Kadın, mafya patronunun omzunda uyuyakaldı; adamın sonrasında yaptığı şey her şeyi değiştirdi.

.

Mafya Patronunun Omzunda Uyuyan Kadın

1. Yanlış Omuz

Ivy Whitmore o gün gerçekten bitkin düşmüştü.

Hartley Müzesi’nin yüksek tavanlı salonunda, üç yüz yıllık bir freski restore etmek sandığından çok daha yorucuydu. Saatlerce merdivenin üzerinde durmuş, milim milim eski pigmentleri temizlemiş, çatlakları doldurmuş ve kaybolan renkleri yeniden canlandırmaya çalışmıştı.

Akşam olduğunda omuzları ağrıyor, gözleri yanıyordu.

Metroya bindiğinde tek düşündüğü şey vardı:
Eve gidip uyumak.

Perşembe gecesi olmasına rağmen metro vagonu şaşırtıcı derecede sakindi. Ivy boş bir koltuğa oturdu. Yanındaki koltukta gri takım elbiseli bir adam vardı ama Ivy ona dikkat bile etmedi.

Ayakkabılarını çıkardı.
Ayakları sızlıyordu.

Telefonu titredi.

Theo’dan mesaj gelmişti.

Theo: Yine geç saate kadar çalıştın değil mi? Biraz dinlen.

Ivy gülümsedi ve cevap yazdı.

Ivy: Sadece bir ay daha. Fresk bitince dinleneceğim. Söz.

Telefonu çantasına koydu.

Başını koltuğa yasladı.

“Sadece bir saniyeliğine…” diye düşündü.

Ama o saniye bir dakikaya dönüştü.

Sonra beş dakikaya.

Ve Ivy fark etmeden başı yana düştü.

Ama koltuğa değil.

Yanındaki adamın omzuna.

.

2. Jasper Hale

Jasper Hale insanların ona dokunmasına izin veren bir adam değildi.

Otuz dört yaşındaydı.

Doğu yakasının en güçlü mafya patronlarından biriydi.

İnsanlar onun yanında nefes alırken bile dikkat ederdi.

Ama şimdi…

Omzunda bir kadın uyuyordu.

Jasper aşağı baktı.

Genç kadın derin bir uykuya dalmıştı. Saçları dağınık bir topuz halindeydi. Üzerinde boya lekeleri olan sade bir elbise vardı.

Yüzü tamamen rahattı.

Sanki dünyada hiçbir tehlike yokmuş gibi.

Jasper’ın içinden ilk geçen şey onu uyandırmaktı.

Ama sonra durdu.

Çünkü kadının yüzünde gördüğü şey çok nadirdi.

Huzur.

Ve garip bir şekilde Jasper bu huzuru bozmak istemedi.

Dakikalar geçti.

Metro sarsıldığında Ivy uyandı.

Gözlerini açtı.

Sonra nerede olduğunu fark etti.

Ve yüzü kıpkırmızı oldu.

“Tanrım!” diye fısıldadı.

Hızla doğruldu.

“Çok özür dilerim! Gerçekten istemeden oldu. Çok yorgundum…”

Jasper ona baktı.

Yeşil gözleri sakin ve dikkatliydi.

“Sorun değil.” dedi.

Derin sesi Ivy’nin kalbini garip bir şekilde hızlandırdı.

“Ama… sizin omzunuzda uyudum.” dedi Ivy utançla.

“Uykuya ihtiyacın var gibi görünüyordu.”

Ivy ilk kez ona gerçekten baktı.

Nefesi kesildi.

Adam inanılmaz derecede yakışıklıydı.

Ama onu asıl etkileyen şey gözleriydi.

Yoğun, koyu yeşil gözler.

“Benim durağım geldi.” dedi Ivy hızlıca.

Kapıya doğru yürüdü.

Ama sonra döndü.

“Adınız ne?”

Adam kısa bir duraksamadan sonra cevap verdi.

“Jasper.”

“Ben Ivy.”

Kapılar açıldı.

Ivy indi.

Ve Jasper hayatında ilk kez bir yabancıyı tekrar görmek istediğini fark etti.


3. Tekrar Karşılaşma

Üç gün sonra Ivy müzede çalışıyordu.

Merdivenin üzerinde freskin küçük bir bölümünü restore ediyordu.

Tam o sırada bir erkek sesi duydu.

“Etkileyici.”

Ivy irkildi.

Aşağı baktı.

