11 Yıllık Eşim O Gece Yanlış İsmi Söyleyince Hayatım Karardı

.
.
.

Hatalı Bir Evliliğin Hikâyesi

Gecenin geç bir saatinde kapı zili çaldığında Alya koltuktan fırladı. Ev sessizdi; küçük kızı Elif çoktan uyumuştu. Kapıyı açtığı anda yüzüne keskin bir alkol kokusu çarptı.

Kenan kapının önünde sendeleyerek duruyordu.

Gömleğinin düğmeleri yarıya kadar açıktı, saçları dağılmıştı. İçeri girer girmez hiçbir şey söylemeden Alya’nın ince saten geceliğini kavradı ve sertçe aşağı çekti. Onu koltuğa doğru itti.

Alya şaşkına dönmüştü.

Kenan onu ateşli bir tutkuyla öpmeye başladı. Bu kadar yoğun bir yakınlık yaşadıkları en son zamanın ne kadar eski olduğunu hatırlamak bile zordu.

Alya’nın kalbi hızla çarpıyordu.

Son iki yıldır Kenan neredeyse eve uğramaz olmuştu. Şirketi borsaya açıldığından beri işi başından aşkındı. Eve geldiği nadir zamanlarda da yorgunluktan bitkin düşer, yatağa uzanır uzanmaz uyuyakalırdı.

Alya çoğu gece kocasına sarılıp uyumayı hayal ederdi.

Ama o fırsat hiç gelmezdi.

Bu gece ise Kenan bir avcı gibi üzerine atılmıştı. Sanki uzun zamandır bastırdığı bir arzuyu bir anda serbest bırakmış gibiydi.

Salondan yatak odasına kadar ilerlerken birbirlerine sarılmış haldeydiler. Alya’nın geceliği yarıya kadar sıyrılmış, Kenan’ın gömleğinin düğmeleri kopmuştu.

Tam zirveye yaklaştıkları anda Kenan’ın gözleri bulanıklaştı.

Nefes nefese Alya’ya sarıldı.

Ve o isim dudaklarından döküldü.

“Ece…”

Bir anda her şey dondu.

Alya’nın kalbi sanki durmuştu.

Kenan da söylediği kelimenin farkına varır varmaz yatağın kenarından hızla kalktı. Birkaç saniye sessizlik oldu.

Odanın ışıkları kapalıydı. Pencerenin arasından giren soluk ay ışığı Kenan’ın sırtını aydınlatıyordu.

Kenan sigarasını yaktı.

Uzun süre hiçbir şey söylemeden oturdu.

Sonunda boğuk bir sesle konuştu.

“Boşanalım.”

Bu kelime Alya’nın yüzüne inen görünmez bir tokat gibiydi.

On bir yıldır birlikteydiler.

Üniversitede tanışmış, yıllarca sevgili olmuş, sonra evlenmişlerdi. Herkes Kenan’ı mükemmel bir eş olarak görürdü. Başarılıydı, çalışkandı ve ailesine düşkündü.

Alya hiçbir zaman ihaneti aklına getirmemişti.

Ama şimdi göğsüne ağır bir taş oturmuş gibiydi.

Titreyen bir sesle sordu.

“Onunla ilk ne zaman birlikte oldunuz?”

Kenan kısa bir süre sustu.

Sonra cevap verdi.

“İki yıl önce… İzmir’de.”

Alya o günü çok iyi hatırlıyordu.

Kenan büyük bir iş ihalesi için İzmir’e gitmişti. Şirketi ciddi bir krizle karşı karşıyaydı ve Kenan büyük bir baskı altındaydı.

Kenan derin bir nefes aldı.

“O gece işler kötü gitti. Çok içtim. Otele döndüğümde Ece’yi gördüm… ağlıyordu. Bana sarıldı. Kendimize hâkim olamadık.”

Alya tavana bakıyordu.

Gözyaşları sessizce yanaklarından akıyordu.

Çünkü o gece kendisi ne yapıyordu biliyordu.

Kayınvalidesi banyoda düşmüş ve hastaneye kaldırılmıştı. Alya kızını annesine bırakıp acile koşmuştu.

Kenan’ı endişelendirmemek için hiçbir şey söylememişti.

Hatta ona mesaj atmıştı.

“Aşkım, işler nasıl giderse gitsin moralini bozma. Biz her zaman yanındayız.”

Kenan o mesajı hiç cevaplamamıştı.

Alya o zaman bunun yoğunluktan olduğunu düşünmüştü.

Ama gerçekte Kenan başka bir kadının kollarındaydı.

İki yıl boyunca bu sırrı saklamıştı.

Geçen ay evliliklerinin yedinci yılını kutlamışlardı. Kenan herkesin önünde Alya’ya büyük bir gül buketi ve pahalı bir mücevher seti vermişti.

“En zor zamanlarımda yanımda olduğun için sana minnettarım.” demişti.

Alya o an çok mutlu olmuştu.

Ama şimdi o anı hatırlamak bile canını yakıyordu.

Sessizlik ağırlaşırken Alya yavaşça konuştu.

“Eğer büyük bir şirketin CEO’su olmasaydın… o kadın yine de seninle olur muydu?”

Kenan cevap vermedi.

Sadece sigarasından bir nefes daha çekti.

Sonunda sakin bir sesle dedi ki:

“Ece paragöz biri değil. İki yıldır yanımda. Benden hiçbir şey istemedi.”

Alya acı bir kahkaha attı.

“Demek iki yıldır gizlice görüşüyorsunuz…”

Alya gözlerini kapadı.

Bir zamanlar fakir olduklarını hatırladı.

Evlendiklerinde ceplerinde para yoktu. Küçük bir odada yaşamışlardı. Yazın klima yoktu, kışın tek battaniye.

Ama mutluydular.

Aşkın her şeyin üstesinden geleceğine inanmışlardı.

Şimdi ise lüks bir evleri vardı.

Ama evlilikleri bitmişti.

Alya yavaşça konuştu.

“Hatırlıyor musun Kenan… evlendiğimiz gün bana ömür boyu iyi davranacağına söz vermiştin.”

Kenan omuz silkti.

“O zamanlar gençtik.”

Bu söz Alya’nın kalbini paramparça etti.

Bir süre sonra Kenan’ın telefonu çaldı.

Ekrana baktı.

Arayan kişi Ece’ydi.

Kenan kısa bir tereddütten sonra telefonu açtı.

Alya telefondan gelen yumuşak bir kadın sesi duydu.

“Aşkım… gök gürlüyor. Çok korkuyorum.”

Kenan nazikçe cevap verdi.

“Tamam, sakin ol. Birazdan yanına geleceğim.”

O gece Alya neredeyse hiç uyumadı.

Kenan’ın telefonunu açtı.

Mesajları okumaya başladı.

Toplamda 26.000’den fazla mesaj vardı.

Her mesaj kalbine batan bir bıçak gibiydi.

Sabaha doğru kararını verdi.

Boşanacaktı.

Ama Kenan’ın bilmediği bir şey vardı.

Şirketi iki yıl önce iflasın eşiğine geldiğinde Alya’nın babası büyük bir yatırım yapmıştı.

Kenan bunu bilmiyordu.

Ve Alya o gece babasını aradı.

“Baba,” dedi.

“Kenan beni aldatıyor. Boşanıyorum. Yatırımını geri çek.”

Telefonun diğer ucunda kısa bir sessizlik oldu.

Sonra babası sakin bir sesle cevap verdi.

“Anladım kızım.”

Ve o anda Kenan’ın kaderi çoktan değişmişti.