“Bugün kızıma eşlik edebilir misiniz?” — Mafya babasının hayatını sonsuza dek değiştiren bir rica.
.
Sessizliğin İçindeki Aşk
Ankara’nın eski mahallelerinden birinde, dar sokakların ve sararmış apartmanların arasında küçük bir kafe vardı. Kafenin adı “Mavi Saat” idi. Adını gün batımından sonra gökyüzünün aldığı o derin maviden alıyordu. İnsanlar burada kahve içmekten çok düşünmek için gelirdi.
Kafenin sahibi Deniz adında genç bir adamdı. Otuz yaşına yaklaşmıştı. Sessiz biriydi. Çoğu zaman kahve makinesinin arkasında durur, pencereden sokağı izlerdi.
Deniz’in hayatı oldukça sadeydi. Sabah kafenin kapısını açar, kahve çekirdeklerini öğütür, öğleden sonra birkaç müşteriye servis yapar ve akşam kafenin ışıklarını kapatırdı.
Ama Deniz’in kalbinde kimsenin bilmediği bir boşluk vardı.
Çünkü yıllar önce sevdiği birini kaybetmişti.
Bu yüzden insanlarla fazla yakınlaşmazdı. Konuşmaktan çok dinlemeyi tercih ederdi.
Bir sonbahar akşamı, yağmur yavaş yavaş sokaklara düşerken kafenin kapısı açıldı.
İçeri genç bir kadın girdi.
Saçları yağmurdan hafif ıslanmıştı. Üzerinde uzun gri bir palto vardı.
Kadın etrafına bakındı ve pencerenin yanındaki masaya oturdu.
Deniz yanına geldi.
“Ne içersiniz?” diye sordu.
Kadın hafifçe gülümsedi.
“Bir filtre kahve… mümkünse çok sıcak.”
Deniz başını salladı.
Kahveyi hazırlarken istemeden kadına tekrar baktı. Kadının yüzünde garip bir huzur vardı.
Kahveyi getirdi.
Kadın teşekkür etti.
O akşam kadın saatlerce oturdu. Bir defter çıkardı ve bir şeyler yazdı.
Gece kapatmaya yakın kalktı.
Kasaya geldi.
“Burası çok güzel bir yer,” dedi.
Deniz kısa bir gülümsemeyle karşılık verdi.
“Teşekkür ederim.”
Kadın kapıya yöneldi ama sonra geri döndü.
“Benim adım Elif.”
Deniz bir an durdu.
“Deniz.”
Elif gülümsedi ve gitti.
O gece Deniz uzun süre uyuyamadı.
Nedenini bilmiyordu.
Ama yıllar sonra ilk kez kalbinde küçük bir kıpırtı hissetmişti.

Ertesi gün Elif tekrar geldi.
Aynı masa.
Aynı kahve.
Aynı defter.
Bu böyle günlerce devam etti.
Deniz zamanla Elif’in bir yazar olduğunu öğrendi.
Roman yazıyordu.
Elif bazen yazarken durur ve Deniz’e sorular sorardı.
“Deniz, sence insanlar neden yalnız kalır?”
Deniz omuz silkerdi.
“Belki de korktukları için.”
“Peki aşk?”
Deniz birkaç saniye düşündü.
“Bence aşk… insanın en çok korktuğu şey.”
Elif bunu defterine not etti.
Bir gün Elif sordu:
“Sen hiç aşık oldun mu?”
Deniz cevap vermedi.
Sadece pencereye baktı.
Elif konuyu değiştirdi.
Ama o gün Deniz’in gözlerinde bir hüzün görmüştü.
Aylar geçti.
Kış geldi.
Kafenin penceresine kar taneleri düşüyordu.
Elif artık neredeyse her gün geliyordu.
Deniz de onu beklemeye başlamıştı.
Sabahları kapıyı açarken ilk düşündüğü şey Elif’ti.
Bir akşam kafe boştu.
Elif yazmayı bıraktı.
Deniz’in yanına geldi.
“Bir şey sorabilir miyim?”
“Tabii.”
“Elimdeki roman… aslında bir aşk hikâyesi.”
Deniz sessizce dinledi.
“Elif devam etti:
Ama sonunu yazamıyorum.”
“Neden?”
“Çünkü gerçek hayatta mutlu sonlara pek inanmıyorum.”
Deniz hafifçe gülümsedi.
“Belki de henüz doğru hikâyeyi görmedin.”
Elif ona uzun süre baktı.
“Belki de.”
Bir gün Elif gelmedi.
Deniz bütün gün bekledi.
Ertesi gün de gelmedi.
Üçüncü gün de…
Deniz endişelenmeye başladı.
Bir hafta sonra kapı açıldı.
Elif içeri girdi.
Ama yüzü solgundu.
Deniz hemen yanına geldi.
“Neredeydin?”
Elif bir süre konuşmadı.
Sonra yavaşça söyledi:
“Hastanedeydim.”
Deniz’in kalbi sıkıştı.
