O KADINI HAFİFE ALDILAR – Tüm Mafyayı Tek Başına Çökertti – Çünkü O Bir Türk Askeriydi
.
.
O KADINI HAFİFE ALDILAR – Tüm Mafyayı Tek Başına Çökertti – Çünkü O Bir Türk Askeriydi
I. SOKAKTA BAŞLAYAN HESAPLAŞMA
Soğuk bir gece, Avrupa’nın bir liman kentinde, kalabalığın ortasında genç bir kadın sokak ortasında sertçe itildi. Buz gibi bir namlu alnına dayandı. Kalabalık umursamazca akıp giderken, Elif yalnızdı. Koca bir çetenin ortasında, kimsenin sesini çıkarmadığı bir ülkede tek başınaydı. Onu kolay bir av sandılar. Yolunu kaybetmiş, ürkek bakışlı bir göçmen kadını. Ama o korku dolu görünen gözlerde bir şeyler çok yanlıştı.
Bir hareket, soğuk bir parıltı ve sadece dört saniye içinde üç adam yere yığıldı. Polis geldiğinde bölgedeki tüm kameralar esrarengiz bir şekilde sinyal hatası veriyordu. O kadın sanki hiç var olmamış gibi ortadan kaybolmuştu.
Peki Türk Silahlı Kuvvetlerinin en seçkin biriminden bir kadın subay, neden suçluların en tehlikeli anlaşmasını yaptığı bir yerde ortaya çıkmıştı? Özel bir görevle mi gönderilmişti yoksa kendi canından bile daha tehlikeli bir şeyin peşinde miydi?
II. GÖLGEDEKİ AJAN: ELİF
Kırılan camların sesi Elif’in asla ait olmadığı lüks bir melodinin notaları gibi keskin ve soğuktu. Lüks bir restoranın mutfağında, Elif’in burnuna dolan tek koku, elindeki paspas bezinin nemli küflü kokusuydu. Le Grandle restoranı sarı ışıkların altında parıldıyordu. Şehrin kalbinde seçkinler için yaratılmış sahte bir vahaydı burası. Her gülümsemenin parayla ölçüldüğü, her bakışın bir yargı içerdiği bir yer.
Elif başı önde, temizlik arabasını itiyordu. Minyon sırtı, abiye elbiseler ve takım elbiseler arasında kaybolmuştu. Fırtınanın ortasındaki bir toz tanesi kadar görünmezdi. Restoranın müdürü, göbekli ve saçları jöleyle parlatılmış bir adam, konuşmadan çenesiyle yere dökülen suyu işaret etti. Elif aceleyle dizlerinin üzerine çöktü, elleri hızla yeri kurulamaya başladı. Etraftaki masalardan üzerine çevrilen acıma ve küçümseme dolu bakışları hissedebiliyordu. Onlar sadece küçük, zayıf bir Asyalı kadının aşağılık bir iş yaptığını görüyorlardı. Tam da Elif’in görmelerini istediği şeyi…
Her hakaret, her azar, onun gerçek kimliğini gizleyen kalenin duvarlarına eklediği birer tuğlaydı. Zihni, her zaman aşağıya bakan gözlerinin arkasında bir makine gibi çalışıyordu. 7 numaralı masadaki adam çetenin temmenlerinden biriydi. Ejderha Çetesi’nin lideri Victor Orlov’un en güvendiği adamı, mutfağın yanındaki kuytu köşede oturuyordu. Orlov’un Pro marka parfümünü, masaya dört kez vurma alışkanlığını, mutfağın giriş çıkışlarını ezbere biliyordu.
Her hareketi, her aşağılanmayı, sabırla ve sessizce topluyordu. Müdürün “Biraz daha hızlı olsana kızım!” diye azarlamasına başını kaldırmadan hafifçe salladı. O hakaretlere alışmıştı. Tıpkı ana salondaki kamera kör noktalarını, acil çıkış kapısının içeriden açılmasının kaç saniye sürdüğünü ezbere bilmesi gerektiği gibi.
III. SESSİZ FIRTINA
Arka depoya giden koridorda, çetenin alt düzey üyelerinden iri yarı bir adam duruyordu. Dudaklarında, güçlünün zayıfı ezme hakkını kendinde bulduğu sırıtış vardı. “Hey ufaklık! Yorgun görünüyorsun. Gel biraz dinlen.” dedi. Elif istemsizce paspasın sapını sıktı, yüzünde korku dolu bir ifade vardı. Mükemmel bir rol oynuyordu; köşeye sıkışmış, kaçacak yeri kalmamış bir av.
