SEYİT ONBAŞI 215 KİLOLUK MERMİYİ TAŞIDI! 😮 İngiliz Zırhlısını TEK ATIŞTA VURDU!

.
.
.

Seyit Onbaşı 215 Kiloluk Mermiyi Taşıdı! İngiliz Zırhlısını Tek Atışta Vurdu!

18 Mart 1915 sabahı, Çanakkale Boğazı’nın soğuk sularında, dünyanın en güçlü donanması Osmanlı topraklarına doğru ilerliyordu. 18 zırhlı gemi, 316 ağır top, binlerce denizci ve İngiliz-Fransız amiralleri, öğleden sonra Osmanlı başkenti İstanbul’a demir atacaklarından emin bir şekilde hareket etmişlerdi. Ancak, hiç kimse o gün Seyit Onbaşı’nın adını ve kahramanlık hikayesini duymamıştı. Ne Osmanlı ne de müttefik donanması, Rumeli Mecidiye tabyasındaki bir topçunun tarihin akışını değiştireceğini ve tüm planlarını altüst edeceğini bilmiyordu.


Seyit Onbaşı’nın Kahramanlık Hikayesi Başlıyor

Seyit Ali, 1889 yılında Balıkesir’in Havran ilçesinin Manastır köyünde doğmuştu. Babası Abdurrahman, annesi ise Emine olan bu yoksul köylü çocuğu, 20 yaşında Osmanlı ordusuna katılmıştı. 1914 yılında Çanakkale Cephesi’ne topçu eri olarak gönderilen Seyit Ali, 1915’teki o tarihi gün öncesinde Balkan Savaşları’nda çarpışmış, savaşın zorluklarına dayanmıştı. Uzun boylu, iri yapılı ve güçlü bir adam olan Seyit, silah arkadaşları arasında “Koca Seyit” lakabıyla tanınıyordu. Onun fiziksel gücü, çevresindeki herkesin dikkatini çekmişti.

Rumeli Mecidiye tabyası, Çanakkale Boğazı’nın en kritik savunma noktalarından biriydi. 1892 yılında Abdülhamit döneminde inşa edilen bu tabya, boğazın savunmasında önemli bir rol üstlenmişti. Ancak, 18 Mart sabahı, karşısında dünyanın en güçlü deniz gücü bulunuyordu. İngiliz Amiral John de Robek komutasındaki müttefik donanması, her şeyin kontrolünde olduklarını düşünerek Çanakkale’ye girmişti. 18 zırhlı ve 316 top, Osmanlı savunmasını kolayca aşacaklarını düşünüyorlardı. Fakat planları, Seyit Onbaşı’nın göz kamaştıran kahramanlığı sayesinde alt üst oldu.


Müttefik Donanması Çanakkale Boğazı’na Girmeye Başlıyor

İngiliz donanmasının devasa gemileri, boğazın dar noktalarına yaklaşırken, Osmanlı topçuları henüz harekete geçmemişti. Çünkü düşman gemileri henüz menzil dışındaydılar ve her mermi çok değerliydi. Ancak saat 11:00’de başlayan bombardıman, Osmanlı askerlerinin direncini zorlamaya başladı. Müttefik donanmasının devasa topları, Osmanlı tabyalarını yıkmak için durmaksızın ateş ediyordu ve her isabet eden mermi, toprağı ve gökyüzünü savuruyordu.

Rumeli Mecidiye tabyasına düşen 1000 kiloluk bir İngiliz mermisi, cephaneliği havaya uçurmuş, 14 Osmanlı askeri şehit olmuş ve 24 asker yaralanmıştı. Tabya’nın altındaki 6 toptan beşi kullanılamaz hale gelmişti. Sadece bir adet 240 mm’lik topu çalışır durumdaydı. Ancak buna rağmen, geri çekilmek yerine, Seyit Ali ve silah arkadaşları, kararlılıkla mücadele etmeye devam ettiler.


İmkansız Görev: Seyit Onbaşı’nın 215 Kiloluk Mermiyi Taşıması

Savaşın akışını değiştirecek olay, 18 Mart 1915’te Rumeli Mecidiye tabyasındaki küçük bir anla başladı. Mermilerin ve patlamaların arasında, Seyit Ali, yalnızca fiziksel gücünü değil, aynı zamanda vatan sevgisiyle beslediği azmini de kullanacaktı. 215 kiloluk top mermisini kaldırması imkansız gibi görünüyordu. Topçu vinçleri patlamada hasar görmüş ve tek çalışan top, Seyit Ali’nin gücüne kalmıştı.

