Polis Memuru – Yetim Kızın Gözyaşları – Annesinin Kimliği Ortaya Çıkınca Sonu Geldi!
.
.
.
Yetim Kızın Gözyaşları
BÖLÜM I – Mecidiyeköy Kavşağı
İstanbul’un kalbi sayılan Mecidiyeköy o akşam her zamanki gibi sabırsızdı. Korna sesleri birbirine karışıyor, egzoz dumanı ağır bir sis gibi caddelerin üzerine çöküyordu. Şehir kimseye nefes aldırmayan bir tempo tutturmuştu.
Aslı Gürsoy, babasından yadigâr otuz yıllık Renault’nun direksiyonuna sıkıca tutunmuş, önündeki minibüsün aniden fren yapmasının şaşkınlığını hâlâ üzerinden atamamıştı. Şerit değiştirmişti. Sinyal vermişti. Aynaya bakmıştı. Ama şimdi arkasında yanıp sönen polis ışıkları vardı.
Kalbi göğsünü yumrukluyordu.
Henüz birkaç ay önce hukuk fakültesinden birincilikle mezun olmuştu. Diplomayı alırken hissettiği gurur, o an yerini mideye çöken soğuk bir korkuya bırakmıştı.
Aracın camına sert bir tıklama geldi.
“Ehliyet, ruhsat. Çabuk ol. Bütün gün seni bekleyemem.”
Ses metalikti. Sabırsız ve buyurgan.

Aslı başını kaldırdığında memurun bakışlarını gördü. Bıyıklarının altından küçümseyen bir gülümseme sarkıyordu. Yaka kartında yazan isim netti:
Metin Aydın.
Aslı belgeleri uzatırken memurun bakışlarının arabayı süzdüğünü hissetti. Eski ama temiz koltuklar. Sade kıyafetler. Mütevazı bir hayatın izleri.
“Ne yaptığının farkında mısın?” dedi Metin. “Şeridi öyle aniden değiştirerek trafiği tehlikeye attın.”
Aslı derin bir nefes aldı.
“Memur bey, sinyal verdim. Aynayı kontrol ettim. Önümdeki araç ani fren yaptı. Mecbur kaldım.”
Metin alaycı bir kahkaha attı.
“Herkesin bir bahanesi var.”
Belgeleri inceledi. Sonra yavaşça geri uzattı.
“Belgelerin tamammış. Ama bu seni kurtarmaz. Ceza yazarsam ehliyetinden puan gider. Sonra uğraşırsın durursun.”
Söyledikleri tehditten farksızdı.
Aslı o an ders kitaplarında okuduğu kavramın canlı hâliyle karşı karşıya olduğunu anladı: Yetkinin kötüye kullanılması.
“Eğer bir ihlal yaptığımı düşünüyorsanız,” dedi sakin ama net bir sesle, “lütfen tutanak düzenleyin. Yasal itiraz hakkımı kullanırım.”
Metin’in yüzündeki ifade bir anlığına değişti. Böyle bir karşılık beklemiyordu.
“Hukukçu musun sen?”
Aslı cevap vermedi.
Metin eğildi. Sesi fısıltıya dönüştü.
“Bak… işi yokuşa sürme. Akşam oldu. Yorulduk. Bir çayımızı, çorbamızı ısmarlarsın, kapatırız meseleyi.”
O cümle Aslı’nın zihninde çınladı.
Rüşvet.
Annesinin sesi kulaklarında yankılandı:
“Korkma. Korku onların silahıdır.”
Titreyen elleriyle telefonunu çıkardı.
“Annem” yazan isme bastı.
“Efendim kızım?” dedi telefonun diğer ucundaki sakin, derin ses.
“Anne… Mecidiyeköy’deyim. Bir memur… sanırım benden çay parası istiyor.”
Birkaç saniyelik sessizlik.
Sonra çelik gibi bir ton:
“Hiçbir şey verme. Arabadan inme. On dakika içinde oradayım.”
Telefon kapandı.
Metin sırıttı.
“Ne oldu? Bankayı mı aradın?”
