BİR ARAP MİLYARDER, FAKİR BİR ANNENİN KASADA BEZİ İADE ETTİĞİNİ GÖRÜR – YAPTIKLARI HERKESİ ŞOK ETTİ.
.
.
Kassem ve Aylin: Bir Süpermarkette Başlayan Sonsuz Aşk
İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nda sabahın erken saatleri… Şehir henüz uyanırken, siyah Mercedes’in arka koltuğunda oturan 33 yaşındaki Arap milyarder Kassem Al Raşid, elindeki tabletten gelen raporları dikkatle inceliyordu. Türkiye’nin en büyük süpermarket zincirlerinden birinin sahibi olan Kassem, işlerinde her detayı bizzat kontrol etmeyi severdi.
O sabah, şoförüne hiç haber vermeden “Bugün Kadıköy şubesine gideceğiz,” dedi. “Bu tür sürpriz ziyaretlerde gerçek durumu görürüz.” Kassem’in keskin bakışları ve kararlı duruşu, onu tanıyan herkesin saygı duyduğu bir adamdı. İş dünyasında “demir adam” olarak bilinir, acımasız, hesapçı ve duygusuz biri olarak tanımlanırdı. Ancak o sabah, hayatının en büyük dönüşümüne tanıklık edeceğinden habersizdi.
Şirket binasında asistanı Elif, patronunun ani ziyaret kararından dolayı telaş içindeydi. “Dikassen Bey’in bugün mağaza ziyareti var. Tüm müdürleri haberdar edin,” diye talimat verdi ekibine.

Öte yandan, Kadıköy’deki küçük bir apartman dairesinde, 26 yaşındaki genç anne Aylin Özkan, bebeği Cem’i kucağında tutup endişeyle cüzdanındaki son paraları sayıyordu. Altı aylık oğluyla birlikte yaşamın zorluklarıyla tek başına mücadele eden Aylin, “Yetmez,” diye mırıldandı kendi kendine. Bebek bezleri bitmek üzereydi ve elindeki para ancak yarısını karşılayabilecekti. Ama başka seçeneği yoktu; Cem’in ihtiyacı vardı.
Temizlik işinde çalıştığı binanın maaşı henüz ödenmemişti ve kira borcu birikmeye başlamıştı. Aynada gördüğü yorgun yüzü, gecelerce uykusuz kalmanın izlerini taşıyordu.
Kassem’in Mercedes’i Kadıköy sokaklarında ilerlerken, onun düşünceleri iş ve başarı üzerineydi. Hayatında eksik olan tek şey gerçek anlamda değer verebileceği biriydi. Geçmişte yaşadığı hayal kırıklıkları onu duygusal olarak mesafeli yapmıştı.
İkisinin de bilmediği şey, bu sabahın onların hayatlarını sonsuza dek değiştireceğiydi. Kaderin hazırladığı bu karşılaşma, sadece iki farklı dünyayı değil, iki yaralı kalbi de bir araya getirecekti.
Süpermarket önüne vardığında Kassem, mağazanın dışını dikkatle kontrol etti. Her şey normal görünüyordu ama içeride yaşanacak an, onun tüm değerlerini sorgulatacak, kalbinin derinliklerinde unuttuğu duyguları yeniden canlandıracaktı.
Kassem Al Raşid süpermarkete girdiğinde çalışanların onu fark etmesi uzun sürmedi. Mağaza müdürü Ahmet Bey hemen koşarak yanına geldi. “Kassem Bey, hoş geldiniz. Sizi bekliyorduk,” dedi telaşla.
“Beklemiyordunuz,” diye cevapladı Kassem soğuk bir tonla. “Bu ziyaret planlanmamıştı. Mağazayı normal işleyişi sırasında görmek istiyorum.”
Mağazada sessizce dolaşırken rafları kontrol ediyor, fiyatları inceliyor ve müşteri trafiğini gözlemliyordu. Her şey yolunda görünüyordu. Ta ki kasalar bölümüne gelene kadar…
Aylin, bebeği Cem’i özel bebek taşıyıcısında göğsüne yaslayarak süpermarkete girmişti. Küçük Cem huzursuzdu ve ağlamaya başlamıştı. Genç anne, bebeği sakinleştirmeye çalışırken hızla bez reyonuna yöneldi.
