Korsika Mafyası Bastia’daki Bir Kasap Dükkanını Terörize Etti – Kasabın Kim Olduğunu Bilmiyorlardı.
.
.
Bastia’nın Sessiz Kasabı: Antoine Santony’nin Hikayesi
1982 yılının Eylül ayında, Bastia limanının güney rıhtımında, 16 numaralı dükkanda Saintony Kasabı olarak bilinen bir adam, akşamın karanlığında dükkanını kapatmaya hazırlanıyordu. 58 yaşındaki Antoine Santony, gri saçları ve iri elleriyle, et tezgahının arkasında son et parçalarını soğuk depoya yerleştiriyordu. Dışarıda deniz tuzu ve taze et kokusu karışıyor, akşamın serinliği Bastia sokaklarına yayılıyordu.
Antoine, liman müşterileri için sadece sessiz, geçmişiyle ilgili hiç konuşmayan bir kasaptı. Komşuları onu sabah beşte açıp akşam sekizde kapatan yalnız bir adam olarak tanırdı. Fakat o akşam, kasabanın hayatı sonsuza dek değişecekti. Çünkü o gece, Korsika mafyasının dört adamı, gri bir Peugeot 604 ile dükkanının önüne park etti. Hepsi pahalı takım elbiseler giymişti. Bastia limanındaki suç çetesi, kasabın kim olduğunu bilmiyordu.
Antoine’ın Geçmişi
Antoine Santony, 1924 yılında Haute-Corse’un Belgoder köyünde, bir çoban ailesinin beşinci çocuğu olarak doğdu. Fakirlik içinde büyüdü, taş bir evde yaşadı. On dört yaşında okulu bırakıp dağlara çıktı. 1943’te, on dokuz yaşında, Korsika Maquis direnişine katıldı ve bıçakla öldürmeyi öğrendi. Savaş sona erdiğinde, Antoine yedi adamı sessizce öldürmüştü.
Savaştan sonra Bastia’ya indi. Hiçbir mesleği yoktu, sadece öldürmeyi bilen elleri vardı. Limandaki yaşlı bir kasap onu çırak olarak aldı. Antoine, bir sığırı kesmenin bir adamı kesmekle aynı hassasiyet gerektirdiğini fark etti. 1949’da, Louis Mémi adında bir mafya babasından borç alarak dükkanı satın aldı. Bu borcu, on beş yıl boyunca Louis için hizmet ederek ödedi. Gece dükkanını kapattıktan sonra 23 kişiyi bıçakla öldürdü. Hiç hata yapmadı, kimse bir şeyden şüphelenmedi.
1957’de Marie-Françoise Piéri ile evlendi, üç çocukları oldu: Dominique, Jean-Baptiste ve Lucia. Eşi onun geçmişinden habersizdi. 1964’te borcu bitti, Antoine bir daha asla öldürmemeye karar verdi. On yıl boyunca dürüst yaşadı, çocukları büyüdü. 1980’de eşi kanserden öldü, Antoine dul kaldı. Dükkanını her gün açmaya devam etti.

Mafyanın Tehdidi
23 Eylül 1982 Perşembe günü, Antoine kasasını sayarken, Peugeot 604’ün dükkanın önünde durduğunu gördü. Dört adam indi; koyu renk takım elbiseler, güneş gözlükleri, kibirli yürüyüşler. Antoine hemen onları tanıdı: Bastia’yı kontrol eden yeni mafya çetesi. İçeri girdiler. Liderleri François Xavier Marian’dı, yanında Toussin Federici, Marc-Antoine Kilichini ve Pierre Casanova vardı.
François Xavier tezgaha yaklaştı, “Sen Antoine Sintony’sin,” dedi. Antoine işine devam etti.
“Evet.”
“Güzel dükkan. Mahalleyi koruyoruz. Yangın, hırsızlık… Başına bir şey gelmesini istemeyiz. Koruma için aylık 5000 frank ödeyeceksin. Ya ödersin, ya kapatırsın.”
Antoine ellerini tezgaha koydu. “Ya ödemezsem?”
François Xavier adamlarına işaret etti. Toussin, Antoine’ı yakaladı, “Ödemezsen bu gece geri geliriz, dükkanını seninle birlikte yakarız.”
Kartvizit bıraktılar, ertesi akşam 5000 frankı getirmesini istediler. Antoine kartı aldı, adamlar iki sucuk alıp gittiler.
