“Kaburgalarımı Kırdı”—Yanlış Numaraya Mesaj Attı—Mafya Babası Yanıtladı: “Geliyorum”

.
.

.

Yanlış Numaraya Mesaj Attı—Mafya Babası Yanıtladı: “Geliyorum”

Evelyn Vans için yanlış numara, çoğu kişi için garip bir özürle sonlanabilecek bir durumu ifade ederdi. Ancak Evelyn için bu yanlış mesaj, bir savaşın başlangıcına dönüştü. Kırık kaburgalarıyla kilitli bir banyoda mahsur kalan ve onu öldürmeye yemin eden şiddetli bir dedektiften saklanan Evelyn, kardeşine yardım istemek için mesaj atmaya çalıştı. Elleri o kadar titriyordu ki, bir rakamı yanlış yazdı.

Mesaj, Evelyn’in kardeşine gitmek yerine Chicago’nun en yakalanması zor ve acımasız suç baronu Lucas Moretti’ye gitti. Bu numara son üç yıldır mesaj almamıştı. Çaresiz bir kurban, yanlışlıkla şeytanın kendisini çağırdığında ne olur? Cevap, kanlı, yürek parçalayıcı ve korkutucu olurdu. İşte Evelyn’in öyküsü tam olarak böyle başladı.


Bir Katilin Nefesi

Evelyn, acıyla dolmuş ciğerlerini zar zor hareket ettirerek, kendini banyoda sürüklemeye devam etti. Ağrılar ve kısık nefesler arasında, boğuluyormuş gibi hissediyordu. Kaburgalarındaki kırıkların her biri, her hareketinde içinden bir çığlık fısıldıyordu. O kadar fazla acı vardı ki, acının ne zaman başladığını ne zaman bittiğini anlayamayacak kadar zorlanıyordu.

Hızla telefonunu bulmaya çalıştı, mesajı doğru kişiye göndermeyi diledi. Fakat yetersiz olan ışık, yanıt alamayacağını gösterdi. Bir başka derin nefes aldı. Kardeşine bir mesaj yazmıştı, ama yanlış numaraya. Numaranın yanlış olduğunu ancak Lucas Moretti’nin yanıtından sonra fark etti. O anda, korku ve dehşet içinde yalnız değildi. Her şeyin nasıl bu hale geldiğini tam olarak anlayamamıştı. Ama bir şeyi kesin olarak biliyordu: Bu gece, hayatı boyunca düşündüğünden çok daha korkutucu olacaktı.


Lucas Moretti’nin Sesi

Ekranda belirip kaybolan üç noktayı izledi. Ardından tek bir mesaj geldi: “Yoldayım.”

Evelyn derin bir nefes aldı, telefonu yere bırakıp göğsüne yaslandı. Her şey bir anda anlamsızlaşmıştı. Bir mafya babasına gönderilen yanlış bir mesajla hayatı altüst olmuştu. Fakat, bir şey vardı: Kardeşi Liam’a ne olursa olsun bu konuda karar vermesini istememeliydi.

Evelyn’in telefonu titredi, bu sefer farklı bir mesaj gelmişti. “Geliyorum,” yazıyordu.

Bir Mafya Babasının Yanında

Evelyn başını kaldırarak, yatak odasına bakan pencereye gözlerini sabitlemişti. O an, tüm çevresindeki dünya sessizleşmiş gibi hissediyordu. Ama bir anda, kapı açıldığında sesler, adımlar ve kasvetli bir soğuk, etrafını sardı.

Kapı patladı ve o korkutucu, soğuk giyimli adam içeri girdi. Yavaşça odanın içinde ilerledi. Yüksek sesle, “Sen Sofya değilsin,” dedi. Evelyn, kısa bir süreliğine irkildi, ama bir şey fark etti. Bu adam Lucas Moretti’ydi. Şehirde herkes onu tanıyordu. Herkes, fakat kimse, onu sadece uzak bir fotoğraftan tanıyordu. Ama bu adam, gerçek bir tehlikeden daha fazlasıydı. Evelyn’in doğru numaraya attığı mesaj sadece onu bulmak için yeterli olmuştu.


Lucas’ın Yüksek Otoritesi

Evelyn, bu noktada kendisini korkusuzca sorguluyordu. Doğru bir şekilde hayatta kalmak ve bir hedefe ulaşmak için kiminle işbirliği yapması gerektiğini anlamıştı. Ancak, Lucas’ın rahat tavrı, Evelyn’in kalbinin hızla çarpmasına neden oluyordu. Her adımı, her hareketi ona büyük bir korku veriyordu. Aralarındaki mesafe, gözleriyle derin bir anlam taşıyordu. Ama Evelyn için hala bir seçenek vardı. Gidip gitmeme kararı yalnızca ona bağlıydı.


Savaş ve Hayatta Kalma

Geçmişi Evelyn’in gözlerinde parlayan hüzün, şiddetli bir şekilde kalbinin her köşesinde yankı buluyordu. Ama bir şey vardı. Bu gece, doğru cevabın sadece içindeki cesaretten çıkacağıydı. Ve Lucas Moretti, kendisine her yönüyle meydan okuyacak kadar kararlıydı. Evelyn’in verdiği karar, sadece onun değil, herkesin kaderini belirleyecekti.