“Şimdi alacağız, Cemciğim,” diye fısıldadı bebeğine.
Bez paketlerinin fiyatlarına baktığında yüreği sıkıştı. En ucuz paketi bile alacak kadar parası yoktu. Ama bebeğinin ihtiyacı vardı. Cüzdanındaki son paraları bir kez daha saydı ve derin bir nefes alarak paketi sepetine koydu.
Kassem, mağaza müdürüyle konuşurken kasaların yakınında duruyordu. Müşteri hizmetleri ve kasa işleyişini gözlemlemek istiyordu.
Aylin kasaya yaklaştığında kalbi hızla çarpıyordu. Kasiyer Fatma Hanım’la göz göze geldi ve paketi kasaya koydu.
“Yalnızca bu kadar mı?” diye sordu kasiyer.
“Evet,” dedi Aylin, sesinde çekingen bir ton vardı.
Fatma Hanım fiyatı söylediğinde Aylin’in yüzü soldu. Parasının yetmediğini anlamıştı. Bebeği kucağında daha da huzursuzlandı.
“Özür dilerim,” dedi Aylin, gözleri dolarak. “Param yetmiyor. Paketi geri verebilir miyim?”
Bu sözleri duyan Fatma Hanım’ın yüzü üzüntüyle buruştu. “Tabii canım, sorun değil.”
Tam bu sırada Kassem bu konuşmayı duydu. Başını çevirdiğinde genç bir annenin bebeğiyle birlikte kasada durduğunu ve gözyaşlarına boğulduğunu gördü. Aylin, utançla paketi geri verirken, “Kusura bakmayın,” mırıldandı ve hızla oradan uzaklaşmaya çalıştı.
Ama Kassem’in gözleri onun üzerindeydi. Genç kadının yüzündeki acı ve çaresizlik ifadesi onu derinden etkiledi. Bebeğin ağlaması da durumu daha da dayanılmaz hale getiriyordu.
Bu sahneyi izlerken Kassem’in içinde garip bir his uyandı. Bu durum onun kalbinde bir şeyleri tetikledi. İş dünyasında her zaman mantıkla hareket eden adam, bu sefer kalbiyle hareket etme ihtiyacı hissetti.
Aylin çıkışa doğru yürürken bebeği daha da çok ağlamaya başladı. Diğer müşteriler ona bakıyordu ve bu durum onu daha da utandırıyordu. Kassem bir an tereddüt etti. Bu duruma müdahale etmeli miydi? Hayatında hiç böyle bir durumla karşılaşmamıştı. Zengin dünyasında böyle sahneler yaşanmazdı.
Ama o an bebeğin ağlama sesi ve annesinin çaresiz hali onu harekete geçirdi.
“Bir dakika bekleyin,” dedi mağaza müdürüne ve hızla Aylin’in peşinden gitti.
“Bekleyin!” diye seslendi ona.
Aylin durdu ve geriye döndü. Karşısında kendisinden çok daha iyi giyimli, yakışıklı bir adam gördü.
Adam ona yaklaştı.
“Bez paketini almak istiyordunuz, değil mi?” diye sordu Kassem.
Aylin şaşırmıştı.
“Evet, ama param yok.”
“Sorun değil. Ben ödeyeceğim.”
Bu teklif Aylin’i daha da şaşırttı.
“Hayır, olmaz. Teşekkür ederim ama kabul edemem.”
Kassem ısrar etti.
“Lütfen. Bebeğiniz ağlıyor ve ihtiyacı var.”
Aylin’in gözleri tekrar doldu. Bu kibarlık onu etkilemişti ama gururunu incitmek istemiyordu.
Kassem, Aylin’in tereddüdünü fark etti. Genç kadının gururunun incindiğini anlayabiliyordu. Çünkü o da geçmişte benzer duygular yaşamıştı.
“Lütfen bunu yardım olarak görmeyin,” dedi yumuşak bir sesle. “Ben de bir zamanlar zor durumda kalmıştım. Birinin bana uzattığı yardım eli sayesinde bugünlere geldim.”
Bu sözler Aylin’i etkiledi. Kassem’in gözlerinde samimi bir ifade vardı.
