Annemin yaşlı komşusu şöyle dedi: “Kocan, annen ve başka bir kadın bir şeyler çeviriyor. Dikkatli ol
.
.
.
“Kocan, annen ve başka bir kadın bir şeyler çeviriyor” dedi yaşlı komşu… Kapıdan içeri girdiğimde hayatım ikiye bölündü
Beş yıl boyunca yanlış adama güvendim.
Bunu anladığım an, annemin evinin kapısında bacaklarım titriyordu.
Fatma teyzenin fısıltıları hâlâ kulaklarımda yankılanıyordu:
“İpek… Kocanı gördüm. Genç bir kadınla birlikte. Annen kapıyı açtı. Sanki onları bekliyormuş gibi.”
O an dünya durdu.
Hayatım boyunca çok acı yaşadım. Babamı kaybettim. Hayallerim yıkıldı. Hayal kırıklıklarıyla yüzleştim. Ama hiçbir şey buna benzemiyordu. Bu, içimden bir parçanın sökülmesi gibiydi. Kocam ve annem… Aynı cümlede, aynı ihanet ihtimali içinde.
Kapının önünde kaç dakika durduğumu bilmiyorum. Belki bir dakika, belki on. Zaman anlamını yitirmişti. Bildiğim tek şey şuydu: O kapıdan içeri girdiğimde hayatım bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı.
Ve haklıydım.
Ama bu hikâye orada bitmedi. O kapıdan içeri girdim. Evet, yıkıldım. Evet, ağladım. Kendimden şüphe ettim. Ama sonra ayağa kalktım. Ayağa kalktığımda ise beni yıkmaya çalışanların kendi kurdukları tuzaklara düştüklerini gördüm.
Ben İpek. Otuz yaşındayım. İstanbul’da mimarlık yapıyorum.
Ve bu benim hikâyem.

Yanlış Adam
Barış’la tanıştığımda yirmi dört yaşındaydım. Üniversiteden yeni mezun olmuştum. Küçük bir mimarlık ofisinde çalışıyordum ama hayallerim büyüktü. O, bir inşaat firmasında mühendisti. Ortak bir projede tanıştık.
İlk toplantıda gözlerini üzerimde hissettim.
İkinci toplantıda kahve teklif etti.
Üçüncü toplantıda, onun gülüşünü düşünmeden uyuyamadığımı fark ettim.
Barış yakışıklıydı, evet. Ama beni çeken bu değildi. Dinliyordu. Gerçekten dinliyordu. Hayallerimi anlatırken gözleri parlıyordu.
“Sen farklısın İpek,” demişti bir gün.
“Çoğu insan sadece konuşur. Sen yaratıyorsun.”
O cümle kalbime işledi.
Altı ay sonra evlenme teklif etti. Babam o zaman hayattaydı ama hastalığının son aylarındaydı. Barış’ı tanıştırdığımda babam bana bakıp gülümsedi.
“İyi bir adam,” dedi.
“Gözlerinde samimiyet var.”
Babamı severdim. Ona güvendim. Kendime güvendim. Barış’a güvendim.
Düğünümüz sade ama güzeldi. Annem Sibel her ayrıntıyla ilgilenmişti. Bahçeli bir restoranda, baharın ilk günlerinde evlendik. Babam tekerlekli sandalyesindeydi ama yüzündeki gurur her şeye bedeldi.
Üç ay sonra babam öldü.
Hayatımın en karanlık zamanıydı. Ama Barış yanımdaydı. Cenazede elimi tuttu. Geceleri ağladığımda saçlarımı okşadı.
“Ben buradayım,” dedi.
“Her zaman.”
İnandım.
Sessiz Değişim
Evliliğimizin ilk yılları güzeldi. Kadıköy’de eski ama potansiyeli olan küçük bir daire aldık. Her şeyi birlikte yaptık. Duvarları boyadık. İkinci el mobilyaları tamir ettik. Salondaki pencereden Marmara’nın küçük bir parçası görünüyordu ama bize yetiyordu.
Kahvaltıları o pencerenin önünde yapardık.
Barış gazete okur, ben çizimlerime bakardım.
Sessizlik bile huzurluydu.
