Fahrettin Paşa’nın ‘DELİCE’ Medina Savunması İngiliz Komutanları Şoke Etti — Ta ki Savaş Bittikten..
.

.
Fahrettin Paşa’nın ‘Delice’ Medina Savunması: İngiliz Komutanlarını Şoke Eden Direniş
Giriş: Karanlık ve Çöl Sıcakları Arasında Bir Direniş Hikayesi
15 Haziran 1916, sabah saatleri. Kahire’de Britanya İstihbarat Merkezi’nde, Nil Nehri’nin kokusu açık pencereden içeri sızıyordu. Sıcak ve kavurucu hava, masanın üzerindeki kağıtları kıvırıp kıvırıp kıvırcıklaştırıyordu. Terlemiş deri ceketler, kahve ve İngiliz çayının yoğun kokusu odanın her köşesini doldurmuştu. Pencereden içeriye giren ışık, havadaki toz zerrelerini parlatıyordu; sanki altın tozlarıyla kaplanmış bir dünya vardı burada.
Bu hikaye, askeri strateji ve savaş unsurlarını anlatan gerçek bir olayın belgeselidir. İçinde, savaşın en kritik anlarında, kahramanların ve stratejilerin nasıl şekillendiğine dair detaylar bulunuyor. Bu hikaye, özellikle Osmanlı ordusunun son direnişi olan Medina savunmasını ve onun kahramanlarından Fahrettin Paşa’nın cesaret dolu mücadelesini anlatıyor.
28 yaşında, ince yapılı ve keskin mavi gözleriyle dikkat çeken, İngilizler tarafından “Lawrence of Arabi” olarak tanınan, İngiliz istihbaratının en önemli isimlerinden Colonel Thomas Edward Lawrence, masanın başında duruyordu. Yanında dört İngiliz subay ve Şerif Hüseyin’in oğlu Emir Faysal vardı. Haritaya yaslanmış, parmakları eski kağıtlar üzerinde geziniyordu. Kırmızı çizgiler, Hicaz demiryolu hattını ve Osmanlı garnizonlarının yerlerini gösteriyordu.
“Bakın şuna baylar,” dedi Lawrence, sesi kendinden emin ve alçaktı. “Medina, Osmanlı İmparatorluğu’nun Hicaz’daki son kalesi. Bu şehir, kutsal emanetlerin, tarihi eserlerin ve stratejik depoların bulunduğu son nokta. Savunucuları yaklaşık 12 bin Türk askeri, bizim gücümüz ise 70 bin Arap isyancısı, 3.500 İngiliz danışman ve uzman asker. Bu, büyük bir savaş değil; bu, matematikten çok mezar kazmak gibi bir şey. Çok acımasız bir hesap.”
1. Medina’nın Stratejik Önemi ve Direnişin Başlangıcı
Lawrence, haritaya dikkatlice bakarken, parmaklarıyla Hicaz demiryolu hattını takip ediyordu. Bu hat, Medine’yi dış dünyaya bağlayan tek canlı damar, tek iletişim yolu ve aynı zamanda Osmanlı’nın son direniş noktasıydı. Eğer bu demiryolu sistematik olarak tahrip edilirse, köprüler patlatılır, raylar kesilir, su kuyuları yok edilirse, şehir tamamen izole olur. Su ve yiyecek kalmaz, takviye gelmez. Bu durumda, Medine’deki Osmanlı garnizonu, birkaç ay içinde teslim olmaya zorlanacaktı.
“Eğer bu hattı kesersek, Medine birkaç hafta içinde teslim olur,” dedi Lawrence. “İşte bu yüzden, burada, bu stratejik noktada, en büyük savaşın başladığını söylüyoruz.”
Brigadier General Archibald Murray, 54 yaşında, yüzündeki gri bıyıklarıyla, Güney Afrika’daki Boer Savaşı’nın sert günlerini hatırlatan, hafifçe güldü. “Lawrence,” dedi, “bu bir savaş değil. Bu matematikten çok mezar kazmak gibi bir şey. Bu acımasız bir hesap. Eğer bu hattı kırmazsak, Medine’yi kaybederiz. Ama eğer kırarsak, Osmanlı’nın son direnişi de sona erer.”