“Gerçekten çok teşekkür ederim ama…” diye başladı Aylin.
“Hiç ama yok,” dedi Kassem. “Hem ben bu mağazanın sahibiyim. Burada müşterilerimizin memnun olması benim sorumluluğum.”
Bu açıklama Aylin’i şaşırttı. Karşısındaki adam mağazanın sahibiydi.
“Siz, siz mağazanın sahibi misiniz?”
“Evet, Kassem Al Raşid,” dedi elini uzatarak.
Aylin tereddütle ona baktı. Tokalaştıklarında Kassem’in içinde garip bir sıcaklık hissetti.
Aylin’in eli küçük ve narindi ama çalışkan ellerdi.
“Kasmim, lütfen bez paketini alalım. Bu benim için hiçbir şey değil ama bebeğiniz için çok önemli,” dedi Kassem.
Aylin bebeği Cem’e baktı. Küçük çocuk hala huzursuzdu ve gerçekten de bezinin değişmesi gerekiyordu.
“Peki,” dedi sonunda. “Ama bunun bedelini ödemek istiyorum. Çalışıyorum. Sadece maaşım henüz ödenmedi.”
Kassem gülümsedi.
“Anlaştık. İsterseniz borç olarak kabul edelim.”
Birlikte kasaya geri döndüler.
Fatma Hanım onları görünce şaşırdı. Kassem’i tanıyordu ve patronun bir müşteriyle bu kadar yakından ilgilendiğini hiç görmemişti.
“Fatma Hanım, bu paketi ben ödeyeceğim,” dedi Kassem.
“Tabii, Kassem Bey,” dedi kasiyer.
Kassem ödemeyi yaptıktan sonra Aylin’e döndü.
“Bebeğinizin adı ne?”
“Cem, 6 aylık. Çok tatlı,” dedi Kassem bebeğe bakarak.
Cem ağlamayı bırakmış ve büyük gözlerle ona bakıyordu.
“Teşekkür ederim. Gerçekten çok utandım.”
“Utanacak bir şey yok. Anadır, çocuğunun iyiliğini düşünüyorsunuz.”
Bu sırada mağaza müdürü Ahmet Bey merakla yaklaştı. Patronun bir müşteriyle bu kadar uzun süredir konuştuğunu görmek onu şaşırtmıştı.
“Kassem Bey, bir sorun mu var?”
“Hayır Ahmet Bey, her şey yolunda,” dedi Kassem.
Sonra Aylin döndü.
“Aylin Hanım, ne iş yapıyorsunuz?”
“Temizlik işi. Bir binada çalışıyorum.”
“Maaşınız düzenli mi ödeniyor?”
Aylin biraz utandı.
“Bazen gecikmeler oluyor.”
Kassem düşünceli bir ifade takındı.
“Sana bir teklif yapmak istiyorum.”
“Nasıl bir teklif?”
“Şirketimde çalışmak ister misiniz? Maaş garantili, sigortası tam.”
Bu teklif Aylin’i büyük bir şoka uğrattı.
“Ben… Ben sizin şirketinizde mi çalışacağım?”
“Evet. Eğer isterseniz tabii.”
Aylin’in aklı karışmıştı. Bu teklifin gerçek mi, rüya mı olduğunu anlayamıyordu.
“Bu çok büyük bir kibarlık ama ben sadece temizlik işlerinde çalıştım.”
“Sorun değil. Sizi eğitiriz. Önemli olan çalışma azminiz ve dürüstlüğünüz.”
Bebeği Cem Kassem’e bakarak gülümsedi. Bu manzara Kassem’in kalbinde başka bir sıcaklık uyandırdı.
“Düşünmek istiyorum,” dedi Aylin.
“Tabii ki acele etmeyin,” dedi Kassem.
Cebinden kartvizitini çıkardı.
“Yani bu benim kartım. Karar verdiğinizde beni arayın.”
Aylin kartı alırken elleri titriyordu. Bu karşılaşma hayatını değiştiren bir fırsat olabilirdi.
“Gerçekten çok teşekkür ederim. Bu kadar iyilik… bilmiyorum nasıl teşekkür edeceğimi.”
