7.9 Deprem 75.000 Kişiyi Enkaz Altında Bıraktı… AFAD’ın Yaptığı Dünyayı Şaşırttı!

.
.

Umut ve Dayanışma: 7.9 Şiddetindeki Deprem

Saat gece yarısını gösteriyordu. Takvim yaprakları o kara günü gösterirken saatler 03:17’de durdu. Yeryüzü o güne kadar görülmemiş bir öfkeyle sallandı. 7.9 büyüklüğündeki deprem, 2 milyon insanın yaşadığı devasa bir metropolü saniyeler içinde harabeye çevirdi. Binlerce bina iskambil kartları gibi çöktü. Tam 75.000 insan beton yığınlarının altında kaldı. Umutsuzluk, karanlık ve sessizlik. Ama bu sessizlik uzun sürmeyecekti. İlk sarsıntıdan sadece 12 dakika sonra ülkenin dört bir yanındaki AFAD merkezlerinde sirenler çalmaya başladı. Ankara’daki koordinasyon merkezi anında faaliyete geçti. Dev ekranlarda kırmızı noktalarla işaretlenmiş enkaz haritası belirdi.

AFAD Genel Müdürü ekrana bakarken yüzü kireç gibiydi ama sesi kararlıydı. “75.000 insan enkaz altında. Bu, dünya tarihinin en büyük kurtarma operasyonu olacak.” Haber dünyaya yayıldığında uluslararası uzmanlar hemen görüş bildirmeye başladı. Birleşmiş Milletler afet koordinatörü, “Bu sayıda insanın kurtarılması için en az iki hafta gerekir,” dedi. Amerikan FEMA’dan bir uzman ise daha da karamsardı. “75.000 kişi mi? Bu imkansız görünüyor,” dedi. Japonya’nın tecrübeli afet uzmanları bile, “Bizim deneyimlerimizle minimum 10 gün sürer,” diyordu.

Ama AFAD’ın planı bambaşkaydı. Türk AFAD koordinatörü kameraların karşısına geçti ve tüm dünyaya meydan okudu. “48 saatte herkesi kurtaracağız. Operasyon mucize başlıyor.” İlk 6 saat içinde AFAD’ın tüm gücü deprem bölgesine akmaya başladı. 15.000 profesyonel arama kurtarma personeli, 5.000 tıbbi ekip, 3.000 lojistik personeli operasyon koordinatörü telsizden talimatları yağdırıyordu. “Her 10 metrekareye bir ekip düşecek şekilde planlama yapın. Sistematik tarama başlıyor. Hiçbir boşluk kalmayacak.”

Sadece insan gücü değil, aynı zamanda Türk mühendisliğinin gururu olan yerli teknolojiler de sahadaydı. Enkazın derinliklerindeki en zayıf sesleri bile duyan akustik dinleme cihazları, yaşam belirtisi arayan termal kameralar, tonlarca ağırlıktaki beton blokları hassasiyetle kaldıran enkaz robotları. AFAD teknoloji uzmanı gururla anlatıyordu. “Ses algılama sistemimiz 20 metre derinlikteki bir nefes sesini bile ayırt edebiliyor,” dedi. Ve sonuçlar hemen gelmeye başladı. Operasyonun sadece ilk 12 saatinde tam 15.000 kişi enkaz altından sağ olarak çıkarıldı. Dünya bu inanılmaz hızı şaşkınlıkla izliyordu.

Bölgedeki bir BBC muhabiri canlı yayında haykırıyordu. “12 saatte 15.000 kişi. Bu nasıl mümkün olabilir? Akıl alır gibi değil.” Türkiye’ye destek için gelen Alman bir uzman ekibin lideri ise şaşkındı. “Bu hız inanılmaz. Alman deneyimimizde böyle bir şeye hiç tanık olmadık.” Saatler ilerledikçe kurtarılan insan sayısı da katlanarak artıyordu. 24 saat dolduğunda 40.000 kişi daha gün ışığına kavuşmuştu. AFAD ekipleri yorulmak nedir bilmiyordu. Bir il koordinatörü, “Ekiplerimiz 3 vardiye halinde 24 saat kesintisiz çalışıyor, kurtarma operasyonu bir saniye bile durmuyor,” diyordu.

Bu sadece profesyonellerin savaşı değildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüz binlerce gönüllü adeta bir insan seliği oluşturmuştu. Gönüllü koordinatörü, “500.000 gönüllü kayıt yaptırdı. Herkes elinden gelenin en iyisini yapmak için burada tek bir yürek olduk,” dedi. 36. saate gelindiğinde mucize daha da büyüdü. “60.000 kişi hayata yeniden merhaba demişti.” Dünya medyası artık tüm yayın akışını kesmiş, bu tarihi operasyonu canlı olarak veriyordu. CNN muhabiri stüdyoya bağlanıyordu.

“36 saat 60.000 Kurtarılan insan. Türk AFAD tüm rekorları altüst ediyor.” Fransız TF1 kanalı ise, “Sankroyable, bu bir Türk kurtarma mucizesi,” başlığını kullanıyordu. Zaman daralıyordu. 45 saate girildiğinde kurtarılanların sayısı 70.000’e ulaşmıştı. Geriye en zorlu noktalardaki son 5.000 kişi kalmıştı. AFAD genel koordinatörü telsizden ekiplere seslendi. “Son 5.000 kişi en kritik, en tehlikeli enkazların altında. Ama vazgeçmek yok. Son cana ulaşana kadar durmayacağız.”