“Hayır,” dedi Aslı. “Annemi.”
Memur kahkaha attı.
“Annen mi? O ne yapacak?”
Ama Aslı’nın yüzündeki ifade değişmişti. Korku yerini bekleyişe bırakmıştı.
On dakika sonra kalabalık arasından bir kadın yürüyerek geldi.
Dik duruşlu. Kusursuz ütülü döpyes. Ölçülü ama sarsılmaz adımlar.
Selma Gürsoy.
Metin o an bir huzursuzluk hissetti.
Kadın Aslı’nın camından içeri baktı, kızının iyi olduğunu görünce başını hafifçe salladı. Sonra gözlerini memura çevirdi.
“İyi akşamlar memur bey. Ben Aslı’nın annesiyim. Bir sorun mu var?”
Sesi ne yüksek ne alçaktı. Ama içinde tartışılmaz bir otorite vardı.
Metin toparlanmaya çalıştı.
“Kızınız trafiği tehlikeye attı.”
Selma Hanım sakinlikle sordu:
“Hangi maddeye göre işlem yapıyorsunuz? Tutanak düzenlediniz mi? Kamera kaydı var mı?”
Metin afalladı.
“Biz… gerekli tespiti yaptık.”
“Öyle mi?” dedi Selma Hanım. “Peki tutanak hazırlamadan önce kızımın çayınızı ısmarlamasını istemenizin sebebi neydi?”
Çevredeki birkaç kişi telefonlarını çıkarmıştı.
Metin’in yüzü bembeyaz oldu.
Selma Hanım çantasından bir kartvizit çıkardı ve memurun eline verdi.
Metin kartı okuduğunda dizlerinin bağı çözüldü.
Selma Gürsoy
Emekli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı
Bu isim adliye koridorlarında bir efsaneydi.
“Yarın sabah hakkınızda suç duyurusunda bulunacağım,” dedi Selma Hanım. “Görevi kötüye kullanma ve rüşvete teşebbüs.”
Bu bir tehdit değildi.
Bir karardı.
O gece şehir gürültüsüne devam etti.
Ama bir memurun hayatında sessizlik başladı.
News
Tarihte Bir Yasal Boşluk: Liselotte Kraus’un Hikayesi
Tarihte Bir Yasal Boşluk: Liselotte Kraus’un Hikayesi . Tarihte Bir Yasal Boşluk: Liselotte Kraus’un Sessizliği Nisan 1938’de, Bavyera’nın küçük ve…
Hemşire 1978’de Kayboldu — 30 Yıl Sonra Kimlik Kartı Ormanda Bulundu
Hemşire 1978’de Kayboldu — 30 Yıl Sonra Kimlik Kartı Ormanda Bulundu . . . 1978’DE KAYBOLAN HEMŞİRE: 30 YIL SONRA…
1987’de Konya’da kaybolan hamile Aylin Demir vakası… 19 yıl sonra ortaya çıkan şok edici gerçek
1987’de Konya’da kaybolan hamile Aylin Demir vakası… 19 yıl sonra ortaya çıkan şok edici gerçek . Konya’da Kaybolan Bir Hayat:…
2009’da yeni evli genç gelin kayboldu; 7 yıl sonra apartman görevlisinin şok itirafı ortaya çıktı
2009’da yeni evli genç gelin kayboldu; 7 yıl sonra apartman görevlisinin şok itirafı ortaya çıktı . . . 2009’da Kaybolan…
(Safranbolu, 2012) Dört kız kardeş aynı anda hamile kaldı — annelerinin tepkisi tüm ülkeyi ağlattı
(Safranbolu, 2012) Dört kız kardeş aynı anda hamile kaldı — annelerinin tepkisi tüm ülkeyi ağlattı . . . Safranbolu’da Bir…
1993, Kayseri’de: Fatma Demir iz bırakmadan kayboldu — 12 yıl sonra kocası her şeyi itiraf etti
1993, Kayseri’de: Fatma Demir iz bırakmadan kayboldu — 12 yıl sonra kocası her şeyi itiraf etti . . . 1993,…
End of content
No more pages to load