Sonra dördüncü yıla girdik ve bir şeyler değişti.
Başta fark etmek istemedim. Barış daha geç gelmeye başladı. Telefonunu yanından ayırmıyordu. Eskiden her şeyi paylaşırdık, artık bazı konulara girmiyordu.
“İş toplantısı.”
“Proje stresi.”
“Yorgunum.”
Mantıklı açıklamalardı. Kendimi ikna ettim.
Ama küçük şeyler birikiyordu.
Bir gece telefonuna mesaj geldi. Ekrana baktı, yüzü değişti.
“Kim?” dedim.
“İş,” dedi ve telefonu ters çevirdi.
Bir başka gece parfümünde tanımadığım bir koku vardı. Tatlı, ağır… Benim kullandığım bir şey değildi.
“Yeni bir meslektaş,” dedi.
“Toplantıdaydık.”
Kalbim başka bir şey söylüyordu.
Annemle konuştum.
“Eskisi gibi değil,” dedim.
“Bir şeyler oluyor ama ne bilmiyorum.”
Annem sakindi.
“Evliliklerin iniş çıkışları olur,” dedi.
“Konuş onunla.”
Konuştum. Ama Barış konuyu kapattı.
“Her şey yolunda,” dedi.
“Sen fazla düşünüyorsun.”
Bir süre sonra sormayı bıraktım.
Fısıltı
O bahar annemi ziyaret etmeye karar verdim. Barış yine “iş toplantısı” dedi. Ben de otobüse bindim.
Mahalleye vardığımda çocukluğumun kokuları karşıladı beni: Yasemin, taze ekmek, ıslak toprak.
Ve Fatma teyze…
Beni görür görmez kolumdan tuttu.
“İpek,” dedi alçak sesle.
“Seninle konuşmam lazım.”
“Ne oldu? Annem iyi mi?”
“İyi ama… annen sana bir şey söylemedi mi?”
Kalbim hızlandı.
“Geçen hafta kocanı gördüm,” dedi.
“Genç bir kadınla. Annenin evine girdiler. Kapıyı annen açtı.”
Dünya döndü.
“Emin misin?” diyebildim sadece.
“Gözlerimle gördüm.”
Teşekkür edip ayrıldım. Bacaklarım beni zor taşıyordu. Annemin kapısına yürüdüm. Tanıdık kapı, tanıdık tokmak… Ama her şey yabancıydı.
Kapıyı çaldım.
Gerçek
Annem mutfaktaydı. Çay koyuyordu.
“İpek, ne güzel sürpriz,” dedi.
“Anne,” dedim.
“Barış geçen hafta burada mıydı?”
Annem dondu. Çay bardağını tezgâha bıraktı. Gözlerini kaçırdı.
“Anne, bana bak,” dedim.
“Barış burada mıydı? Bir kadınla?”
Sessizlik.
Sonra annem iç çekti.
“Otur,” dedi.
“Sana anlatmam gereken bir şey var.”
Masaya oturduk.
“Bu hikâye,” dedi,
“baban hayattayken başladı.”
Babamın evlenmeden önce kısa bir ilişkisi olmuştu. O ilişkiden bir kız doğmuştu. Babam bunu yıllar sonra öğrenmişti. Adı Özge’ydi.
Bir kardeşim vardı.
Annem bunu benden saklamıştı. Beni korumak için.
Barış, babamdan kalan belgeleri bulmuştu. Mektupları. Özge’nin izini sürmüş, Ankara’da bulmuştu. Annemi ikna etmişti.
“İpek hazır değil,” demişlerdi.
“Önce biz tanışalım.”
Kalbim sıkıştı.
Ama hâlâ bir şey oturmuyordu.
“Anne,” dedim.
“Barış sana Melissa adında bir kadından bahsetti mi?”
Annem kaşlarını çattı.
“Hayır.”
O an her şey netleşti.
Plan
Babamın Ege’de küçük bir arazisi vardı. Değeri yıllar içinde artmıştı. Eğer iki kızı varsa miras bölünecekti. Barış bir inşaat mühendisiydi. Potansiyeli herkesten iyi biliyordu.
Eve döndüm. Barış yoktu. Çalışma odasına girdim. Çekmeceleri açtım.