İşte tam bu noktada Türk mühendislerinin geliştirdiği özel enkaz kaldırma makineleri ve hassas kesim yapabilen robotlar devreye girdi. Bir Türk mühendis, “Bu makineleri tam da böyle zorlu operasyonlar için tasarladık. En hassas noktalarda milimetrik operasyonlar yapabiliyorlar,” diye açıklıyordu. Ve operasyonun 47. saatinde kurtarılanların sayısı 74.500’e ulaştı. Geriye son 500 kişi ve sadece bir saat kalmıştı. Bütün dünya nefesini tutmuş, ekranlara kilitlenmişti. BBC Türk mucizesi için son saat anonsunu geçerken CNN, “500 kişi kaldı, bir saatleri var,” diye son durumu bildiriyordu.

AFAD ekipleri son bir gayretle adeta zamanla yarışıyordu. Saha koordinatörü telsizden son anonsu yaptı. “Son 500 kişinin tamamının lokasyonu tespit edildi. Final operasyon başlıyor.” Dakikalar saniyeler gibi akıp giderken 48 saatin dolmasına saniyeler kala son kişi de enkazdan sağ salim çıkarıldı. AFAD Genel Müdürü yorgun ama gururlu bir ifadeyle kameraların karşısına geçti ve tarihi cümleyi kurdu. “Operasyon mucize tamamlandı. 75.000 insanımız 48 saat içinde kurtarıldı.” Tüm dünya bu başarıyı ayakta alkışladı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, “Bu afet müdahale tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir başarıdır,” dedi.

Amerikan başkanı, “Türk AFAD’ı tüm dünyaya nelerin mümkün olabileceğini gösterdi,” şeklinde bir açıklama yaptı. Japon Başbakanı, “Bugün Türk uzmanlığından çok şey öğrendik,” diyerek hayranlığını dile getirdi. Kurtarılan 75.000 kişiden ise minnet dolu mesajlar yağıyordu. “AFAD hayatımızı kurtardı. 48 saat boyunca umudumu hiç kaybetmedim. Çünkü AFAD’ın geleceğini biliyordum. Türk AFAD’ı dünyadaki en iyisi.” Uluslararası uzmanlar bu inanılmaz başarıyı analiz etmeye başladı. “FEMA uzmanı, Türklerin koordinasyon seviyesi olağanüstüydü,” derken, “Japon uzman, teknoloji ve insan gücünün mükemmel bir kombinasyonuydu,” diye ekledi. İngiliz uzman ise kısaca özetledi. “48 saatte 75.000 kişi. Bu yeni bir dünya rekoru.”

Operasyon sonrası AFAD ekipleri bir araya geldiğinde başarının sırrını kendi ağızlarından anlattılar. “Bu başarının sırrı mükemmel koordinasyondur. Teknoloji ve insan gücünü kusursuz bir şekilde birleştirdik. 48 saat boyunca bir an bile durmadan çalıştık. Çünkü her saniye bir can demekti.” Türk teknolojisi de bu operasyonla dünya çapında bir üne kavuştu. “Ses algılama sistemlerinin dünya standardının üzerinde olduğu, enkaz robotlarının ne kadar hassas çalıştığı ve koordinasyon yazılımının anlık veri akışıyla operasyonu nasıl hızlandırdığı tüm dünyaya kanıtlanmış oldu.”

Ertesi gün dünya basının manşetleri bu mucizeye ayrılmıştı. “New York Times, 48 saatte Türk AFAD mucizesi.” “The Guardian, 75.000 hayat kurtarıldı.” “Türk mükemmelliği, Lemont, Türk mucizesi. 75.000 hayat için 48 saat.” “Dersel, Türk AFAD adı, kurtarmada dünya rekoru.” Fakat bu operasyon sadece bir kurtarma hikayesi değildi. Bu, Türkiye’nin insani değerlerinin zor zamanda kenetlenme gücünün ve umudun bir manifestosuydu. AFAD Genel Müdürü’nün dediği gibi, “Biz sadece teknoloji kullanmadık. Biz bu topraklara ait olan insani değerlerimizi ve yardımlaşma ruhumuzu yaşattık.”

“Operasyona katılan her bir kahraman aynı duyguyu paylaşıyordu. Kurtardığımız her can bizim için en büyük zaferdi. 48 saat hiç yorulmadık çünkü amacımız kutsaldı. AFAD sadece bir kurum değil, bir insaniyet misyonudur.” Bu tarihi başarının ardından dünya AFAD’ı model almaya başladı. “Amerika ortak tatbikatlar için protokol imzaladı. Japonya teknoloji transferi talebinde bulundu. Avrupa ülkeleri kendi ekiplerinin eğitimi için programlar istedi.” Bu operasyon tarihe “48 saatlik mucize, 75.000 canın kurtarılışı ve AFAD’ın dünya rekoru” olarak altın harflerle yazıldı.

“AFAD o gün sadece binlerce insanı kurtarmakla kalmadı. Tüm insanlığa umudun ve azmin asla tükenmeyeceğini gösterdi ve bütün dünya bir kez daha gördü ki Türk AFAD’ı imkansızı başarır.” İzlediğiniz için teşekkürler. “Kanalımıza abone olmayı ve bu ilham verici hikayeyi paylaşmayı unutmayın.”