Ve kalbi durdu.

“Jasper?”

Adam aşağıda duruyordu.

Bugün takım elbise giymemişti. Gri bir tişört ve koyu kot vardı üzerinde.

Ama hâlâ aynıydı.

Tehlikeli.

Karizmatik.

“Sanat görmeye geldim.” dedi Jasper.

Sonra ekledi:

“Ve seni görmeye.”

Ivy’nin kalbi hızlandı.

“Beni mi?”

“Metrodaki o geceyi unutamadım.”

Ivy yine kızardı.

“Bu hala beni utandırıyor.”

“Utandırmamalı.”

Jasper ona dikkatle baktı.

“Hayatımın en huzurlu anlarından biriydi.”

Ivy güldü.

“Demek hayatın gerçekten sıkıcı.”

Jasper hafifçe gülümsedi.

“Belki de sen düşündüğünden daha özelsin.”


4. Gerçek

Kafeteryada oturduklarında Ivy sonunda sordu.

“Ne iş yapıyorsun?”

Jasper kısa bir durakladı.

“İthalat ve ihracat.”

Ivy kaşlarını kaldırdı.

“Ne ithal ediyorsun?”

Jasper gülümsedi.

“Çeşitli şeyler.”

Ivy bir şeylerin saklandığını hissetti.

Ama sormadı.

Sonra Jasper aniden söyledi.

“Bir nişanlım var.”

Ivy dondu.

“Ne?”

“Bu bir iş evliliği.”

Ama Ivy ayağa kalktı.

“Bu önemli değil.”

Jasper elini tuttu.

“Ivy, bekle.”

“Hayır.”

Gözleri dolmuştu.

“Bağlı bir adamla ilişki yaşamam.”

Ve Ivy gitti.


5. Savaş

Ama işler artık kontrolden çıkmıştı.

Jasper’ın nişanlısı Suzy gerçeği öğrenmişti.

Ve babasına anlatmıştı.

Richard Cross.

Şehrin en güçlü mafya patronlarından biri.

“Bir kadın için ittifakı bozdu.” dedi Richard.

Masadaki diğer mafya liderlerine baktı.

“Bu zayıflık.”

Victoria Batalya başını salladı.

“Yani saldıracağız?”

Richard gülümsedi.

“Önce kadını alacağız.”


6. Saldırı

Bir hafta sonra Ivy müzede çalışıyordu.

Ve silah sesi duydu.

Her şey bir anda kaosa dönüştü.

Çığlıklar.

Cam kırıkları.

Koşuşturma.

Marcus onu yere çekti.

“Sütunun arkasına yat!”

Ivy titriyordu.

Silah sesleri devam etti.

Dakikalar sonra sessizlik oldu.

Jasper geldiğinde Ivy hâlâ titriyordu.

Onu kollarına çekti.

“İyi misin?”

“Burada ateş ettiler Jasper…”

Jasper’ın gözleri karardı.

“Cross bunun bedelini ödeyecek.”

Ama Ivy başını salladı.

“Hayır.”

“Ne demek hayır?”

“Daha fazla şiddet istemiyorum.”

Jasper sustu.

Sonra fısıldadı.

“O zaman seni buradan çıkaracağım.”

.

7. Karar

O gece Jasper ona gerçeği söyledi.

“Düğünü iptal ettim.”

Ivy şok oldu.

“Bu savaş demek.”

“Biliyorum.”

“Bunu benim için mi yaptın?”

Jasper ona baktı.

“Evet.”

Sonra ekledi:

“Seni seviyorum.”

Ivy’nin gözleri doldu.

“Ben de seni seviyorum.”


8. Son

Bir ay sonra.

Jasper sahte bir ölüm planı yaptı.

Mafya dünyasından kayboldu.

Owen imparatorluğu devraldı.

Ve Jasper…

Ivy ile birlikte küçük bir sahil kasabasına taşındı.

Bir sabah Ivy uyandığında Jasper verandada oturuyordu.

Kahve içiyordu.

Ona baktı.

“Ne düşünüyorsun?” diye sordu Ivy.

Jasper gülümsedi.

“Bir zamanlar dünyanın en güçlü mafya patronuydum.”

“Şimdi?”

“Şimdi sadece senin omzunda uyumama izin verecek kadar şanslı bir adamım.”

Ivy güldü.

Başını onun omzuna koydu.

Ve bu sefer…

Bilerek yaptı.