Lawrence, o an masanın üzerinde duran haritaya parmaklarını koydu ve güneye doğru kaydırdı. “Burada, Nun Dağı’ndan başlayıp Medine’ye uzanan demiryolu hattı, bizim en büyük umudumuz. Bu hattı tahrip edersek, şehir tamamen kuşatılmış olur. Köprüleri, rayları ve su kaynaklarını yok edersek, şehir birkaç hafta içinde teslim olur.” Sesi yine kendinden emindi, ama içten içe, bu direnişin ne kadar zor olacağını biliyordu.
2. Osmanlı’nın Son Direnişi ve Fahrettin Paşa
Fahrettin Paşa, 52 yaşında, İstanbul doğumlu, ama ailesi Kafkasya’dan göç etmiş, Çerkez kökenli, disiplinli ve kararlı bir askerdi. O, Osmanlı’nın son büyük direnişlerinden biri olan Medina savunmasını üstlenmişti. O, bu şehirde, kendi inancına, onuruna ve sözlerine sıkı sıkıya bağlıydı.
Fahrettin Paşa’nın bu direnişi, sadece bir askeri operasyon değil, aynı zamanda bir inanç ve onur mücadelesiydi. 18 Haziran 1916 sabahı, Medine’deki karargâhında, tüm askerleriyle birlikteydi. Gözleri, şehri ve inancını koruma azmiyle parlıyordu. Bir yandan da, düşmanın kuşatması ve yok etme planları karşısında, akıllıca ve cesur kararlar alıyordu.
“Biz burada sadece asker değiliz,” diyordu. “Burada peygamberin şehrini koruyoruz. Bu görev, bizim en büyük sorumluluğumuz. Kimseye teslim olmayacağız. Bu şehir bizim onurumuzdur.”
3. Direnişin En Zor Günleri
İngilizler ve Arap isyancıları, her geçen gün kuşatmayı daha da sıklaştırıyordu. Sabır ve dayanıklılık sınanıyordu. Yiyecek ve su, hızla azalıyordu. Günlük ekmek miktarı 200 gramdan 150’ye, hatta 100 grama kadar düştü. Ama Fahrettin Paşa, pes etmiyordu. Her gün, namazdan sonra askerleriyle buluşuyor, onları motive ediyordu.
“Biz burada sadece savaşmakla kalmıyoruz,” diyordu. “Biz imanımızla, sözümüzle ve disiplinimizle savaşıyoruz. Allah sabredenleri sever. Bu şehir, bizim peygamberimizin şehri ve onu korumak bizim en büyük görevimiz.”
Hastalıklar ve açlık, şehri yavaş yavaş zayıflatıyordu. Ama Fahrettin Paşa, asla teslim olmamaya kararlıydı. Bir gece, genç bir asker, “Paşam, biz burada ölmek zorunda mıyız?” diye sordu. Fahrettin, onun gözlerine bakarak, “İşte burada, imtihanımız bu,” dedi. “İnanç ve disiplinle, bu zorluğu aşacağız.”
4. Direnişin Mucizevi Gücü
Yıl 1917’nin ilk ayları. Medina tamamen kuşatılmış, ama yine de direniyordu. Yiyecekler azalmıştı, suyun son damlaları akıyordu. Ama Fahrettin Paşa, hiçbir zaman pes etmedi. Her gün, surlarda nöbet tutuyor, askerlerle moral toplantıları yapıyordu.
“Biz burada sadece asker değiliz,” diyordu. “Biz peygamberimizin şehri için, Allah’ın izniyle, bu zorluğu aşacağız.” Her gün, surlarda yürüyüş yapıyor, askerlerin moralini yüksek tutuyordu. “Her zorluk bizim imtihanımızdır,” diyordu. “Sabır ve disiplinle, bu şehir bizim kalacak.”
Bir gece, hastalıklar ve açlık daha da arttı. Yiyecekler, su ve mühimmat neredeyse tamamen tükendi. Ama Fahrettin Paşa, yine de direnişten vazgeçmedi. “Biz burada ölmek zorunda değiliz,” diyordu. “İmanımız ve disiplinimizle, Allah bizi koruyacak.”
5. Direnişin Son Anları ve Büyük Zafer
Ocak 1918 geldiğinde, Medine’deki askerler, yorgun ve bitkin haldeydi. Ama onların gözlerindeki inanç ve disiplin, onları ayakta tutuyordu. Artık yiyecek ve su kalmamıştı. Ama Fahrettin Paşa, son bir kez, askerlerine seslendi.