“Teşekkür etmeye gerek yok. Ben sadece doğru olanı yaptığımı düşünüyorum.”
Aylin bebeğiyle birlikte mağazadan çıkarken Kassem onu izliyordu. İçinde açıklayamadığı bir duygu vardı. Bu rastlaşma onu derinden etkilemişti.
Eve döndüğünde hala yaşadıklarının etkisindeydi. Bebeği Cem’i yatağına yatırdıktan sonra elindeki kartviziti defalarca okudu.
“Kassem Al Raşid, CEO Rid Enterprises.” Altın harflerle yazılmış kartta şirketin logosu ve iletişim bilgileri vardı.
“Bu gerçek olamaz,” diye mırıldandı kendi kendine.
Bir milyarderin ona iş teklifi yapması rüya gibiydi.
Komşusu Necla Teyze kapısını çaldığında Aylin hala düşüncelere dalmıştı.
“Aylinciğim, nasılsın? Bebeğin bezlerini alabildin mi?” diye sordu yaşlı kadın.
Aylin durumu anlatmaya başladığında Necla Teyze’nin gözleri büyüdü.
“Milyarder mi dedin sen? Şaka yapıyorsun.”
“Hayır teyze, gerçek. İşte kartı,” dedi Aylin kartviziti göstererek.
Necla Teyze kartı inceleyip başını salladı.
“Allah’ım, ne büyük bir şans. Ama dikkatli ol kızım. Bu kadar zengin adamların niyetleri her zaman temiz olmaz.”
Bu uyarı Aylin’in aklına şüpheler soktu. Gerçekten de böyle bir adamın kendisi gibi sıradan birisiyle neden ilgilendiğini merak ediyordu.
O gece uyuyamadı. Zihninde sürekli Kassem’in yüzü canlanıyordu. Nazik bakışları, yumuşak sesi ve bebeğine gösterdiği ilgi.
Ama Necla Teyze’nin sözleri de kulaklarında yankılanıyordu.
Ertesi sabah temizlik işine giderken kafası hâlâ karışıktı. Çalıştığı binanın sahibi Osman Bey maaşını yine ödemediği için özür diledi.
“İki hafta daha beklemen gerekecek,” dedi.
Bu sözler Aylin’in kararını vermesine yardımcı oldu. Artık bu belirsizlikten kurtulması gerekiyordu.
Öğle molasında elindeki kartvizite bakarak Kassem’i aramaya karar verdi. Kalbi hızla çarpıyordu.
“Alo, Kassem Bey’le konuşabilir miyim?”
“Bir dakika lütfen,” dedi sekreter Elif.
Kassem telefona geldiğinde sesi sıcaktı.
“Aylin Hanım, nasılsınız? Cem nasıl?”
“İyiyiz, teşekkür ederim. Teklifinizi düşündüm ve kabul etmek istiyorum ama bir şartım var.”
“Dinliyorum.”
“Beni kayırmayın. Diğer çalışanlar gibi davranın. Özel muamele istemiyorum.”
Kassem gülümsedi. Bu kadının karakteri onu etkiliyordu.
“Anlaştık. Pazartesi günü başlayabilir misiniz?”
“Evet, başlayabilirim.”
“Mükemmel. Size uygun bir pozisyon ayarlayacağım.”
Telefonu kapattıktan sonra Kassem asistanı Elif’i çağırdı.
“Elif, Aylin Özkan adında birini işe alacağız. Ona uygun bir pozisyon bul.”
“Ne tür bir iş arıyor?”
“Önemli değil ama saygın ve düzenli maaşlı bir pozisyon olsun.”
Elif şaşırmıştı. Patronu hiç böyle kişisel tavsiyelerde bulunmazdı.
“Tabii efendim, hemen bakayım.”
O hafta sonu Aylin yeni işi için hazırlık yaptı. Elindeki en iyi kıyafetleri ütüledi ve Cem için kreş araştırmaya başladı.
Pazartesi sabahı erken saatte Rashid Enterprises’ın gökdeleninin önünde duruyordu. Binanın büyüklüğü onu korkuttu. Bebeği Cem’le birlikte asansöre bindiğinde diğer çalışanların kendisine baktığını fark etti.
