1991’de Van sınırda kayboldu – 33 yıl sonra üniformanın cebindeki not herkesi şoke etti.
.
.

.
**1991’DE VAN SINIRINDA KAYBOLDU
33 YIL SONRA ÜNİFORMANIN CEBİNDEKİ NOT HERKESİ ŞOKE ETTİ**
GİRİŞ – KAYIP
1991 yılının Kasım ayı, Van sınırı.
Dağlar sessizdi ama sessizlik huzurdan değil, beklenen bir felaketten geliyordu. Kar henüz tamamen bastırmamıştı, fakat rüzgâr kemiklere işliyordu. İran sınırına yakın küçük bir karakolda görev yapan Jandarma Astsubay Ahmet Demir, gece devriyesine çıkmadan önce üniformasının düğmesini ilikledi.
Saat 22.40.
Son kez telsizden sesi duyuldu.
“Devriye bir tamamlandı, ikinci hatta ilerliyorum.”
Bu cümle, Ahmet Demir’in hayatta duyulan son sözleri oldu.
O geceden sonra…
Bir daha geri dönmedi.
1. BÖLÜM – BOŞ DÖNEN DEVRIYE
Sabaha karşı karakola yalnızca üç asker döndü.
Ahmet yoktu.
İlk başta bunun basit bir iletişim kesintisi olduğu düşünüldü. Sınır hattında bu tür şeyler olurdu. Ama saatler geçtikçe içlerindeki huzursuzluk büyüdü.
Arama timleri çıkarıldı.
İz köpekleri getirildi.
Helikopterler havalandı.
Sadece yarım kalmış ayak izleri bulundu.
Ve sonra… izler bir noktada kesiliyordu.
Sanki Ahmet Demir, dağın ortasında yok olmuştu.
2. BÖLÜM – DEVLET KAYDI
Olay, resmi kayıtlara şu şekilde geçti:
“Astsubay Ahmet Demir, görev sırasında kaybolmuştur.
Akıbeti bilinmemektedir.”
Ne şehit sayıldı.
Ne firari.
Ne de esir.
Sadece… kayıp.
Bu kelime, ailesi için yıllarca sürecek bir işkenceye dönüştü.
3. BÖLÜM – BEKLEYENLER
Van’ın küçük bir köyünde, Ahmet’in annesi her sabah kapının önüne bir sandalye koyuyordu.
“Belki bugün gelir,” diyordu.
Eşi Zehra, yıllarca kapıyı kilitlemedi.
Oğlu Murat, babasının yüzünü yalnızca fotoğraflardan tanıdı.
Devlet zamanla dosyayı kapattı.
Ama aile için dosya hiçbir zaman kapanmadı.
4. BÖLÜM – 33 YIL SONRA
Yıl 2024.
Van sınır hattında yürütülen bir mayın temizleme ve eski mevzi taraması sırasında askerler, çökmüş bir mağara ağzı fark etti. İçeride paslanmış mühimmat, eski askeri malzemeler vardı.
Ve…
Bir iskelet.
İskeletin üzerinde parçalanmış bir üniforma bulunuyordu.
Cebinde ise hâlâ okunabilir durumda olan bir kimlik parçası vardı.
Ahmet Demir.
33 yıl sonra…
Kayıp bulunmuştu.
Ama asıl şok, bir sonraki bulguda yaşandı.
5. BÖLÜM – CEPTEKİ NOT
Üniformanın iç cebinde, naylona sarılmış küçük bir kâğıt çıktı.
Kağıt sararmıştı ama yazı hâlâ okunuyordu.
El yazısıydı.
Titrek ama bilinçli.
Şöyle yazıyordu:
“Beni kimse aramasın.
Buraya isteyerek geldim.
Emir, sınırın öte tarafında.
Devletin bilmediği bir şey var.”
Bu not, karargâhta okunduğunda herkes sustu.
Çünkü bu, bir kaçırılma değil…
Bir tercih gibi görünüyordu.
6. BÖLÜM – SORULAR
Soruşturma yeniden açıldı.
İlk soru şuydu:
Bir asker, görev başında neden isteyerek kaybolur?
İkinci soru daha ağırdı:
“Emir” kimdi?
Ve en korkuncu:
Devletin bilmediği şey neydi?
7. BÖLÜM – GİZLİ GÖREV
Arşivler açıldığında, Ahmet Demir’in dosyasında dikkat çekici bir detay bulundu.
Kaybolmadan iki ay önce, resmi olmayan bir görevde bulunmuştu.
Sınır ötesi istihbarat temasları.
Yerel aşiretlerle görüşmeler.
Ama bu görev, resmi kayıtlarda yarım bırakılmıştı.