“Biz burada sadece savaşmakla kalmıyoruz,” dedi. “Biz peygamberimizin şehri için, Allah’ın izniyle, direniyoruz. Bu şehir bizimdir ve onu koruyacağız.” Herkes, onun sözlerine inanmıştı. Onlar, Allah’ın izniyle, bu zorluğu aşacaklarına inanıyordu.
Nihayet, 10 Ocak 1919’da, Osmanlı yetkilileri, Medine’yi teslim etti. Fahrettin Paşa, silahlarını bıraktı ve şehri terk etti. Ama onun direnişi, tarih boyunca anlatılacak bir kahramanlık destanıydı. 72 gün boyunca, hiçbir yardım gelmeden, açlık ve hastalıkla savaşmıştı. O, bu direnişiyle, dünya askeri tarihinde eşsiz bir örnek olmuştu.
6. Tarihin Unutulmaz Kahramanı
Fahrettin Paşa, Medine’yi teslim aldıktan sonra, İstanbul’a döndü. Ama onun hikayesi, sadece bir direniş değil, inanç ve sadakat mücadelesiydi. 1932’de, yaşlı ve yorgun bir adam olarak, hayatını kaybettiğinde, geride büyük bir miras bıraktı. Onun son sözleri, “Rüyamda Medine’yi gördüm. O yeşim tespih, şimdi Türk İslam Eserleri Müzesi’nde duruyor,” oldu.
Tarih, onu, “söz verdiğinde asla geri dönmeyen,” en inançlı ve sadık komutan olarak anacaktır. 872 gün boyunca, matematik ve lojistik yoktu. Ama onun inancı, disiplin ve söz tutma kararlılığı, onu yenilmez yaptı. Bu direniş, modern askeri tarihin en büyük destanlarından biri olarak kabul edilir.
7. Sonuç: İnanç ve Sadakatle Kazanılan Zafer
Fahrettin Paşa’nın direnişi, bize gösteriyor ki, en büyük güç, inanç ve sadakattir. Matematik ve lojistik, bazen yetersiz kalabilir, ama inanç, disiplin ve söz tutma, her şeyi başarabilir. O, bu direnişiyle, sadece Medine’yi değil, tüm dünyayı etkiledi.
Tarih boyunca, onun gibi kahramanlar, inanç ve disiplinle, imkânsızı mümkün kılar. Bu hikaye, sevgi ve inancın en büyük güç olduğunu, ve her zaman, en karanlık zamanların sonunda bir ışık olduğunu anlatır.
News
प्रेग्नेंट महिला को बस में खड़े देख अपनी सीट दे दी थी ,कुछ साल बाद जो मिला वो कभी सोचा भी नहीं था
प्रेग्नेंट महिला को बस में खड़े देख अपनी सीट दे दी थी ,कुछ साल बाद जो मिला वो कभी सोचा…
Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet Temizliği
Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet Temizliği . . . Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk: Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet…
Türkler Sahada İş Bilmez” — 8 Dakika 30 Saniyede Cevap Verdiler
Türkler Sahada İş Bilmez” — 8 Dakika 30 Saniyede Cevap Verdiler . . . Başlangıç: Bir Tatbikat ve Bir Meydan…
Türk Hademe – “Köpeğim Ol” Diyen Yüzbaşıyı – Tek Hamlede Diz Çöktürdü
Türk Hademe – “Köpeğim Ol” Diyen Yüzbaşıyı – Tek Hamlede Diz Çöktürdü . . . Türk Hademe – “Köpeğim Ol”…
कनाडा में भारतीय लड़कियों का चौंकाने वाला कांड! जो सामने आया, उसने सबको सन्न कर दिया!
कनाडा में भारतीय लड़कियों का चौंकाने वाला कांड! जो सामने आया, उसने सबको सन्न कर दिया! . . . कनाडा…
इंस्पेक्टर मैडम चोर को पकड़ने पहुँची, सामने निकला तलाकशुदा पति | सच्ची कहानी | Emotional Story
इंस्पेक्टर मैडम चोर को पकड़ने पहुँची, सामने निकला तलाकशुदा पति | सच्ची कहानी | Emotional Story . . . इंस्पेक्टर…
End of content
No more pages to load

