Saat 00.00’da Mafya Babasını Aradı: “Kızınız Yağmurda Çaresiz Titriyor”
.
.
.
Saat 00.00’da Mafya Babasını Aradı: “Kızınız Yağmurda Çaresiz Titriyor”
Giriş: Yağmur ve Karanlıkta Saklı Sırlar
Gece yarısı saat tam sıfır sıfırdı. Şehir, şiddetli bir yağmurla boğuşuyordu. Su perdeleri gökyüzünü şiddetli ve öfkeli bir şekilde dövüyor, şehrin sokak lambalarının turuncu ışığını bulanık çizgiler halinde yayıyordu. Herkes evine çekilmiş, sokaklar sessizliğe bürünmüşken, Moonlight Diner’ın içi ise sessizlik ve yalnızlıkla doluydu.
Serena, saatlerdir ayakta durmaktan bitap düşmüş, tezgahın son bölümünü silerken tüm vücudu ağrıyordu. Kahve makinesinin üzerindeki saat, sabaha çoktan geçmişti; 2’yi geçiyordu. Eve gitmek, ayaklarını suya batırmak ve yarın yeni bir güne başlamadan önce rüyasız bir uykuya dalmak istiyordu. Ama o gece, beklenmedik bir şey oldu. Dışarıdaki rüzgar, lokantanın kapısını titretti ve açık tabelası çılgınca sallandı.
Ve sonra, gökyüzünü yırtan bir şimşek çaktı. O an, Serena’nın gözleri, dışarıda küçük bir figür gördü. Dar tentenin altında kıvrılmış, titreyen küçük bir kız. Başta Serena bunun yağmurun yarattığı bir yanılsama olduğunu düşündü. Ama gökyüzündeki şimşek, kızın net bir şekilde görünmesini sağladı. Kız çok küçüktü, belki 10 yaşında. Tüm vücudu titriyordu. Pembe prenses elbisesi, şık bir doğum günü partisi için giyilen türden, cildine yapışmıştı. Işıltılı, mücevherli bale ayakkabıları çamurla kaplıydı. Bir ayakkabısı tamamen yok olmuştu. Kız kendini sıkıca kucakladı, yüzü solgun ve gözyaşlarıyla ıslanmıştı. Siyah bukleleri, kaldırıma damlıyordu.
Serena’nın kalbi sıkıştı. Kendi sorunları, ödenmemiş sağlık faturaları ve dar stüdyo dairesinin yalnızlığı birden önemsiz geldi. Düşünmeden kapının kilidini açtı ve dışarı çıktı. Rüzgar, parlak neşeli bir ses çıkararak, gergin havayı daha da gerdi. “Hey, burada kalamazsın. Donarak ölürsün,” dedi. Kız irkildi. 10 yaşındaki bir çocuk için çok derin bir korku ve endişeydi bu. Sadece fırtınada mahsur kalmış olması değildi, bu büyük bir tehlikenin işaretiydi. Sıyrılmış dizleriyle acı içinde bağırdı. Serena tereddüt etmedi, yağmura atladı, soğuk anında üniformasını ıslattı ve küçük kızı kaldırıp sıkıca sarıldı. Artık her şey yolundaydı.
Çocuk ve Güvenlik
Sofia, kaosun ta kendisiydi. Dişleri o kadar şiddetli titriyordu ki konuşamıyordu, sadece Serena’nın boynuna sarılabiliyordu. Sanki geride bırakılmaktan korkuyordu. Serena hızlıca hareket etti. Eve giderken giydiği kalın yün paltoyu aldı; Bayan Patterson’dan kalan tek hatıra buydu. Eskimiş ve yıpranmıştı, ama sıcaktı. Serena, küçük bedeni paltoyla sıkıca sardı ve en zengin sıcak çikolatayı hazırladı. Bir avuç marshmallow ekledi ve onu yavaşça içti. Sofya, titrek ellerle küçük yudumlar aldı ve titremesi azalmaya başladı.
Serena, diz çöküp yaralarını kontrol etti. Sıyrılmış dizler ve ayağında cam parçası nedeniyle küçük bir kesik vardı. Nazikçe temizledi. Hareketleri, üvey annesine kalmış günlerden kalmaydı. “Uzun yol koştun, değil mi? Seni kim bu kadar korkuttu?” diye sordu. Bandaj almak için ayağa kalktığında, Sofya’nın küçük eli uzandı ve bileğini tuttu. Tutuşu şaşırtıcı derecede güçlü ve panik doluydu. “Lütfen,” diye fısıldadı kız. Sesi titriyordu. “Polisi arama.” Serena, şaşkınlıkla durdu. Bu acil bir durumdaydı. Ama Sofya’nın iri kahverengi gözlerindeki korku gerçekti. Bu sıradan bir kayıp çocuk değildi, bu tehlikeli bir şeyden kaçan birinin korkusuydu.