Adam omzuna dokunmak üzereyken, Elif’in gözleri buz gibi bir göl yüzeyine döndü. Şimşek hızında bir hareketle paspası tutan eli ters döndü, iki parmağı adamın bileğindeki sinir noktasına bastı. Adam çığlık attı, tüm vücudu boşaldı. Elif omzuyla adamın göğsüne hafifçe vurdu, dev adam sendeleyerek geri çekildi, boş bir kutuya takılıp yere kapaklandı. Elif de sanki takılıp düşmüş gibi yaparak korku dolu bir çığlık attı. Olay yeri, aptalca bir kayma kazası gibi görünüyordu.
Müdür ve çalışanlar koşarak geldiler. Gördükleri tek şey, yerde oturmuş titreyerek ağlayan temizlikçi kızdı. Adam götürülürken zihninde hala o tuhaf dokunuş vardı. Elif’in erken çıkmasına izin verildi. Sessizce üniformasını değiştirdi, maaşını aldı ve restorandan çıktı. Gecenin soğuk rüzgarı yüzüne vurdu. Başını kaldırıp gökdelenlerin ışıklarına baktı. Maske düşmüştü ve asıl av şimdi başlıyordu.

IV. DEDKTİF KATARİNA’NIN ŞÜPHESİ
Dedektif Katarina Sky, soğumuş kahve kokusunun eşliğinde Le Grandle restoranındaki arbede raporunu inceliyordu. Kaza olarak kapatılmıştı. Ama bir şeyler yanlıştı. Koca bir dev, adını koyamadığı bir şeyle yere serilmişti. Müdür, korkak ve ürkek davranan zayıf Asyalı temizlikçiden bahsediyordu. Katarina, güvenlik kamerası kayıtlarını izlemeye karar verdi.
Elif’in her hareketinde tüyler ürpertici bir kesinlik vardı. Sakarlığın arkasında mutlak bir denge. Gözleri yere bakıyor gibiydi ama aslında etrafındaki her şeyi tarıyordu. Bir sahnede yere düşen telefonunun ekranında bir tarama ışığı parladı. Elif’in her eyleminin iki katmanlı bir anlamı vardı: pencereyi silerken içerideki yansımasını izliyor, çöpü dökerken karalama kağıtlarına dokunuyordu.
Katarina, Elif’in her gün girişin yanındaki saksı bitkisine dokunduğunu, toprağa küçük bir nesne yerleştirip başka bir gün başka bir nesne aldığını fark etti. Bu, profesyonel bir istihbaratçının ölü kutu tekniğiydi. Personel dosyasında hiçbir leke yoktu. Parmak izleri hiçbir veri tabanında yoktu. Elif diye biri kağıt üzerinde yoktu.
Katarina, eski hocasına şifreli bir mesaj gönderdi: “Sistemde olmayan birini teşhis etmem gerekiyor. 30’larında Türk kökenli bir kadın. Ejderha çetesiyle bağlantılı. Bir hayalet.”
V. GÖLGE’NİN GEÇMİŞİ
Elif, küçük dairesinde komando bıçağını temizliyordu. Anılar bir fırtına gibi geri geldi. Yıllar önce, eğitim sahasında, Binbaşı Ahmet’ten aldığı en önemli dersi hatırladı: “Düşmanın gücünü kendi zayıflığına dönüştür. En sağlam kalenin bile çatlakları vardır. En iyi silah, düşmanın sana kendi elleriyle verdiği silahtır.”
Bir uluslararası operasyonda tuzağa düşmüşlerdi. Binbaşı Ahmet vurulmuştu. Son anlarında “Victor Orlov, onu bul, görevi tamamla. Vatan sağ olsun.” demişti. Elif için bu bir yemin olmuştu. O gün bugündür, Orlov’un imparatorluğunu yıkmak ve hocasının intikamını almak için yaşıyordu.
VI. SATRANÇ OYUNU BAŞLIYOR
Aynı anda Katarina’nın eski hocasından yanıt geldi: “Bu kişi hakkında resmi kayıt yok. Türk Özel Kuvvetlerine bağlı seçkin bir birimin kadın subayı. Kod adı Gölge. Kılık değiştirme ve psikolojik savaş ustası. Ortağı bir operasyonda öldürüldü. O olaydan sonra kayboldu. Eğer o olduğundan eminsen, ona suçlu gibi yaklaşma. Müdahale etme. Sadece izle. Onun avına katılacak kalibrede değilsin.”
Victor Orlov ise içeride bir hain olduğundan şüpheleniyordu. Üç adamına üç farklı sahte bilgi verdi. Hepsi sahteydi. Hangi mekana baskın yapılırsa farenin kim olduğunu bilecekti.
Elif tuzağı anladı. Orlov’un tuzağına düşmeyecekti. Kendi kaosunu yaratacaktı. Polis merkezine isimsiz bir e-posta gönderdi: “Güney sanayi bölgesi. 4 numaralı depo. Sahte mal. Gece yarısı.” Katarina, ihbarın Elif’ten geldiğini sezdi ve bölgeye devriye gönderdi. Küçük bir çete yakalandı, Orlov’un dikkatini dağıttı.
