Aslı Enver, cenazeden sonra üç gün boyunca kimseyle konuşmadı

.

.

Umutun Ardından Sessizlik: Aslı Enver ve Özcan Deniz Üç Günlük İzolasyonda ve Psikolojik Destek Sürecinde

Giriş – Acının Anlatılmaz Ağırlığı

“Merhaba sevgili takipçilerim, kanalıma hoş geldiniz. Abone olmayı ve videomuzu beğenmeyi unutmayın.” Bu neşeli başlangıç, izleyenleri hiç beklemedikleri bir trajediyle buluşturacak: Aslı Enver ve Özcan Deniz, ikiz bebeklerinden birini kaybettikten sonra üç gün boyunca kendilerini dünyadan soyutladılar. Tüm bu sürecin ardından profesyonel psikolojik destek almaya başladılar.

İkiz haberi milyonları umutla sarmışken bu hazin son; sadece çiftin değil, milyonların kalbinde derin bir sarsıntı yarattı. Bebeklerinin ani kaybıyla birlikte başlayan süreç, çiftin psikolojik dayanıklılık sınırlarını zorladı.


“En Kötü Haberi” Almak – Şok ve İnkar

Yaklaşık bir hafta önce gerçekleşen doğum, heyecan ve sevinçle bekleniyordu. Ancak doğumdan kısa bir süre sonra bebek, solunum yolları komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybetti. Tıp çevreleri, bu tür vakalarda müdahaleye rağmen gelişebilen ciddi sağlık sorunlarına işaret ediyor.

Bu haber, Aslı ve Özcan için gerçek bir şok dalgasıydı. “Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım” diyen Özcan, yaşadığı duygusal boşluğu ve çaresizliği yakınlarına sıklıkla itiraf etti. Aslı ise sabah saatlerinden itibaren gözyaşı seli içinde, hiçbir şekilde durdurulamayan bir yas sürecine girdi.

Aslı Enver did not talk to anyone for three days after the funeral - YouTube


Üç Günlük Sessizlik – En Mahrem Anlar

Cenaze sonrası çift, evlerine çekildi. Ziyaretçi kabul etmediler; telefonlara çıkmadılar. Açık bir şahsiyet olan Özcan bile üç gün boyunca kapıyı sadece bir kez açtı, o da postacıya teşekkür ilettiği kısa bir andı.

Yakın dostları, “Aslı gözyaşlarını tutamadı, ne yemek yiyebildi ne uyuyabildi” diyor. Gözlerindeki boşluk, sergilenen sessizlikle birleşerek gerçek acının büyüklüğünü gösteriyordu. Özcan’ın cümlesi duyguların özeti oldu: “Ruhum acıyor, kalbim parçalandı.”


Cenaze Günü – Sakinlik İçinde Fırtına

Cenaze gizlice düzenlendi: Yakın aile bireyleri ve çok az sayıda dost katıldı. Aslı törende ayakta durmakta zorlandı; Özcan omuzuna dokunarak ona destek oldu. Ne söz söylendi ne de üzücü bir kelime bile edildi. Sadece sessizlik vardı, gözyaşları vardı, kaçırılmış bir umut vardı.

Tören sonrası Aslı bayıldı. Görgü tanıkları, aniden yere düşüşünü ve panikle çağırılan ambulansı anlattı. Aslı, bir ihtiyaç merkezi hastanesine götürüldü. Doktorlar, durumunu “şiddetli duygusal travma” olarak tanımladı; Özcan da refakat etti.


Dayanılmaz Yük – Psikolojik Süreci Başlama

Tören sonrası yaşanan üç gün süreci, çifti dayanılmaz bir derinliğe sürükledi. Hiç konuşmadılar; hiçbirini dinlemediler; hiçbirine cevap vermediler. Sonra profesyonel yardım aldılar. Yakın kaynaklara göre, “Biz bu acıyı tek başına kaldıramayız” diyerek terapiye başladılar.

Bir psikolog, yas sürecinin normal fakat kontrollü ilerlemesi gerektiğini, deprem sonrası değil de yeniden inşa süreci gibi yaklaşıldığını belirtti. Seanslar başta haftalık planlanmışken, duygusal çöküşleri önlemek için her iki günde bir yoğunlaştırıldı.