Neden? Sofya, boğazını düğümlemiş, “Baba, o önemli biri. Bu olay duyulursa ve kötü insanlar polis raporundan nerede olduğumu öğrenirlerse beni bulurlar,” dedi. Telefonunu kaybetmişti, kimseye güvenemiyordu. Serena’nın aklı karmaşık düşüncelerle doluydu. Bu çocuk, saf ve masum görünüyordu ama içi büyük bir tehlike taşıyordu. “Tamam,” dedi Serena, “polisi aramayacağım. Ama sana yardım etmek zorundayım. Bana numaranı verir misin?”
Sofia, gözleri yaşlı ve titrek bir şekilde, gizli bir şifre gibi birkaç rakam söyledi. Serena, derin bir nefes aldı. Kalbi göğsünde hızla çarpıyordu. Eski, çatlak ekranlı telefonunu çıkardı ve o gece her şeyi değiştirecek olan telefon görüşmesine başladı. Sanki saatlerdir bekliyormuş gibi, ilk çalınışta cevap verildi. Ses, alçak ve tehditkardı, sanki bir emir veriyordu. “Burada kalamazsın. Baban geliyor,” dedi. Serena, nefesini tutmuştu. Parmakları, telefonu sıkıca tutuyordu.
Babanın Gelişi ve Güven
Serena, “Ben Serena. Moonlight Diner’da garsonum. Kızınız benimle birlikte burada,” dedi. Diğer uçta, keskin bir nefes alma sesi duyuldu. Sonra sessizlik, boğucu ve ağır bir sessizlik. “En derin korkusunun teyidi,” gibi. En korkutucu ve aynı zamanda en umut verici an. Bir an durdular. Sonra, o adam çıktı. Uzun, güçlü ve buz gibi bir yüzle, siyah bir palto ve gölgeler içinde duruyordu. Gözleri, karanlık ve derindi. Gözlerini Serena’ya dikti. “Sen Serena,” dedi. “Evet,” diye cevap verdi Serena. Marcus, onun gözlerine baktı. Bakışları, bir yıkım ve sevgi karışımıydı. “Herkes yapmaz,” dedi. “Ama ben yaptım. Sana yardım ettim. Beni dinlediğin ve güvendiğin için teşekkür ederim.”
Serena, onun elini tutmak istedi. Ama içi korku ve saygıyla doluydu. Bir an, onun gerçekten onun babası olduğunu anladı. O, hayatını değiştiren, kayıp kızını ve kendisini bir araya getiren adamdı. “Herkes yapmaz,” dedi Marcus, “ama ben yapıyorum. Çünkü seviyorum.” Serena, gözlerini kırpıştırdı ve derin bir nefes aldı. Bu gece, onun hayatındaki en önemli geceydi. Artık, geçmişi ve korkuları geride bırakıp, yeni bir hayata başlamanın zamanıydı.
Son ve Yeni Bir Başlangıç
Serena ve Marcus, geceyi gökyüzü ve yıldızlar altında geçirdiler. Birlikte, yeni bir hayata adım attılar. Serena, artık yalnız değildi. Kızını bulmuş, ona sevgiyle bağlı ve yeni ailesiyle mutlu bir hayat kurmuştu. Bu hikaye, sevginin ve umudun her zaman en büyük gücü olduğunu gösteriyor. En küçük anlar, bazen en büyük aşkların başlangıcı olabiliyor.
Bitti.
News
Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet Temizliği
Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet Temizliği . . . Emekli Paşaların Gölgesindeki Yolsuzluk: Korgeneral Ayla Sancak’ın İhanet…
Türkler Sahada İş Bilmez” — 8 Dakika 30 Saniyede Cevap Verdiler
Türkler Sahada İş Bilmez” — 8 Dakika 30 Saniyede Cevap Verdiler . . . Başlangıç: Bir Tatbikat ve Bir Meydan…
Türk Hademe – “Köpeğim Ol” Diyen Yüzbaşıyı – Tek Hamlede Diz Çöktürdü
Türk Hademe – “Köpeğim Ol” Diyen Yüzbaşıyı – Tek Hamlede Diz Çöktürdü . . . Türk Hademe – “Köpeğim Ol”…
कनाडा में भारतीय लड़कियों का चौंकाने वाला कांड! जो सामने आया, उसने सबको सन्न कर दिया!
कनाडा में भारतीय लड़कियों का चौंकाने वाला कांड! जो सामने आया, उसने सबको सन्न कर दिया! . . . कनाडा…
इंस्पेक्टर मैडम चोर को पकड़ने पहुँची, सामने निकला तलाकशुदा पति | सच्ची कहानी | Emotional Story
इंस्पेक्टर मैडम चोर को पकड़ने पहुँची, सामने निकला तलाकशुदा पति | सच्ची कहानी | Emotional Story . . . इंस्पेक्टर…
बेटी का एडमिशन कराने लंदन गई थी साधारण माँ…दुबई का सबसे बड़ा करोड़पति उसे देखते ही पैरों में झुक गया
बेटी का एडमिशन कराने लंदन गई थी साधारण माँ…दुबई का सबसे बड़ा करोड़पति उसे देखते ही पैरों में झुक गया…
End of content
No more pages to load







