Bir Anahtar 38 Yıllık Kayıp Dosyasını Nasıl Ortaya Çıkardı?
.
.
.
BİR ANAHTAR, 38 YILLIK KAYIP DOSYASINI NASIL ORTAYA ÇIKARDI?
1. Bölüm: Bir Sabah ve Bir Kayıp
15 Mart 1967 sabahı, Bursa’nın sakin bir mahallesinde, Elif Kaya yeni güne umutla uyandı. 24 yaşındaydı, ilkokul öğretmeniydi. Altı ay önce Kemal Öztürk ile nişanlanmıştı. Düğünlerine sadece 36 gün kalmıştı. O sabah Elif’in heyecanı bambaşkaydı; annesi Meryem Hanım ve yakın arkadaşı Gülsüm’le birlikte şehir merkezine gidip gelinlik kumaşı bakacaklardı.
Evden çıkmadan önce annesi, “Dikkatli ol kızım, öğleye kadar dönersin değil mi?” diye sordu. Elif gülümsedi, “Tabii anne, sadece kumaş bakacağız. Akşam Kemal gelecek, yemek hazırlamam lazım.” Çantasını kontrol etti, cüzdanı yerindeydi. Komşu Zehra teyze pencereden seslendi, “Nereye gidiyorsun Elif?” “Kumaş bakmaya Zehra teyze, gelinlik için!” dedi Elif, gözlerinde pırıl pırıl bir mutlulukla.
Saat 11’de şehir merkezine vardı. Annesi ve Gülsüm’le Çınar Çay Bahçesi önünde buluşacaklardı. Ancak Gülsüm annesinin hastalanması nedeniyle gelemeyeceğini bildirdi. Annesi de komşuda acil bir iş çıktığını, Elif’in kumaş bakmaya tek başına gitmesini rica etti. Elif önce tereddüt etti, ama kendine güveni vardı. “Ben öğretmenim, 24 yaşındayım. Tek başıma kumaş bakabilirim,” diye düşündü.
2. Bölüm: Son Yolculuk
Elif, Bursa’nın en ünlü kumaş mağazası “Güzel Kumaşlar”a girdi. Sahibi Ayşe Hanım, ona çeşit çeşit dantel, ipek ve saten gösterdi. Elif en sonunda ince dantel işlemeli beyaz ipek kumaşı seçti. “Bu çok güzel,” dedi. “20 Nisan’da düğünümüz var.” Ayşe Hanım kumaşı kesti, paketledi, bol şanslar diledi.
Mağazadan çıktığında saat 14’tü. Elinde büyük paket, yüzünde gülümseme, caddede yürüyordu. Düşünceleri Kemal’deydi. “Bu kumaşı görünce çok sevinecek,” diye hayal etti. Düğün günü, beyaz gelinlik, Kemal’in elini tutmak… Her şey ne kadar yakındı.
Ama bir şeyden habersizdi: Onu takip eden bir çift göz vardı. Elif kestirme bir sokaktan evine gitmek için yürüdü. Bu sokak biraz tenhaydı, sol tarafta eski bir ticaret binası vardı: Apartmanlar Ticaret Merkezi. O sırada arkasından bir ses duydu: “Elif Hanım!” Döndü, tanıdık bir yüz: Hakan Yurt, 29 yaşında, fotoğraf stüdyosu sahibi. “Merhaba Hakan Bey,” dedi Elif, kibar ama mesafeli.
Hakan, “Düğün fotoğraflarında indirim yapabilirim, stüdyom hemen burada, beş dakika sürer,” dedi. Elif önce reddetti, acele ettiğini söyledi, ama Hakan ısrar etti. “Bir çay içer misiniz, yorgunsunuzdur,” dedi. Elif nazikçe kabul etti.

3. Bölüm: Karanlıkta Kayıp
Stüdyoda Hakan, katalogları gösterdi. Elif kısa bir bakış attı, “Kemal’le konuşmam lazım,” dedi. Çay geldi. Elif çayını hızla içip gitmek istedi. Hakan’ın bakışları huzursuz ediciydi. “Siz çok güzel bir gelinsiniz,” dedi Hakan. Elif rahatsız oldu, ayağa kalktı, gitmek istedi. Hakan önünü kesti: “Ben size aşığım, Kemal sizi hak etmiyor!”
Elif paniğe kapıldı, “Siz delisiniz!” diyerek kapıya yöneldi. Hakan onu tuttu, Elif bağırmaya başladı. Hakan panikledi, Elif’i itti. Elif dengesini kaybedip masanın köşesine çarptı, başı sertçe vurdu. Hakan dondu kaldı. Kan vardı. Elif hareketsizdi. Nabzı yoktu.
Saatlerce stüdyoda ne yapacağını bilemeden oturdu. Gecenin ilerleyen saatlerinde binanın bodrumunu hatırladı. Orası eski, kullanılmayan bir depoydu. Sadece kendisinin anahtarı vardı. Elif’in cansız bedenini bavula koydu, kumaş paketi ve eşyalarını yanına yerleştirdi. Bavulu bodruma götürdü, anahtarla kapıyı kilitledi. Anahtarı cebine koydu, ertesi gün köprüden suya attı. Kimse asla bulamayacaktı.