Yüzbaşı Mehmet Hilmi Bey, Seyit Ali’ye baktığında önce şaka yaptığını düşündü. 215 kiloluk bir mermiyi taşımak insan gücüyle mümkün değildi. Ancak Seyit’in gözlerindeki kararlılığı gördü ve başka seçenek olmadığını fark etti. Seyit Ali, “Ben taşırım,” diyerek mermiyi taşıma işine koyuldu. Arkadaşı Nideli Ali, ona yardım etti ve birlikte mermiyi namluya yerleştirmeye başladılar.


Zafer Anı: Bir Merminin Tarihi Değiştiren Yolu

Seyit Ali’nin sırtındaki 215 kiloluk mermiyi taşırken yaşadığı her adım, bir işkenceydi. Zihni berraktı, ama bacakları titriyordu, sırtı ağrıyordu, her şey ona karşıydı. Ancak o durmadı. Bir adım daha attı, bir adım daha… Seyit Ali, 15 basamaktan oluşan merdiveni çıkarak topun kundağına mermiyi yerleştirdiğinde, “Hazır komutanım,” dedi.

Yüzbaşı Mehmet Hilmi Bey, topu ateşledi ve 215 kiloluk mermi, İngiliz zırhlısı HMS Ocean’ı hedef aldı. Patlama anında geminin dümen mekanizması tamamen parçalandı. Geminin kaptanı Roger Beckhouse, dümenin çalışmadığını fark ettiğinde çok geçti. HMS Ocean, boğazda sürüklenmeye başladı. Ve nihayet, Nusret Mayın gemisinin döşediği mayınlara çarparak battı.

Bu zafer, sadece Seyit Onbaşı’nın gücüne ve cesaretine dayanıyordu. O gün, Osmanlı savunması tarihin en büyük deniz gücünü bozguna uğrattı.


Seyit Onbaşı’nın Kahramanlığı ve Sonrası

Seyit Onbaşı, o gün fiziksel olarak imkansız görünen bir şeyi başardı. 215 kiloluk mermiyi taşıdı, topa yerleştirdi ve bir zırhlıyı batırdı. Ancak kahramanlık anı sadece savaşı kazandırmakla kalmadı, Seyit’in adını Çanakkale’de ebedi kıldı. Osmanlı ordusunun direnişi, Seyit Onbaşı’nın azmi ve cesareti sayesinde başarıya ulaşmıştı.

Savaşın sonunda Seyit Onbaşı, terhis edilerek köyüne döndü. Ancak onun kahramanlık hikayesi, halk arasında dilden dile dolaşmaya başladı. Seyit, hiçbir zaman şöhret ve maaş istemedi. O, sadece görevini yaptı. Mustafa Kemal Atatürk, Seyit Onbaşı’yı kabul ettiğinde, ona maddi bir ödül vermek istedi. Ancak Seyit, bu teklifi reddetti. Onun tek isteği, orman askerlerinin kendisine fazla karışmamasıydu.


Sonuç ve Miras

Seyit Onbaşı, Çanakkale Savaşı’ndan sonra hayatına devam etti. Ancak 1939 yılında Zatürre nedeniyle 50 yaşında hayatını kaybetti. Fakat onun adı, Türk milletinin hafızasında her zaman yaşayacaktı. 13.000 tonluk zırhlıyı batıran bu kahraman, sadece topçu değil, aynı zamanda bir milletin direncini simgeliyordu. Seyit’in adı, bugün Havran’da bir heykelle ölümsüzleştirildi. Koca Seyit, sadece bir askerin değil, bir halkın kahramanıydı.


Tarihin Akışını Değiştiren Adam

Seyit Onbaşı, 18 Mart 1915’te sadece 215 kiloluk bir mermiyi taşıyarak tarihin akışını değiştirmedi. O, bir milletin gücünü, inancını ve vatan sevgisini simgeliyordu. O, sadece savaşın kahramanı değil, aynı zamanda her Türk vatandaşının hafızasında ve kalbinde yaşayan bir simgeydi.