Belgeleri buldum.
Tapular. Değer tespit raporu.
Ve bir isim: Melisa Yılmaz – Gayrimenkul hukuku uzmanı.
Belgelerde benim adıma hazırlanmış vekaletname vardı. İmzam eksikti.
Barış beni dolandırmaya çalışıyordu.
O gece ağlamadım.
O gece karar verdim.
Kardeşim
Ankara’ya gittim. Özge’yi buldum. Küçük bir evde, yalnız yaşıyordu.
“Ben İpek,” dedim.
“Ablan.”
Özge şaşkındı. Kırılgandı. Ama dürüsttü. Planlardan haberi yoktu.
Onu da kullanmışlardı.
O gün iki yabancı olmaktan çıktık. Kardeş olduk.
Adalet
Bir avukat buldum. Emre Bey. Eski bir hâkim.
Kanıtları topladık. Sabrettik.
Ve Barış’ın planladığı aile toplantısında, her şeyi ortaya döktük.
Melisa, Barış, annem, Özge ve ben… Aynı odadaydık.
Belgeler masadaydı. Mesajlar okundu. Yalanlar çöktü.
Barış kaybetti.
Melisa geri çekildi.
Miras bize kaldı.
Ama kazandığımız sadece para değildi.
Yeniden Doğuş
Ege’ye gittik. Eski evi gördük. Harap ama umut doluydu.
“Burayı satalım mı?” dedi annem.
“Hayır,” dedim.
“Bir butik otel yapalım.”
Üç kadın, geçmişin yıkıntılarından bir gelecek kurduk.
Adını koyduk: Kıyı Evi.
Açılış günü güneş batarken, denize baktım.
Bir yıl önce o kapının önünde titreyen kadın artık yoktu.
Yerine, kendi hayatını kuran bir kadın vardı.
Son
Bazen en derin ihanetler, en beklenmedik ittifakları doğurur.
Bazen kaybettiğinizi sandığınız şey, hiç sahip olmadığınız bir şeydir.
Ve bazen adalet, sabırla ve zekâyla gelir.
Ben İpek’tim.
Bu benim hikâyemdi.
Ama belki…
Biraz da sizin.
News
Annem Bir Generaldi Askere Giden Oğlunu Ziyarete Geldiğinde
Annem Bir Generaldi Askere Giden Oğlunu Ziyarete Geldiğinde . Annem Bir Generaldi: Askere Giden Oğlunu Ziyarete Geldiğinde Aralık ayının son…
Mafya Babasının İkizleri Felçli Doğmuştu Ve Konuşamıyordu — Hizmetçiyi Öyle Görünce Dondu Kaldı
Mafya Babasının İkizleri Felçli Doğmuştu Ve Konuşamıyordu — Hizmetçiyi Öyle Görünce Dondu Kaldı . . Mafya Babasının İkizleri Felçli Doğmuştu…
पुलिस वाले ने की आर्मी ऑफिसर के साथ बदतमीजी! फिर DM ने बीच सड़क पर जो किया…
पुलिस वाले ने की आर्मी ऑफिसर के साथ बदतमीजी! फिर DM ने बीच सड़क पर जो किया… . . ….
जिसे सबने गरीब भिखारी समझा… उसने लाल किले पर ऐसा भाषण दिया, सबके होश उड़ गए 😱 | Story
जिसे सबने गरीब भिखारी समझा… उसने लाल किले पर ऐसा भाषण दिया, सबके होश उड़ गए 😱 | Story ….
जब नीले ड्रम में मिली पुलिस ऑफिसर की लाश, थाने में मच गया हड़कंप || Crime patrol || New episode ||
जब नीले ड्रम में मिली पुलिस ऑफिसर की लाश, थाने में मच गया हड़कंप || Crime patrol || New episode…
पति की लाश चेन और रस्सी से कटी, पत्नी पहुंची थाने तो SHO ने तुरंत किया गिरफ्तार, देखें कैसे
पति की लाश चेन और रस्सी से कटी, पत्नी पहुंची थाने तो SHO ने तुरंत किया गिरफ्तार, देखें कैसे ….
End of content
No more pages to load