“Bir şey mi oldu?”
Elif başını salladı.
“Doktorlar… ciddi bir hastalık olduğunu söylediler.”
Kafede sessizlik oldu.
Yağmur camlara vuruyordu.
Deniz ne diyeceğini bilmiyordu.
Elif gülümsedi.
“Korkma. Henüz ölmedim.”
Ama gözlerinde korku vardı.
Sonraki haftalar farklı geçti.
Elif yine geliyordu ama daha az yazıyordu.
Daha çok Deniz’le konuşuyordu.
Bir akşam Elif dedi ki:
“Eğer bir gün ben olmazsam…”
Deniz hemen sözünü kesti.
“Böyle konuşma.”
Elif hafifçe güldü.
“Hayat gerçekçi olmayı sever.”
Deniz sessiz kaldı.
Elif devam etti:
“Romanımın sonunu yazmanı isterim.”
Deniz şaşırdı.
“Ben mi?”
“Evet. Çünkü bu hikâyenin sonunu sen biliyorsun.”
Deniz anlamadı.
“Aşkın sonu nasıl olmalı?”
Elif ona baktı.
“Cesur.”
Kış bitti.
Bahar geldi.
Ama Elif artık daha az geliyordu.
Bir gün Deniz hastaneye gitti.
Elif’i ziyaret etti.
Elif onu görünce çok mutlu oldu.
“Deniz…”
Deniz sandalyeye oturdu.
“Romanın bitti mi?”
Elif başını salladı.
“Hayır.”
Deniz cebinden küçük bir defter çıkardı.
“Ben biraz yazdım.”
Elif şaşırdı.
“Gerçekten mi?”
Deniz okumaya başladı.
“Hikâyedeki adam sonunda anlıyor ki… aşk kaybetmekten korkmak değildir. Aşk, kaybedeceğini bilsen bile sevmektir.”
Elif’in gözleri doldu.
“Deniz…”
Deniz devam etti:
“Ve hikâyedeki adam sonunda kadına şunu söylüyor…”
Deniz derin bir nefes aldı.
“Seni seviyorum.”
Elif sessizce ağlamaya başladı.
“Ben de seni seviyorum.”
.
.
Aylar sonra…
Mavi Saat kafesi hâlâ açıktı.
Ama duvarda yeni bir kitap vardı.
Kitabın adı:
“Sessizliğin İçindeki Aşk”
Yazar:
Elif Kara
Kitabın sonunda küçük bir not vardı:
“Bu hikâyenin sonunu yazan kişiye…
Deniz’e.
Bana aşkın cesaret olduğunu öğrettiğin için teşekkür ederim.”
Deniz her akşam kitabın kapağına bakardı.
Ve pencerenin yanındaki masaya.
Çünkü orası hâlâ Elif’in masasıydı.
Bazen rüzgar pencereye vurduğunda Deniz gülümserdi.
Çünkü bazı aşklar bitmez.
Sadece sessizleşir.
Ama kalpte yaşamaya devam eder. 💙
News
Tarihte Bir Yasal Boşluk: Liselotte Kraus’un Hikayesi
Tarihte Bir Yasal Boşluk: Liselotte Kraus’un Hikayesi . Tarihte Bir Yasal Boşluk: Liselotte Kraus’un Sessizliği Nisan 1938’de, Bavyera’nın küçük ve…
Hemşire 1978’de Kayboldu — 30 Yıl Sonra Kimlik Kartı Ormanda Bulundu
Hemşire 1978’de Kayboldu — 30 Yıl Sonra Kimlik Kartı Ormanda Bulundu . . . 1978’DE KAYBOLAN HEMŞİRE: 30 YIL SONRA…
1987’de Konya’da kaybolan hamile Aylin Demir vakası… 19 yıl sonra ortaya çıkan şok edici gerçek
1987’de Konya’da kaybolan hamile Aylin Demir vakası… 19 yıl sonra ortaya çıkan şok edici gerçek . Konya’da Kaybolan Bir Hayat:…
2009’da yeni evli genç gelin kayboldu; 7 yıl sonra apartman görevlisinin şok itirafı ortaya çıktı
2009’da yeni evli genç gelin kayboldu; 7 yıl sonra apartman görevlisinin şok itirafı ortaya çıktı . . . 2009’da Kaybolan…
(Safranbolu, 2012) Dört kız kardeş aynı anda hamile kaldı — annelerinin tepkisi tüm ülkeyi ağlattı
(Safranbolu, 2012) Dört kız kardeş aynı anda hamile kaldı — annelerinin tepkisi tüm ülkeyi ağlattı . . . Safranbolu’da Bir…
1993, Kayseri’de: Fatma Demir iz bırakmadan kayboldu — 12 yıl sonra kocası her şeyi itiraf etti
1993, Kayseri’de: Fatma Demir iz bırakmadan kayboldu — 12 yıl sonra kocası her şeyi itiraf etti . . . 1993,…
End of content
No more pages to load






