JÖH Komandoları Onu ‘Bilgisayar Kızı’ Sandı – Kod Adını Öğrenince Dondu Kaldılar!

.
.
.

JÖH Komandoları Onu ‘Bilgisayar Kızı’ Sandı – Kod Adını Öğrenince Dondu Kaldılar!

Bölüm 1: Şemdinli’de Bir Sabah

Şemdinli ileri karakolunda sabahın ilk ışıkları, Cudi Dağı’nın zirvelerini altın renginde boyarken, karakol içinde son derece kritik bir güvenlik toplantısı devam ediyordu. Beton duvarlarla çevrili operasyon odası, JÖH komutanı Binbaşı Kerem Altay’ın sert ve otoriter sesinin yankılandığı bir gerginlik merkezi haline gelmişti. Led ekranlar, bölgedeki haritaları gösterirken, masanın etrafında toplanan bordo bereli komandolar ellerindeki gizli dosyaları incelediler. Odanın köşesinde ise sessizce duran bir figür vardı. O figür, Elif Kaya, sadece 28 yaşında olan bir istihbarat destek elemanıyken, JÖH tarafından ‘bilgisayar kızı’ olarak tanınıyordu.

Elif, ince yapılıydı, gözlüklerinin ardındaki keskin bakışlarını kimse fark etmiyordu. Üzerinde standart TSK kamuflaj üniforması ve omzunda asılı duran sıradan görünümdeki laptop çantası vardı. Gözlerinin ardında, sadece dijital ortamda çalışan bir istihbaratçı olduğu düşünülse de, Elif’in geçmişi çok daha derin ve karışıktı. Komutanlar onu sadece bilgisayar kızı olarak tanıyorlardı ve odada hiç dikkat çekmeyen varlığı, tam da istediği gibiydi.

Bölüm 2: Savaşın Gölgelerindeki Geçmiş

Odanın atmosferi yaklaşan operasyonun ciddiyetiyle elektrik yüklüydü. TSK bayrakları ve JÖH logolarının olduğu duvarlarda asılı bayrakların ardında son teknoloji iletişim ekipmanları sessizce çalışıyor, uydu bağlantıları anlık istihbarat güncellemeleri sağlıyordu. Elif bu ortamda neredeyse görünmezdi. Fakat o, kendi içinde son derece huzurluydu. Çünkü artık ne olursa olsun, gerçek kimliğinin ve geçmişinin ortaya çıkması an meselesiydi.

Binbaşı Altay masadaki dijital haritaya işaret etti. Parmağa dokunarak ekranda hedef bölgeyi belirlerken, konuşmasına devam etti. “Bu operasyon, en kritik görevlerimizden biri. Şemdinli’nin doğusunda, Cudi Dağı eteklerinde tespit ettiğimiz terörist hücre, bölgedeki tüm güvenlik dengesini bozma potansiyeline sahip. İstihbarat raporlarına göre, 12 kişilik bir ağır silah grubu, stratejik geçiş noktalarını kontrol etmeye çalışıyor.”

Elif, odada herhangi bir rahatsızlık hissetmeden sakin bir şekilde konuşmaya devam etti. Ama bu sessizlik sadece ona ait değildi. Herkesin gözü, Elif’in sessizliğinde gizli olan gücün farkında değildi. Birkaç komando, Elif’in her dediğine kulak verirken, arka planda gülümsemelerini gizlemeye çalışıyorlardı. Binbaşı Altay masadaki haritayı göstererek, “Düşman bölgelerinde kayalık formasyonlar arkasında gizleniyorlar. Görüş mesafesi 4 kilometreyi geçmiyor. Burada normalde askerlerimiz için bile yaklaşmak zor olur.”

Ancak Elif, bu arazinin çok iyi analizini yapmıştı. “Komutanım,” dedi, “sizin önerdiğiniz planda bazı zaaflar var. Bu bölgeyi geçtiğimiz 3 ayda çok detaylı şekilde inceledim. Sadece uydu görüntüleri değil, aynı zamanda jeolojik yapıyı, rüzgar koridorlarını ve düşman siper alabilecekleri noktaların taktik analizini de yaptım.”

Elif’in sesi, odadaki tüm gözleri üzerine çevirdi. “Komutanım, mevcut planınızda bir zayıflık var. Burada, dağlık bölgede, düşman hem kaçış rotalarına hâkim hem de bizim klasik taarruza karşı korunmuş pozisyonlardan faydalanıyor.”

Bölüm 3: Kod Adı SIS 12

Elif’in konuşması, diğer komandoların şaşkın bakışlarını toplarken, Binbaşı Altay, bu konuşmanın sonrasında Elif’e sert bir şekilde seslendi. “Ast subay, sen hiç sahada bulundun mu? Kağıt üzerindeki planlarla gerçek arasında dağlar kadar fark vardır.”

Odada hafif bir kıkırdama geçti. Komandolar birbirlerine anlam dolu bakışlar attılar. Onlara göre Elif, operasyonel gerçekleri anlamayan ve sadece bilgisayar başında teorilerle uğraşan biri olarak görülüyordu. Ancak Elif, hiç sesini çıkarmadan, daha önce duyduğu bu tip küçümsemeleri artık umursamıyordu.

Elif, bir zamanlar TSK’nın en seçkin keskin nişancı birliğinde görev yapmış, ancak saha kaybı yaşadıktan sonra istihbarat birimine çekilmişti. Onun kod adı ise SIS 12 idi. Bu kod, Elif’in o kadar etkili ve gizli bir nişancı olduğunun göstergesiydi. Bir zamanlar, TSK’nın en efsane keskin nişancı birliği olarak bilinen SIS 12, her operasyonun içinde yer almış ve her zaman başarılı olmuştur.

Bölüm 4: Düşmanla Yüzleşme

İleri saatlerde operasyon başladı. TSK komando birlikleri, Elif’in önceden belirlediği hedeflere doğru ilerliyordu. Ancak o gün, işler hiç beklenildiği gibi gitmedi. Hedef bölgelerine 600 metre kala, ilk mermiler zırhlı araçların etrafında çınlamaya başladı. Bu, Elif’in her zaman doğru tahmin ettiği bir durumdu. Herkes Elif’in keskin gözlerini ve sakin hareketlerini izlerken, ona saygı duymaya başlamıştı.

Fakat Elif için durum çok daha farklıydı. O, her mermiyi, her hedefi önceden hesaplayan bir askerden çok daha fazlasıydı. Artık sıradan bir istihbarat elemanı değildi. Elif, sadece kod adı SIS 12 olan efsane bir keskin nişancıydı ve operasyonun kaderini değiştirecek kişi olacaktı.

Bölüm 5: Gerçek Ortaya Çıkıyor

Elif’in vuruşları birer birer hedefleri etkisiz hale getirirken, son bir mevzi kaldı. En zor ve en tehlikeli olan. Güneydoğu’daki zıt tepede yerleşmiş olan bu mevzi, Elif için yeni bir meydan okuma demekti. Ama Elif, bu hedefi de tam isabetle vurdu. 4. mevzi de sustu. O gün, JÖH birlikleri operasyonunu tamamen kayıpsız tamamladı.

Binbaşı Altay, Elif’e dönüp seslendi: “Gerçekten SIS 12 misin?”

Elif sakin bir şekilde başını salladı. “Evet, komutanım. 8 yıl önce emekli oldum, ama vatan için gerektiği zaman her zaman hazırım.” O günden sonra JÖH komandoları, Elif’e farklı gözlerle bakmaya başladılar. Onun sadece bilgisayar kızı olmadığını, aynı zamanda en etkili keskin nişancı olduğunu anlamışlardı.