“Beş Mercedes Kamyon Alacağım” Dedi Yırtık Pırtık Adam. Herkes Güldü. Büyük Bir Hata Yaptılar!

.
.
.

“Beş Mercedes Kamyon Alacağım” Dedi Yırtık Pırtık Adam. Herkes Güldü. Büyük Bir Hata Yaptılar!

Yırtık ayakkabılı yaşlı bir adam, lüks Mercedes galerisine girip beş kamyon almak istediğini söylediğinde herkes güldü. Satıcılar ona parmakla gösterdi.

Müdür onu çöp gibi attı. Ama bir saat sonra olan şey her şeyi değiştirdi.

Çünkü paçavra içindeki o adamın cebinde 20 milyon lira değerinde çek vardı ve parasını nerede harcamayacağına karar vermişti. Bazen en zengin insanlar en fakir görünür ve en büyük hatalar milyonlara mal olur.


İstanbul Maslak’ta Mercedes Galerisi

Sıcak bir Ağustos öğleden sonrası İstanbul, Maslak’taki büyük bir iş merkezinin önünde büyük bir Mercedes-Benz bayisi vardı. Şehir, sıcaklığın 32 dereceye ulaştığı o saatte, parayla nabız atıyor gibiydi. Büyükdere Caddesi’nin asfaltı lüks arabaların altında yumuşuyor ve sıcak hava titriyordu.

İnsanlar klimanın olduğu dükkanlara, kafelere ve iş merkezlerine sığınıyorlardı. Cam kuleler ve şık butikler arasında, devasa bir Mercedes-Benz bayisi duruyordu. Koyu camdan ve krom çelikten yapılmış bina, güneş ışığını yansıtarak parlıyor, adeta toprak derinliklerinden çıkarılmış bir elmas gibi parlıyordu.

Binanın önünde devasa beton saksılarda genç palmiye ağaçları dizilmişti ve park yeri, milyonlarca lira değerinde arabalarla doluydu. İçerisi ise yeni deri, egzotik ahşap, İtalyan cilası ve zenginliğin o yakalanmaz kokusu ile doluydu.


Aylin ve Mükemmel Galeri Dünyası

Beyaz mermerden yapılmış zemin, camlarla parlayan araçların çevresini sarmıştı. Sırada, inci rengi zarif S serisi sedanlar, agresif kırmızı sportif AMG’ler ve devasa Aktros kamyonları sıralanıyordu. Birçok aracın her biri, ortalama bir insanın 10 yıllık ağır çalışmayla kazandığından daha değerliydi.

Galerinin içinde, genç ve mükemmel giyimli bir kadın olan Aylin Yılmaz oturuyordu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümü mezunu, İngilizce ve Almanca’yı akıcı bir şekilde konuşabilen, 28 yaşındaki Aylin, burada 3 yıldır çalışıyordu.

Ona göre, bu sektörde en önemli şey, kimin gerçekten parası olduğunu ve kimin sadece zamanını harcadığını hemen anlayabilmekti. 3 saniye içinde müşterileri değerlendirebiliyordu. Her şey görünüşteydi. Ayakkabılar, saatler, konuşma tarzları ve duruş. Her şeyi ölçüp biçen bir bakış açısıyla, galeriye gelen müşterileri hızla değerlendirebiliyordu.


Kemal ve Diğer Satıcılar

Arabaların etrafında, özenle giyinmiş ve mükemmel bir şekilde işleyen gülümsemeleriyle dört satıcı dolaşıyordu. Kemal Demir, 42 yaşında ve geçen yıl bir kurye firmasına 8 milyon liraya filo sattıktan sonra komisyonuyla Etiler’de bir daire almıştı. Murat Kaya ise 35 yaşında hırslı, her zaman pahalı parfüm ve yeni iPhone ile. Cem Özkan 30 yaşında, kaslı, spor salonuna gidiyor ve Burak Arslan, 28 yaşında en genç ve en acımasız olanıydı.

Her biri komisyonlardan büyük servet kazanıyordu ve hepsi, bir müşterinin zenginliğini ayakkabılarından, saatinden ve konuşma tarzından anlayabilecek kadar tecrübeye sahipti. Galerinin derinliklerinde bulunan camlı ofiste müdür Kerem Özdemir oturuyordu. 40 yaşında, kısa kesilmiş saçlarında griye dönmeye başlayan saçlar vardı ve üzerinde Hugo Boss bir gömlek vardı. Parlak bir Rolex saati bile vardı.


Yaşlı Adamın Ziyareti

Bir gün saat 14:23’te galerinin kapıları açıldığında içeri, yıpranmış ve eski bir adam girdi. Yaşlı adam, üzerine yırtık bir ceket giymişti, ayakkabıları ise eski ve solmuştu. Elinde ise, kenarları yıpranmış bir karton dosya tutuyordu. Adam, galeriye hiç alışık olmayan bir şekilde içeri girdi ve şaşkın bir şekilde etrafına bakındı.

Satıcılar hemen dikkatlerini ona verdiler, içten içe güldüler, gözleriyle onu küçümsediler. Çünkü yaşlı adamın her şeyinden yoksun, fakir bir adam gibi görünüyordu.


Ahmet Yılmaz’ın Sürprizi

Kemal, yaşlı adamın yanına giderek nezaketle, “Günaydın, size nasıl yardımcı olabilirim?” diye sordu. Yaşlı adam, sakin bir şekilde “Kamyon almak istiyorum” dedi. Kemal, şaşkın bir şekilde gözlerini büyüterek, “Kamyon mu?” diye tekrarladı. Evet, beş Mercedes Aktros kamyon almak istiyorum dedi yaşlı adam.

Bu sözler galerinin içindeki tüm atmosferi değiştirdi. Kemal, hemen alaycı bir şekilde, “Bütçeniz var mı? Bir kamyonun fiyatı 500.000 lira civarında, beş tane alırsanız 2,5 milyon lira yapar” dedi. Yaşlı adam, sakin bir şekilde “Var” dedi.

Kemal ve diğer satıcılar, yaşlı adamın söylediklerine inanmakta güçlük çekiyor, hatta gülmekten kendilerini alıkoyamıyorlardı. Ama yaşlı adamın parmağında bir yüzük vardı, cebinde de değerli bir banka çeki vardı.


Büyük Satış ve Katlanılan Bedel

Bir saat sonra, galeride herkes büyük bir şaşkınlık içindeydi. Çünkü yaşlı adamın parası vardı ve o beş kamyonu gerçekten satın almıştı. 23 milyon lira değerinde bir çeki vardı. Herkes neye uğradığını şaşırmıştı. Kemal ve diğer satıcılar, büyük bir hata yapmışlardı. Zenginliğin dış görünüşle ilgili olmadığı gerçeği, tüm galeriyi ve satıcıları derinden sarsmıştı.

Yaşlı adam, yıllarca kazandığı servetini başka bir insanın hayatına dokunarak harcamaya karar vermişti. Ve böylece, küçük bir galeri büyük bir kayıp yaşamış oldu.