MİT Operasyonu Ankara’yı Kurtardı! Canlı Bomba Yakalandı!

.
.
.

MİT Operasyonu: Ankara’yı Kurtaran Canlı Bomba Yakalandı!


Bölüm 1: Karanlık Plan

Avrupa’nın karanlık bir bodrumunda, PKK’nın gizli toplantısı sürüyordu. Masanın başında, yaşlı ve deneyimli bir terörist lideri oturuyor, önündeki haritaya dikkatle bakıyordu. Ellerindeki titremeler, yıllardır bu işi yapmasına rağmen kararlılığını yitirmediğini gösteriyordu. Gözlerindeki ifade, savaşın ona öğrettiği tüm soğukkanlılıkla parlıyordu. Bugün farklı bir gündü. Bu seferki saldırı, her zamankinden daha büyük, daha sarsıcı olacaktı.

Karşısında, genç ve dikkatli bir adam vardı. İnce yapılı, solgun yüzlü, gözlerinde korku ve cesaret arasında bir belirsizlik barındırıyordu. Genç adam, “Karakutu” kod adıyla biliniyordu. Yıllardır sadece Avrupa’da küçük çaplı operasyonlar düzenlemiş, sahada görev almamıştı. Fakat şimdi, öyle bir an geldi ki, Avrupa’daki propaganda görevini terk edip, Türkiye’de büyük bir operasyona katılacaktı.

Yaşlı liderin sesi, karanlık odada yankılandı:
“İyi dinle. Bu görev çok önemli. Yarın Türkiye’ye gideceksin. Hedefimiz Ankara’da büyük bir patlama olacak. Malzemeleri orada alacaksın. Kimse seni tanımıyor, kimse şüphelenmeyecek. Sessiz ol, akıllı ol, başarılı ol.”

Genç adam başını sallayarak onayladı. Gözlerinde beliren heyecanı, yıllardır beklediği bu anın verdiği içsel rahatlama izliyordu. Sonunda, Avrupa’da sadece “Karakutu” olan adam, sahada, gerçek bir militan olarak görev alacaktı.

“Ne zaman hareket ediyorum?” diye sordu.

“Yarın. Pasaportun hazır. Kimlik belgen de hazır. Uçakla İstanbul’a gideceksin, oradan da Ankara’ya geçeceksin. Bağlantılar seni bekliyor,” dedi lider.

Karakutu, yaşlı liderin sözlerini dikkatle dinlerken, odanın kapısından çıktı. Kapı kapanırken, liderin son bir hatırlatması vardı:
“Ve unutma, bu görevde başarısız olursan bedelini sen ödersin.”

Dışarıda, soğuk sokak lambalarının altında, telefonla konuşan bir adam vardı. Serkan, PKK içindeki Türk istihbarat ajanıydı. Konuştuğu kişi ise Yusuf Bey, MİT’in operasyon şefiydi.

“Yusuf Bey, Kara Kutu yarın Türkiye’ye geliyor. Pasaport numarasını ve uçuş bilgilerini mesaj attım. Ankara’da büyük bir saldırı planlıyorlar. Detayları henüz bilmiyorum ama öğrendiğimde sizi bilgilendireceğim,” dedi Serkan, telefonun diğer ucundaki Yusuf’a.

“Anlaşıldı, Serkan. Dikkatli ol, şüphe çekme. Biz gerisini hallederiz,” cevabını aldı.

Bölüm 2: MİT Operasyonu Başlıyor

Ankara’daki operasyon merkezinde Yusuf, ekranlarının başına oturdu. Haritalar, fotoğraflar, takip kayıtları… Her şey hazırdı. “Yarın hedefimiz İstanbul Havalimanı olacak. Kara Kutu Türkiye’ye gelmek üzere. Onu yakalamayacağız, takip edeceğiz,” dedi, ekibini bilgilendirerek.

Bir personel, “Neden hemen yakalamıyoruz?” diye sordu.

Yusuf gülümsedi, “Çünkü Kara Kutu tek başına değil. Arkasında bir ağ var. Bağlantıları var. Eğer onu hemen yakalarsak sadece bir kişiyi alırız. Ama beklersek, izlerseniz, tüm ağı çökertebiliriz. Sabır önemli.”

Ertesi sabah, İstanbul Havalimanı’nda büyük bir hareketlilik vardı. Yüzlerce yolcu pasaport kontrol noktasından geçiyor, her şey normal görünüyor ancak gözle görünmeyen bir şey vardı. MİT’in istihbarat ekibi, Kara Kutu’yu takibe almıştı.

Karakutu, sıradan bir yolcu gibi havalimanına girdi. Sırt çantası, kot pantolonu, siyah montuyla dikkat çekmeden ilerliyordu. Pasaport kontrolüne geldi, memur pasaportunu inceledi, damgasını vurdu, geri verdi ve “Hoş geldiniz,” dedi. Karakutu, başını sallayarak geçip, bagajını aldı ve çıkışa doğru ilerledi.