İnsan Kaynakları Departmanında Sevgi Hanım onu karşıladı.
“Aylin Hanım, hoş geldiniz. Size müşteri hizmetleri departmanında bir pozisyon ayarladık.”
“Teşekkür ederim.”
“Bebeğiniz için binada kreş var. İsterseniz oraya bakabilirsiniz.”
Aylin şaşırdı.
“Kreş mi?”
“Evet, çalışan anneler için özel bir kreş. Ücretsiz.”
Bu ayrıntı onu etkiledi. Kassem’in ne kadar düşünceli olduğunu gösteriyordu.
Cem’i kreşe bıraktıktan sonra çalışacağı departmana gitti.
Departman müdürü Metin Bey ona işleri anlattı.
“Müşteri şikayetlerini dinleyip çözüm üretiyoruz. Zor olabilir ama alışırsınız.”
İlk günü zorlu geçti. Müşteriler bazen çok sinirliydi ve Aylin deneyimsizdi ama vazgeçmedi.
Öğle arasında asansörde Kassem’le karşılaştı. Aylin utandı ama Kassem samimi bir şekilde gülümsedi.
“Nasıl geçiyor ilk gün?”
“İyi, teşekkür ederim. Herkes çok yardımcı.”
“Memnun olduğunuza sevindim. Cem nasıl? Kreşe alıştı mı?”
“Evet, çok mutlu. O kreş gerçekten harika.”
“Güzel. Eğer herhangi bir sorununuz olursa çekinmeden söyleyin.”
Asansör kapısı açıldığında Kassem çıktı.
“İyi günler Aylin Hanım.”
Bu karşılaşma Aylin’i mutlu etmişti. Kassem’in samimiyetini hissedebiliyordu.
Akşam eve döndüğünde yorgundu ama mutluydu.
Necla Teyze onu bekliyordu.
“Nasıldı kızım?”
“Çok iyi. İnsanlar çok nazik ve iş zor ama öğrenebilirim.”
“Ya o adam gördün mü?”
“Evet. Asansörde karşılaştık. Çok kibardı.”
Necla Teyze hâlâ kuşkuluydu.
“Dikkatli ol yine de.”
O gece Aylin günün yorgunluğuna rağmen huzurluydu. Hayatında ilk kez umut veren bir şey vardı.
İkinci haftanın sonunda işe alışmaya başlamıştı. Müşteri şikayetlerini daha iyi yönetiyor, sistemi kullanmayı öğreniyordu. Meslektaşları da ona yardımcı oluyordu.
Bir öğleden sonra Kassem, departmanlarını ziyarete geldi. Müşteri Hizmetleri Departmanına girdiğinde Aylin’in bir müşteriyle sabırla konuştuğunu gördü.
“Efendim, anlıyorum sizi. Bu durumu hemen araştıracağım ve size dönüş yapacağım,” diyordu Aylin telefonda.
Kassem onun profesyonel tavrını izleyerek etkilendi. Müşteri memnuniyetini gerçekten önemsediği belliydi.
Telefon bittiğinde Aylin onun orada olduğunu fark etti.
“Kassem Bey, merhaba Aylin Hanım, iyi çalışıyorsunuz.”
“Teşekkür ederim. Çok şey öğreniyorum.”
“Memnunuz yani.”
“Çok memnunum. Bu fırsat için size minnettarım.”
O an Metin Bey geldi.
“Kassem Bey, Aylin Hanım çok başarılı. Müşteriler onunla konuşmayı tercih ediyor.”
Bu övgü Kassem’i memnun etti.
Kassem gittikten sonra meslektaşı Zeynep ona yaklaştı.
“Sen çok şanslısın. Kassem Bey hiç kimseyle bu kadar yakından ilgilenmez.”
“Sadece iyi bir patron,” dedi Aylin.
“Hayır, farklı bir şey bu. O sana özel ilgi gösteriyor.”
Bu sözler Aylin’i düşündürdü. Gerçekten de Kassem’in davranışları alışılmışın dışındaydı.
Akşam eve giderken asansörde yine Kassem’le karşılaştı. Bu sefer sadece ikisi vardı.
“Aylin Hanım size bir soru sorabilir miyim?”