Karar Anı
Antoine evine çıktı, sigarasını yaktı, düşündü. Üç seçeneği vardı: ödemek, kaçmak, ya da karşı koymak. Louis Mémi’nin bir zamanlar dediği gibi, “Gerçek güç şiddet değil, korkudur.” Mafya sadece şiddet biliyordu, Antoine ise gerçek şiddeti tanıyordu.
Ertesi gün Antoine dükkanını açtı, çalıştı, akşam tıraş oldu, temiz gömleğini giydi, favori kasap bıçağını deri kılıfa koydu. Bar de la Marine’e gitti. İçerisi sigara, pastis ve ter kokuyordu. François Xavier ve adamları arka odadaydı. Antoine içeri girdi, “5000 frankım yok,” dedi.
François Xavier öfkelendi, “Ya ödersin ya dükkanın yanar!”
Toussin Antoine’a saldırdı, onu yakaladı. Fakat Antoine bir anda Toussin’in bileğini kavradı, onu yere serdi. Bıçağını çıkardı, odadaki herkes dondu.
“Kim olduğumu bilmiyorsunuz,” dedi Antoine.
“Sen bir kasapsın, bu gece öleceksin!”
Antoine gözlerini dikti, “Hayır, ben Antoine Santony’yim. Louis Mémi için 23 adam öldürdüm. Beni ‘sessiz melek’ diye çağırırlardı. Hiç iz bırakmadım.”
François Xavier telefonda amcası Jacques Marian’ı aradı. Jacques, “Louis’in bir adamı vardı, kimse kim olduğunu bilmezdi, ona ‘sessiz melek’ derlerdi,” dedi. Antoine bıçağını kılıfına koydu, “Ben bir efsane değilim, benim. Size koruma parası vermeyeceğim. Dükkanımı yakmak isterseniz, dokunun. Ama bana, aileme veya dükkanıma zarar verirseniz, tekrar eski halime dönerim ve dört kişi daha öldürmüş olurum.”
Adamlar korktu, ayrıldılar. Antoine barı terk etti, sokakta kayboldu.
Son Karşılaşma
Birkaç gün sonra, Antoine dükkanını açtı, çalıştı, gece uyuyamadı. Her araba sesi onu tetikte tutuyordu. Cumartesi akşamı, kızı Lucia onu ziyarete geldi. Antoine yorgundu, kızı ona yardım etmek istedi ama Antoine hiçbir şey anlatmadı.
Pazar gecesi, Antoine dükkanını kapattı, yukarı çıktı, uyumaya hazırlanırken dışarıda ayak sesleri duydu. Dört adam, ellerinde bidonlarla dükkanın önündeydi. Antoine bıçağını alıp aşağı indi.
François Xavier, “Dükkanını yakacağız!” dedi. Antoine hesapladı, iki adamı öldürebilirdi ama üçüncü veya dördüncü onu vurabilirdi. Farklı bir çözüm bulmalıydı. Bıçağını indirdi, “Tamam, dükkanımı yakın. Ama şunu bilin, dükkanım yanarsa kaybedecek hiçbir şeyim kalmaz. O zaman tekrar eski halime dönerim ve sizi birer birer bulurum.”
Adamlar tereddüt etti, Antoine’ın gözlerinde korkusuzluk gördüler. François Xavier bidonunu bıraktı, “Gidiyoruz,” dedi. Adamlar arabaya binip uzaklaştılar.
Antoine dükkanına döndü, bıçağını masaya koydu, sigarasını yaktı. Elinde hafif bir titreme vardı, ama korkudan değil, adrenalinden. Hayatını bir blöf üzerine oynadı ve kazandı.
Mafyanın Sonu
Birkaç hafta sonra, Corse Matin gazetesinde bir haber okudu: François Xavier Marian ve adamları Ajaccio’da bir restoranda vurularak öldürülmüşlerdi. Sadece Pierre Casanova hayatta kalmıştı. Mafya kendi içindeki kuralları ihlal edenleri cezalandırmıştı.
Antoine hayatına devam etti, dükkanını açtı, çalıştı, akşamları evine çıktı, radyo dinledi, sigara içti. Artık kimse onu tehdit etmiyordu. Yeni mafya liderleri, Bastia’daki sessiz kasabın hikayesini duymuştu; dört silahlı adamı bir bıçak ve bir efsaneyle geri püskürtmüştü. Artık ona dokunmamak gerektiğini biliyorlardı.
