izi…
Zeynep’in nefesi kesildi.
Çünkü bu tarif…
Kocasına aitti.
Halil.
Gerçek tokat gibi yüzüne çarptı.
Halil her şeyi biliyordu.
Emir’in ölümünü izlemişti.
Parayı almamıştı.
Ama gerçeği de söylememişti.
Sonra gelip Zeynep ile evlenmişti.
Merhametten değil…
Suçluluğundan.
Ama bu suçluluk sevgiyi doğurmamıştı.
Eziyeti doğurmuştu.
O sırada kapı açıldı.
Halil içeri girdi.
Zeynep onun eline baktı.
Hilal şeklindeki yara izi.
Her şey bitmişti.
Yılmaz silahını çekti.
Halil yakalandı.
Zeynep yere çöktü.
Gözyaşları yılların ağırlığını taşıyordu.
13 yıl boyunca nefret ettiği abisi…
Aslında bir kahramandı.
Ve o kahraman…
Yalnız ölmüştü.
Ertesi gün Gaziantep’te güneş farklı doğdu.
Gerçek ortaya çıktı.
Bir şehir utandı.
Bir baba mezarında huzur bulamadı.
Bir anne boşuna ağladı.
Bir kız kardeş geç kalan gerçeğin yüküyle ezildi.
Ama en çok…
Bir genç adamın sessiz fedakârlığı gökyüzüne kazındı.
Emir…
Adı yıllarca nefretle anıldı.
Ama aslında o…
Sevginin en karanlık ve en ağır halini yaşamıştı.
Ve kimse…
Onu zamanında anlayamamıştı.
News
KOCAM ÖLDÜ AMA ÖLMEDEN ÖNCE TORUNUNUN ELİNE BİR NOT BIRAKTI: “OĞLUMA GÜVENME”
KOCAM ÖLDÜ AMA ÖLMEDEN ÖNCE TORUNUNUN ELİNE BİR NOT BIRAKTI: “OĞLUMA GÜVENME” . . . KOCAM ÖLDÜ AMA ÖLMEDEN ÖNCE…
Yeni Acemi Küçümsendi Gizli Kimliği Ortaya Çıkınca Destan Yazdı!
Yeni Acemi Küçümsendi Gizli Kimliği Ortaya Çıkınca Destan Yazdı! . . . Yeni Acemi Küçümsendi, Gizli Kimliği Ortaya Çıkınca Destan…
Bir Park Cezası – Ordu ve Emniyet Kavgası – Sonunda Kazanan Kim Oldu?
Bir Park Cezası – Ordu ve Emniyet Kavgası – Sonunda Kazanan Kim Oldu? . Bir Park Cezasıyla Başlayan Fırtına: Hukukun,…
Emekli Sandılar – Çorbasını Döktüler – Ordunun Gizli Efsanesi Çıktı
Emekli Sandılar – Çorbasını Döktüler – Ordunun Gizli Efsanesi Çıktı . Gölge Amiralin Sessiz Savaşı Safranbolu’nun sabahları, eski konakların çatılarının…
Yeni Kadın Teğmeni Nehre Atan Acımasız Yüzbaşı Şok Oldu 4 Yıldızlı General Baba ve Savunma Bakanı An
Yeni Kadın Teğmeni Nehre Atan Acımasız Yüzbaşı Şok Oldu 4 Yıldızlı General Baba ve Savunma Bakanı An . . ….
Tüm Ordunun Önünde Kesilen Saç İntikam Yemini ve Zorbanın Ölüm Defteri
Tüm Ordunun Önünde Kesilen Saç İntikam Yemini ve Zorbanın Ölüm Defteri . Tüm Ordunun Önünde Kesilen Saç: İntikam Yemini ve…
End of content
No more pages to load