Orlov, şüphelerinin yanlış olduğuna inandı. Elif’in planı işlemişti.
VII. SON HAMLE: BÜYÜK DARBE
O gece Le Grandle restoranında hayırseverlik balosu vardı. Orlov tüm elitlerini toplamıştı. Elif, şık bir garson üniformasıyla salona sızdı. Katarina da güvenlik ekibindeydi. Elif, Orlov’un özel alerjisine uygun bir solüsyon hazırlamıştı. Şarap servisi sırasında avucunda gizlediği şırıngayla şişeye alerjen enjekte etti. Orlov partinin ortasında kaşınmaya, yüzü kızarmaya başladı. Aceleyle özel ofisine çekildi.
Orlov, alerji ilacını almak için kasasını açtı. Elif’in haftalar önce yerleştirdiği mikro lazer tarayıcı, Orlov’un tüm biyometrik verilerini ve şifresini kaydetti. Orlov ilacını aldı, kasayı kapattı. Elif, gece restoranda temizlikçi kılığına bürünüp ofise girdi. Kapıyı açtı, kasayı açtı, Orlov’un bilgisayarını aldı, yerine sahte bir bilgisayar koydu. Sahte bilgisayar, FBI sunucularına acil bir yardım sinyali gönderecek bir virüs içeriyordu.
Gerçek bilgisayarda Binbaşı Ahmet’in ölümüne dair bilgiler ve hainin ismi vardı. Elif, görevini tamamlamıştı.
VIII. ADALETİN GELİŞİ
Ertesi sabah FBI, Le Grandle restoranını bastı. Orlov ve adamları yakalandı. Katarina, Orlov ile sorgu odasında konuştu. Elif’in fotoğrafını ve Binbaşı Ahmet’in dosyasını gösterdi. Orlov, gerçek düşmanının kim olduğunu anladı. Katarina, “Bize yenilmediniz. Varlığından bile haberdar olmadığınız bir hayalete yenildiniz,” dedi ve odadan ayrıldı.
Katarina ofisine döndüğünde üzerinde göndereni olmayan bir kutu buldu. İçinde zambak şeklinde bir şeker heykeli, Elif’in bıraktığı orijinal bilgisayar ve bir not vardı: “Adaletin sınırı yoktur. Teşekkür ederim.”
IX. DÖNÜŞ VE HUZUR
İstanbul’da, Edirnekapı Şehitliği’nde Elif, Binbaşı Ahmet’in mezarına saf beyaz bir zambak bıraktı. Söz tutulmuş, borç ödenmişti. Hocasına son bir kez başıyla selam verdi, arkasını dönüp yürüdü. Gölgesi yavaşça küçüldü, vatanının güneşine karıştı.
O bir savaşı kazanmak zorunda değildi. Sadece bir savaşı bitirmesi gerekiyordu.
SON
Bu hikaye, görünmez bir kahramanın, Türk askeriyesinin ve bir kadının cesaretinin romanıdır. Gerçek adalet, bazen en sessiz gölgede büyür ve kötülüğün üstüne bir yıldırım gibi iner. Elif, bir hayalet gibi geldi, adaletini sundu ve yine bir gölge gibi kayboldu.
.
News
प्रेग्नेंट महिला को बस में खड़े देख अपनी सीट दे दी थी ,कुछ साल बाद जो मिला वो कभी सोचा भी नहीं था
प्रेग्नेंट महिला को बस में खड़े देख अपनी सीट दे दी थी ,कुछ साल बाद जो मिला वो कभी सोचा…
Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet Temizliği
Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet Temizliği . . . Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk: Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet…
Türkler Sahada İş Bilmez” — 8 Dakika 30 Saniyede Cevap Verdiler
Türkler Sahada İş Bilmez” — 8 Dakika 30 Saniyede Cevap Verdiler . . . Başlangıç: Bir Tatbikat ve Bir Meydan…
Türk Hademe – “Köpeğim Ol” Diyen Yüzbaşıyı – Tek Hamlede Diz Çöktürdü
Türk Hademe – “Köpeğim Ol” Diyen Yüzbaşıyı – Tek Hamlede Diz Çöktürdü . . . Türk Hademe – “Köpeğim Ol”…
कनाडा में भारतीय लड़कियों का चौंकाने वाला कांड! जो सामने आया, उसने सबको सन्न कर दिया!
कनाडा में भारतीय लड़कियों का चौंकाने वाला कांड! जो सामने आया, उसने सबको सन्न कर दिया! . . . कनाडा…
इंस्पेक्टर मैडम चोर को पकड़ने पहुँची, सामने निकला तलाकशुदा पति | सच्ची कहानी | Emotional Story
इंस्पेक्टर मैडम चोर को पकड़ने पहुँची, सामने निकला तलाकशुदा पति | सच्ची कहानी | Emotional Story . . . इंस्पेक्टर…
End of content
No more pages to load



