Mafya Patronunun Bebeği Dokunulduğunda Durmadan Ağlıyordu — Ta ki Bir Hemşire Akıl almaz Olanı Yapan

.
.
.

Mafya Patronunun Bebeği

Bölüm 1 – Çığlık

Çığlık, Hampton’daki Thornon Malikânesi’nin mermer duvarlarında yankılanarak gecenin ağır sessizliğini parçaladı.

Bu sıradan bir bebek ağlaması değildi.
Bu, insanın içini kemiren bir acının sesiydi.
Metalik, keskin ve çaresiz.

On aylık Eton Thornon, Madagaskar maunundan oyulmuş beşiğinde kıvranıyordu. Battaniyesi altın iplikle işlenmiş ipekti. Oda kristal avizelerle aydınlatılmıştı. Duvarlarda milyon dolarlık tablolar asılıydı.

Ama hiçbir şey, küçük bedenindeki o görünmez acıyı durduramıyordu.

Babası Sebastian Thornon pencerenin önünde duruyordu. Gri gözleri karanlıkla birleşmişti. Şehirde adı fısıltıyla anılan, yeraltı dünyasının soğuk yüzlü hükümdarı şimdi çaresizdi.

İki milyon dolar harcamıştı.
Mayo Clinic’ten doktorlar, İsviçre’den nörologlar, Johns Hopkins’ten uzmanlar…

Hepsi aynı şeyi söylemişti:

“Çocuk klinik olarak sağlıklı.”

Sağlıklı.

Ama sağlıklı bir çocuk böyle çığlık atmazdı.

Sebastian’ın çenesi gerildi. Hayatında ilk kez para işe yaramıyordu.

O sırada malikânenin ağır demir kapıları açıldı. İçeri yorgun bir motor sesi girdi.

Zırhlı araç değil.
Şoförlü limuzin değil.

2008 model, beyaz bir Honda Civic.

Direksiyondan inen kadın mütevazı bir önlük giyiyordu. Ayakkabıları aşınmıştı. Ama gözleri… gözleri dimdikti.

Scarlett Hayes.

Brooklyn devlet hastanesinde çalışan sıradan bir hemşire.

Ve Thornon ailesinin kaderini değiştirecek kişi.


Bölüm 2 – İlk Çatışma

Kapıyı uşak Harold açtı. Hiç konuşmadan içeri buyur etti.

Koridor boyunca yürürken Scarlett zenginliğin soğukluğunu hissetti. Ama etkilenmedi.

O burada bir çocuğu kurtarmaya gelmişti. Hayranlık duymaya değil.

Koridorun ortasında Victoria Thornon belirdi.

İnci kolyesi, kusursuz Chanel takımı, buz gibi bakışları…

“Demek oğlumun son umudu sensin.” dedi küçümseyerek.
“Devlet hastanesinden bir hemşire.”

Scarlett gözünü bile kırpmadı.

“Ben bebeğe yardım etmeye geldim. Sizin onayınızı almaya değil.”

Victoria’nın yüzü gerildi.

“Bu evde kiminle konuştuğunu bilmiyorsun.”

Scarlett’in sesi sakindi.

“Ben acı çeken bir çocuk görüyorum. Gerisi önemli değil.”

O anda Sebastian ortaya çıktı.

“Yeter anne.”

Ses alçaktı ama emirdi.

Victoria dişlerini sıkarak uzaklaştı.

Scarlett ilk kez Sebastian’la baş başa kaldı.

Adamın bakışları sertti. Ama gözlerinin arkasında yorgunluk vardı.

“Bir saat.” dedi.
“Sonuç istiyorum.”

Scarlett başını salladı.

“Beni yalnız bırakın.”


Bölüm 3 – Gözlem

Kapı kapandığında Eton’ın çığlığı odanın içinde yankılanıyordu.

Scarlett önce hiçbir şeye dokunmadı.

Sadece izledi.

Bebeği kucağına aldı.

Ağlama azaldı.

Beşiğe koydu.

Çığlık iki katına çıktı.

Tekrar kaldırdı.

Azaldı.

Yavaşça beşiği incelemeye başladı.

Maun ağacı normaldi.
Battaniye temizdi.
Giysiler zararsızdı.

Sonra köşede küçük bir ipek yastık fark etti.

Diğerleriyle uyumsuzdu.

Eton’a yaklaştırdı.

Çığlık arttı.

Uzaklaştırdı.

Azaldı.

Kalbi hızlandı.

Sorun bebekte değildi.

Sorun beşikteydi.

Ve biri bunu bilerek yapmıştı.