4. Bölüm: 38 Yıllık Bekleyiş
Elif eve dönmedi. Kemal akşam yemeğine geldiğinde, Meryem Hanım şaşkındı. “Elif kumaş bakmaya gitmedi mi size?” dedi. Kemal, “Ben işteydim!” dedi. O andan itibaren panik başladı. Kemal, Ayşe Hanım’a, mağazaya, polise koştu. Kayıp ilanları verildi. Bursa’nın her köşesine Elif’in fotoğrafları asıldı. Gönüllüler ormanlarda, nehir kıyılarında aradı. Hiçbir iz yoktu.
Komiser Rıza Demir olayı devraldı. Elif’in son görüldüğü yerler, mağaza, caddeler, apartmanlar tek tek incelendi. Yurt Fotoğraf Stüdyosu’na da gidildi. Hakan Yurt’a Elif’in fotoğrafı gösterildi. “Hayır, görmedim,” dedi Hakan, yüzü hiç değişmeden. O gün stüdyoda sadece erkek müşteriler olduğunu söyledi.
Aylar, yıllar geçti. Elif’in ailesi, nişanlısı Kemal, umudunu kaybetmedi. Her yıl 15 Mart’ta gazeteye ilanlar verildi. Kemal, Elif’i bekledi, evlenmedi. Ailesi bir bir hayata veda etti. Elif’in mezarı yapılmadı, çünkü cesedi yoktu. Bursa değişti, yeni binalar, yeni insanlar geldi. Ama Elif’in kaybı, Kemal’in kalbinde hiç değişmedi.
5. Bölüm: Bir Yıkım ve Bir Anahtar
Şubat 2005. Bursa’da eski binalar bir bir yıkılıyordu. Apartmanlar Ticaret Merkezi de yıkılacaktı. Kemal gazetede haberi gördü. İçinde açıklayamadığı bir hisle yıkım alanına gitti. O sabah, yıkım işçisi Ahmet Koç ve ekibi binanın zemin katını sökmeye başladı. Bir işçi, “Abi, burada bodrum var!” diye seslendi. Ahmet, kapının paslı olduğunu, kilitli olduğunu gördü. Kırdılar, açtılar.
Bodrumda rutubetli, karanlık bir köşe. Orada eski bir bavul ve yanında bir insan iskeleti vardı. Ahmet hemen polisi aradı. Olay yeri sarıldı, adli tıp ekibi geldi. Bavulun içinde çürümüş giysiler, bir cüzdan, eski bir kimlik: Elif Kaya. 1943 doğumlu, gülümseyen genç bir kadın fotoğrafı. 38 yıl sonra Elif bulunmuştu.
Bavulun yanında paslı bir anahtar vardı. Üzerinde “P3 depo” yazıyordu. Bu bodrumun anahtarıydı. Demek ki biri Elif’i buraya kilitlemiş, anahtarı da atmıştı.
6. Bölüm: Gerçeğin Peşinde
Komiser Deniz Yavuz, dosyayı devraldı. Elif Kaya’nın kayıp dosyasını inceledi. Olay yeri, ceset, bavul, anahtar… Her şey bir anda çözülmeye başlamıştı ama fail kimdi? Bodrumun anahtarı sadece kiracılarda olabilirdi. 1967 yılının kiracı listesinde bir isim dikkat çekiyordu: Hakan Yurt, fotoğrafçı. Eski polis raporunda Hakan’a sorulmuştu, o gün Elif’i görmediğini söylemişti. Ama şimdi her şey değişmişti.
Hakan Yurt 1994’te ölmüştü. Ama eşi Nermin Hanım hâlâ İstanbul’da yaşıyordu. Komiser Deniz İstanbul’a gitti, Nermin Hanım’la görüştü. Nermin, Hakan’ın yıllarca kabuslar gördüğünü, “kaza oldu, ben istemedim” diye sayıkladığını söyledi. Hakan’ın ölümünden önce bankada bir mektup bıraktığını anlattı.
7. Bölüm: Bir İtiraf
Komiser Deniz, bankadan mektubu aldı. Hakan’ın kendi el yazısıyla yazılmıştı. 26 yıl boyunca bu sırrı taşıdığını, Elif’in stüdyosuna uğradığını, istemeden de olsa ölümüne sebep olduğunu, cesedi bodruma sakladığını ve anahtarı köprüden attığını itiraf ediyordu. “Her gece Elif’i görüyorum. Her gün suçluluk duyuyorum. Tanrıdan ve ailesinden özür diliyorum,” diye bitiriyordu mektubunu.
Hakan ölmüştü, adalet geleneksel anlamda sağlanamayacaktı, ama en azından gerçek ortaya çıkmıştı.