Sanki biri bilerek silmişti.
8. BÖLÜM – EMİR
“Emir” ismi, eski istihbarat raporlarında geçti.
Kod adıydı.
İran tarafında yaşayan, Türk kökenli bir muhbir.
Devlete çok kritik bilgiler veren biri.
Ama sonra…
Ortadan kaybolmuştu.
Ahmet Demir’in kaybolduğu geceyle aynı haftada.
9. BÖLÜM – GERÇEK
Uzmanlar mağarayı detaylı inceledi.
Ahmet’in iskeletinde kurşun izi yoktu.
Zorla tutulduğuna dair iz yoktu.
Ama açlıktan ve soğuktan ölmüştü.
Bu şu anlama geliyordu:
Ahmet, saklanmıştı.
Uzun süre yaşamıştı.
Ve son ana kadar beklemişti.
Birini.
10. BÖLÜM – DEVLETİN SIRRI
Sonunda emekli bir istihbaratçı konuştu.
“Ahmet Demir, o gece bir emri reddetti,” dedi.
“Emir’in yerini söylemesi istenmişti.”
Ama Ahmet şunu demişti:
“Eğer Emir yakalanırsa, sınırdaki onlarca köy yanar.”
Ve gitmişti.
Kendi isteğiyle.
Kimse zarar görmesin diye.
11. BÖLÜM – SON
Ahmet Demir, resmen şehit ilan edildi.
33 yıl sonra.
Cenazesi, binlerce kişinin katıldığı bir törenle toprağa verildi.
Annesi o gün sandalyeyi kapının önünden kaldırdı.
Zehra, kocasının mezarına şu sözleri fısıldadı:
“Artık biliyorum neden dönmedin.”
Oğlu Murat ise babasının cebinden çıkan notu cebinde taşıyor.
Çünkü o notta yazmayan bir şey var:
Bazı insanlar kaybolmaz.
Sadece… sessizce fedakârlık yapar.
BİTİŞ
Ahmet Demir’in hikâyesi, bir kayıp vakası değil.
Bu, bilinmeyen bir kahramanlığın hikâyesi.
Ve bazen…
Bir üniformanın cebindeki küçük bir not,
33 yıllık sessizliği bozmaya yeter.
News
Ölüm döşeğinde kayınvalidem fısıldadı: “Oğlum sandığın kişi değil.” Onun…
Ölüm döşeğinde kayınvalidem fısıldadı: “Oğlum sandığın kişi değil.” Onun… . . . ÖLÜM DÖŞEĞİNDEKİ FISILTI Kayınvalidem ölüyordu. Odaya girdiğimde perdeler…
Kocamın eski eşyalarını toplarken bir kitabın arasında bir kâğıt buldum. Okuduğumda…
Kocamın eski eşyalarını toplarken bir kitabın arasında bir kâğıt buldum. Okuduğumda… . . . KÖLE OLARAK DOĞDU, İMPARATORLUĞU YÖNETTİ: HACI…
“Kayınvalideme kocamın aldatması hakkında anlattım ve tek cevabı şuydu: ‘Ne olmuş? Ne yapacaksın?’”
“Kayınvalideme kocamın aldatması hakkında anlattım ve tek cevabı şuydu: ‘Ne olmuş? Ne yapacaksın?’” . . . KÖLELİKTEN GÖLGE İKTİDARA: HACI…
29 Yıl Osmanlı’yı Gizlice Yöneten Köle: Hacı Beşir Ağa’nın Kanlı Suikastı (Patrona Halil İsyanı)
29 Yıl Osmanlı’yı Gizlice Yöneten Köle: Hacı Beşir Ağa’nın Kanlı Suikastı (Patrona Halil İsyanı) . . . GÖLGELERİN EFENDİSİ: HACI…
Hamile bir ÖLÜNÜN cenazesi sırasında, görevli KARNIN HAREKET ETTİĞİNİ hissediyor ve İNANILMAZ bir şe
Hamile bir ÖLÜNÜN cenazesi sırasında, görevli KARNIN HAREKET ETTİĞİNİ hissediyor ve İNANILMAZ bir şe . . . CESARET TEKNOLOJİDEN GÜÇLÜDÜR…
İsrail’li Komutan MORARDI! Türkler Bomba İmhasından Ne Anlar? dedi, Türk SUBAY ELLERİYLE Çözdü!
İsrail’li Komutan MORARDI! Türkler Bomba İmhasından Ne Anlar? dedi, Türk SUBAY ELLERİYLE Çözdü! . . . Eylül 2024’te, Kafkas Dağları’nın…
End of content
No more pages to load