Ama bilmiyordu ki, o anda üç farklı kameradan izleniyordu. İstihbarat ekibi, havalimanının dışında bekleyen siyah arabada Kara Kutu’yu izliyordu. Kara Kutu, taksiye bindi ve Ankara’ya doğru yola çıktı.


Bölüm 3: Takip ve Sıkı İzleme

Yusuf, operasyon merkezinde her hareketi izliyordu. “Karakutu, otobüs terminaline geldi. İzlemeye devam edin,” dedi. Hedefini değiştiren Kara Kutu, otelden ayrıldığında taksiyle Ankara’nın kenar mahallelerinden birine gitmişti. Eski bir sanayi sitesiydi, terkedilmiş depolar ve boş arsalarla doluydu.

Taksi durdu, Kara Kutu indi ve bir deponun önüne geldi. Kapıyı açtı ve içeri girdi. O anda, 200 metre uzaklıktaki bir binadan onu izleyen gözetleme ekibi vardı. Uzun menzilli kameralarla her hareketi kaydediliyordu.

Depoda, yaşlı, kır saçlı bir adam onu bekliyordu. “Geç kaldın,” dedi adam, kutuyu Kara Kutu’ya vererek. Kara Kutu kutuyu açtı. İçinde bomba yapım malzemeleri vardı: elektronik parçalar, kablolar ve kimyasal maddeler. “Bunları nasıl kullanacağımı biliyorum,” dedi, adamın başını sallayarak.


Bölüm 4: Final Hazırlığı

Günler geçtikçe, Kara Kutu Ankara’da dolaşmaya devam etti. Alışveriş merkezlerine gitti, kalabalık yerleri inceledi, notlar aldı. Takip ekibi her gün onu izledi, fotoğraflar çekildi, videolar kaydedildi.

Bir gün, Kara Kutu, otel odasında bomba düzeneğini hazırlamaya başladı. Kabloları bağladı, zamanlayıcıyı ayarladı, her şey hazırdı. Sadece hedefi seçmesi gerekiyordu.

O gece, telefon çaldı. Avrupa’dan arıyorlardı. Yaşlı lider konuştu:
“Nasıl gidiyor?”
“Her şey hazır. Yarın harekete geçeceğim. Hedef; Kızılay’daki büyük alışveriş merkezi. Cumartesi çok kalabalık olacak,” dedi Kara Kutu, telefonu kapattı.

Yusuf, operasyonda hızla hareket etti. “Hedef Kızılay. Cumartesi. Acil toplantı. Tüm ekipler hazır olsun.”


Bölüm 5: Anı Beklemek

Cumartesi sabahı geldi. Kara Kutu erkenden uyandı. Sırt çantasına bomba düzeneğini yerleştirdi, zamanlayıcıyı ayarladı ve yola çıktı. Beyaz, dikkat çekmeyen bir araba kiraladı.

Fakat o an, Ankara’nın dört bir yanından operasyon araçları harekete geçti. Siyah zırhlı araçlar, sivil arabalar, motosikletler hepsi aynı hedefe doğru ilerliyordu. Kara Kutu, kalbi hızlı atarak yolda ilerledi, ama önüne bir araç çıktı. Keskin fren yaptı. Arkasından diğer araçlar yaklaştı.

Siyah arabalar, profesyonel takip ekiplerinin koordineli şekilde hareket ettiği araçlardı. Kara Kutu’nun paniği büyüdü, ancak araçlar durdu. Kapılar açıldı, taktik ekibi silahlarıyla dışarı fırladı.

“Çabuk in araçtan, ellerini kaldır!” diye bağırdılar.

Kara Kutu donakaldı. Ellerini direksiyona titreyerek koymuştu. Kafası karışıktı. Ne oluyordu?

Ekip, Kara Kutu’yu arabadan çıkardı, yere yatırdı ve kelepçeyi taktı. Bomba düzeneği ise araçta bulundu. İmha ekibi geldi, bomba etkisiz hale getirildi.


Bölüm 6: Sonuç

Kara Kutu, sorgu odasına alındı. Yusuf ve ekibi, operasyonu başarılı bir şekilde tamamlamıştı. Türkiye güvenliydi. Yusuf, ekibine dönerek, “İyi iş çıkardınız,” dedi.

Ancak, tüm bu başarının ardında, sessiz kahraman Serkan vardı. Avrupa’daki karanlık sokakta gizlice yaptığı telefon görüşmeleriyle bu operasyonun başarıya ulaşmasını sağlamıştı.

Kara Kutu ise, yavaşça başını kaldırarak Yusuf’a baktı. “Peki, neden daha önce yakalamadınız?” diye sordu.

Yusuf, “Çünkü seni değil, ağını istedik,” dedi. “Malzeme veren adamı da yakaladık. Avrupa’daki bağlantıları da çözdük. Hepsi şimdi bizim elimizde.”

Günler süren zorlu bir takip, sessiz bir kahramanın yardımları ve MİT’in profesyonel çalışmaları sayesinde Türkiye büyük bir tehlikeden kurtulmuştu. Ancak bu sadece bir operasyondu. Binlercesi daha vardı. Bilinmeyen, gizli kalan ve hepimizin güvenliğini sağlamak için çalışan operasyonlar…


SON