8. Bölüm: Son Veda
Komiser Deniz, Kemal’e gitti. “Elif’i bulduk,” dedi. Kemal’in gözleri doldu, ağladı. “Nerede buldunuz?” “Apartmanlar Ticaret Merkezi’nin bodrumunda. Hakan Yurt, fotoğrafçı, itiraf mektubu bırakmış…” Kemal, “38 yıl bekledim,” dedi. “En azından artık biliyorum. Elif bana sadıktı. Beni hiç bırakmadı. Sadece bir cani yüzünden hayatı çalındı.”
Elif’in kemikleri ailesinin yanına gömüldü. Kemal, Elif’in aldığı kumaştan dikilen gelinliği tabutuna yerleştirdi. Cenazede yüzlerce insan vardı. Kemal, “Sadakat 38 yıl sürdü. Vazgeçmedim. Asla vazgeçmedim,” dedi. Elif’in mezarı başında, “Bir gün ben de geleceğim. O zaman düğünümüzü yaparız,” diye fısıldadı.
9. Bölüm: Aşk ve Adalet
Elif’in hikayesi gazetelere, televizyonlara konu oldu. Kemal, röportaj vermek istemedi. “Bu bizim özelimiz,” dedi. Ama bir gazeteci, “Hikayeniz başka kayıp ailelere umut olur,” deyince, “Gerçek aşk bekler. İster bir yıl, ister kırk yıl,” dedi. “Kızgın mısınız?” sorusuna, “Evet, ama Hakan da cezasını çekti. Vicdan işkencesiyle yaşadı. Onun ailesini affediyorum. Ama Hakan’ı, belki bir gün.”
Bursa Belediyesi, yıkılan binanın yerine yapılan parka Elif Kaya’nın adını verdi. Kemal her gün parka gitti, Elif’in beklediği yerde oturdu.
10. Bölüm: Sonsuz Aşk
Kemal’in sağlığı bozuldu. Doktorlar altı ay ömrü kaldığını söyledi. “Elif’i 38 yıl bekledim, şimdi o beni bekleyecek,” dedi. Son günlerinde Elif’in mezarına her gün gitti. “Yakında geliyorum,” dedi. 10 Aralık 2005 gecesi, Kemal son kez Elif’in adını fısıldayarak hayata veda etti. Yanına, Elif’in mezarına gömüldü.
Mezar taşında şu yazıyordu:
Elif Kaya (1943-1967)
Kemal Öztürk (1939-2005)
38 yıl ayrı, sonsuza kadar birlikte.
Gerçek aşk asla ölmez.
SONUÇ
Bir anahtar, 38 yıl boyunca kayıp olan bir genç kadının sırrını ortaya çıkardı. Bir yıkım işçisi, bir dedektif, bir nişanlı, bir itiraf mektubu ve bir anahtar… Hepsi bir araya geldi ve gerçek, gecikmiş de olsa adaleti ve huzuru getirdi.
Bu hikaye, aşkın, sadakatin ve insan iradesinin zamana ve unutuşa nasıl direnebileceğinin, küçük bir ayrıntının bile büyük sırları açığa çıkarabileceğinin kanıtıdır.
Ve Elif ile Kemal’in aşkı, ölümün ve zamanın bile yenemediği bir masal olarak Bursa’nın gökyüzünde yaşamaya devam etti.
SON
News
प्रेग्नेंट महिला को बस में खड़े देख अपनी सीट दे दी थी ,कुछ साल बाद जो मिला वो कभी सोचा भी नहीं था
प्रेग्नेंट महिला को बस में खड़े देख अपनी सीट दे दी थी ,कुछ साल बाद जो मिला वो कभी सोचा…
Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet Temizliği
Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet Temizliği . . . Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk: Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet…
Türkler Sahada İş Bilmez” — 8 Dakika 30 Saniyede Cevap Verdiler
Türkler Sahada İş Bilmez” — 8 Dakika 30 Saniyede Cevap Verdiler . . . Başlangıç: Bir Tatbikat ve Bir Meydan…
Türk Hademe – “Köpeğim Ol” Diyen Yüzbaşıyı – Tek Hamlede Diz Çöktürdü
Türk Hademe – “Köpeğim Ol” Diyen Yüzbaşıyı – Tek Hamlede Diz Çöktürdü . . . Türk Hademe – “Köpeğim Ol”…
कनाडा में भारतीय लड़कियों का चौंकाने वाला कांड! जो सामने आया, उसने सबको सन्न कर दिया!
कनाडा में भारतीय लड़कियों का चौंकाने वाला कांड! जो सामने आया, उसने सबको सन्न कर दिया! . . . कनाडा…
इंस्पेक्टर मैडम चोर को पकड़ने पहुँची, सामने निकला तलाकशुदा पति | सच्ची कहानी | Emotional Story
इंस्पेक्टर मैडम चोर को पकड़ने पहुँची, सामने निकला तलाकशुदा पति | सच्ची कहानी | Emotional Story . . . इंस्पेक्टर…
End of content
No more pages to load