Kalan Bebeğe Bağlılık

Diğer ikiz, sağlık durumu istikrarlı olsa da çift yinede fazlasıyla tedirgin. Aslı uykularında çığlıklarla uyanıyor. Özcan gece-gündüz bebek odasında yatıp kalkıyor; bıraktığı bir deftere şöyle yazmış: “Onu da kaybetmeye dayanamam.”

Tüm test sonuçları olumlu olsa da, çift hekimin sürekli kontrol önerisini ciddiye alıyor. Çocuğun sağlığına dair belirsizlik, yıllarca sürebilecek travmanın sadece başlangıcı olabilir.


Hayran Desteği ve Medya İletişimi

Sosyal medyada #Umut etiketiyle başlayan dayanışma, bu trajediden sonra yüz binlerce destek mesajına dönüştü. Nezih mesajlar, duygusal sanat içerikleri, mektup, mum ve çiçek gibi sembolik armağanlar çiftin evine gönderiliyor. Ancak Aslı ve Özcan henüz hiçbirine ulaşma gücü bulamıyor.

Medya temsilcileri aileye izin vermemekle birlikte, çiftin menajerleri yayınlara şu çağrıyı yaptı: “Lütfen acılarına, yaslarına saygı gösterin. Onlar konuşmak istediğinde kendileri konuşacak.”

Oyun dünyasından, sosyal medyadan sanatçılara kadar herkes yoğun destek mesajları ve takipte olduklarını ifade ettiler; ama çift hala sessizliği sürdürüyor.


Profesyonel Hayattan Geri Adım

Özcan’ın elindeki dizi projesi, çekimlere ara verdi. Set ekibi, “Biz insanız, acıya karşı saygı duymak zorundayız” açıklamasını yaptı. Aslı’nın programlarında da benzer bir ara görüldü.

Çiftin yakın çevresi, “Şu an iş değil, kimse istemez bu kadar derin bir acıyı üzerlerinde bırakmayı” diyor. Sanat dünyasında da bu karar büyük saygı gördü.


Eve Dair Anlar – Yürek Parçalayan Sessizlik

Komşular, Özcan’ın gün boyu dışarıda dolaşıp, elimde mektuplar olduğunu gözlemlediklerini söylüyor. Aslı da evin içinde kalabalıktan kaçıyor; annesi, yemek yapmak ve baskın fiziksel ihtiyaçları karşılamakla meşgul.

Evin içinde yaşanan bu yoğun yas, bir aile içinde paylaşılmış bir felaket gibi. Ama her şeyi fiziksel göstermektense, içsel boşlukla yaşıyorlar.


Umut Vakfı – Acıyı Anlamlı Bir Davaya Dönüştürmek

Yakın çevrelerine göre, çift çocuk kaybı yaşayan diğer ailelere destek olacak bir “Umut Vakfı” projesi üzerinde çalışıyor. Bu vakfın hedefi; psikolojik, tıbbi ve hukuki destek sağlamak.

Aslı’nın önerisi: “O burada değil ama adını duyan başka insanların acısı hafiflesin.” Dünyayı değiştirecek bir iyilik, henüz fiziki var olmayabilir ama duygusal bir yatırım olarak kabul görüyor.

PLAY VIDEO:


Sonuç – Kederin İçindeki Umut Bileğinin Sırrı

Özcan Deniz ve Aslı Enver’in yaşadığı bu büyük kayıp, sessiz kalmanın gücünü ve dayanışmanın eksilmezliğini gösteriyor. Umut sözcüğü artık sadece isim değil; binlerce insanın yüreğinde taşıdığı bir sembol oldu.

Onların acısı benzersiz; bu yüzden dikkatle, saygıyla korunmalı. Psikolojik destek süreci devam ederken, iyileştiklerinde sessiz teşekkürler ya da bir mesajla kendilerini hissettirebilirler. Ancak şimdilik en anlamlı destek: onların suskunluğuna, yaslarına ve mahremiyetlerine duyulan saygıdır.