Son Barış
Bir yıl sonra, Jacques Marian dükkanına geldi. Uzun siyah palto, gri saçlı, ellili yaşlarda bir adam. Antoine’ı tezgahın önünde buldu.
“Antoine Santony, seni tanıyorum. Yeğenim aptaldı, kurallara saygı göstermedi, bedelini ödedi. Ama sen, akıllıca davrandın. Kan dökmeden, geçmişini silah olarak kullandın. Bu, bilge bir adamın işidir.”
Jacques bir zarf bıraktı, “Yeğenimin sana verdiği sıkıntılar için tazminat.”
Antoine parayı almak istemedi, “Kirli para istemem.”
Jacques, “Bu para saygı içindir. İstersen kızına ver, ama al.”
Antoine aldı, teşekkür etti. Jacques elini sıktı, “Bir gün bir şeye ihtiyacın olursa, bana haber ver. Senin saygım var, bu değerli bir şey.”
Antoine, “Hatırlayacağım,” dedi.
Yaşlılık ve Son
Yıllar geçti, Antoine kasap dükkanını genç bir kasaba sattı. Küçük bir daireye taşındı, deniz manzaralı. Günlerini limanda yürüyerek, martıları besleyerek geçirdi. Çocukları Dominique, Jean-Baptiste ve Lucia kendi hayatlarını kurdu, Antoine’ın geçmişini hiç bilmediler.
Bazen eski mafya üyeleriyle sokakta karşılaşıyordu. Hepsi ona saygıyla selam veriyordu. Antoine selamı alıp yoluna devam ediyordu.
2002’de, Antoine 78 yaşında, limana bakan bir bankta oturuyordu. Güneş batarken, son sigarasını yaktı. Hayatını düşündü: 80 yaşında, 15 yılı öldürmekle, 52 yılı farklı olmaya çalışmakla geçmişti. Tanrı’nın onu affedip affetmeyeceğini bilmiyordu. Kendisini affedip affetmediğini de bilmiyordu. Ama denediğini biliyordu; öldürmemeyi seçmiş, ailesini korumuş, onurlu yaşamıştı.
Antoine yavaşça kalktı, dairesine doğru yürüdü. Deniz rüzgarı saçlarını okşadı. Yalnızdı ama huzurluydu. Ve bir zamanlar Korsika’nın ‘sessiz meleği’ olan Antoine Santony için, belki de hayatta beklenebilecek en iyi şey buydu: Sessiz bir hayat, sessiz bir ölüm ve unutulma hakkı.
Son
Bu hikaye, geçmişinden kaçmaya çalışan bir adamın, hayatının sonuna kadar huzur ve saygı arayışını anlatıyor. Antoine Santony, sessizliğiyle ve cesaretiyle Bastia’nın efsanesi oldu. Geçmişin yüküyle yaşadı ama sonunda barışa ulaştı.
.
News
प्रेग्नेंट महिला को बस में खड़े देख अपनी सीट दे दी थी ,कुछ साल बाद जो मिला वो कभी सोचा भी नहीं था
प्रेग्नेंट महिला को बस में खड़े देख अपनी सीट दे दी थी ,कुछ साल बाद जो मिला वो कभी सोचा…
Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet Temizliği
Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet Temizliği . . . Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk: Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet…
Türkler Sahada İş Bilmez” — 8 Dakika 30 Saniyede Cevap Verdiler
Türkler Sahada İş Bilmez” — 8 Dakika 30 Saniyede Cevap Verdiler . . . Başlangıç: Bir Tatbikat ve Bir Meydan…
Türk Hademe – “Köpeğim Ol” Diyen Yüzbaşıyı – Tek Hamlede Diz Çöktürdü
Türk Hademe – “Köpeğim Ol” Diyen Yüzbaşıyı – Tek Hamlede Diz Çöktürdü . . . Türk Hademe – “Köpeğim Ol”…
कनाडा में भारतीय लड़कियों का चौंकाने वाला कांड! जो सामने आया, उसने सबको सन्न कर दिया!
कनाडा में भारतीय लड़कियों का चौंकाने वाला कांड! जो सामने आया, उसने सबको सन्न कर दिया! . . . कनाडा…
इंस्पेक्टर मैडम चोर को पकड़ने पहुँची, सामने निकला तलाकशुदा पति | सच्ची कहानी | Emotional Story
इंस्पेक्टर मैडम चोर को पकड़ने पहुँची, सामने निकला तलाकशुदा पति | सच्ची कहानी | Emotional Story . . . इंस्पेक्टर…
End of content
No more pages to load