“Tabii.”
“Cem’in babası hayatınızda var mı?”
Bu soru Aylin’i şaşırttı.
“Hayır, o bizi terk etti. Cem doğmadan önce.”
“Üzgünüm.”
“Sorun değil. Alıştık.”
Kassem ona bakıyordu.
“Güçlü bir kadınsınız.”
“Güçlü olmak zorundayım, Cem için.”
Asansör açıldığında ikisi de çıktı. Kassem ona iyi akşamlar derken sesi farklıydı. Daha sıcak, daha kişiseldi.
Aylin eve giderken kalbinin hızla çarptığını fark etti.
Kassem’e karşı hissettiği şey sadece minnettarlık mıydı yoksa başka bir şey miydi?
Üçüncü haftanın başında Aylin işte tamamen alışmıştı. Müşteri hizmetlerinde adeta uzman olmuştu ve departman müdürü Metin Bey onun performansından çok memnundu.
Cem de kreşe alışmış, diğer bebeklerle oynuyor ve mutluydu.
Çarşamba günü Kassem’in ofisinden Aylin’in departmanına bir çağrı geldi.
Sekreter Elif, “Kassem Bey sizi görmeyi istiyorlar,” dediğinde Aylin’in kalbi hızlandı.
“Bir sorun mu var?” diye sordu endişeyle.
“Hayır, sadece görüşmek istiyor.”
Aylin yukarı çıkarken ne söyleyeceğini düşünüyordu.
Kassem’in ofisi koca bir daireden büyüktü. Dev pencereler İstanbul’un muhteşem manzarasını sunuyordu.
“Buyurun, oturun,” dedi Kassem.
“Masa arkasından kalkarak, “Teşekkür ederim. Nasılsınız? İşten memnun musunuz?”
“Çok memnunum. Herkes çok iyi davranıyor. Metin Bey sizden çok memnun. Müşterilerimiz özellikle sizinle konuşmak istiyormuş.”
Aylin gülümsedi.
“Elimden geldiğince iyi yapmaya çalışıyorum.”
Kassem ona yaklaşarak pencereye doğru yürüdü.
“Aylin Hanım size özel bir teklif yapmak istiyorum.”
“Nasıl bir teklif?”
“Beni bir davete eşlik eder misiniz?”
Bu teklif Aylin’i şoka uğrattı.
“Davete mi?”
“Evet. Cumartesi günü önemli bir iş yemeği var. Genellikle tek giderim ama bu sefer yanımda birinin olmasını istiyorum.”
Aylin’in aklı karıştı.
“Ben… Ben size uygun birisi değilim. O çevrede nasıl davranacağımı bilmem.”
“Sizin doğallığınız yeter. Sizi öyle seviyorum.”
Bu son cümle ikisini de şaşırttı.
Kassem, “Seviyorum derken ne kastetti acaba? Düşünün, acele etmeyin,” dedi hızla.
“Eğer kabul ederseniz size uygun bir kıyafet ayarlayabiliriz.”
Aylin kafası karışık bir şekilde departmanına döndü. Meslektaşları onun halini fark ettiler.
“Ne oldu? Neden bu kadar dalgınsın?” diye sordu Zeynep.
“Kassem Bey beni bir davete davet etti.”
“Ne? Sen şaka yapıyorsun.”
“Hayır, gerçek.”
“Aylin, bu çok önemli. O seni sadece çalışan olarak görmüyor.”
“Ne demek istiyorsun?”
“İlgileniyor, romantik anlamda.”
Bu fikir Aylin’i korkuttu.
“Hayır, sadece kibarlık yapıyor. Hiçbir patron çalışanını sosyal etkinliklere götürmez.”
“Bu başka bir şey.”
Akşam eve giderken Aylin bu konuyu düşünüyordu. Kassem gerçekten ona ilgi mi duyuyordu yoksa sadece yardımsever bir davranış mıydı bu?
O gece bebeği uyuttuktan sonra Necla Teyze’ye durumu anlattı.
“Kızım dikkatli ol. Bu adam senin patronun. İşin tehlikeye girebilir.”
“Belki de sadece iş amaçlıdır.”
Aylin, “Ben hayatı görmüşüm. Hiçbir erkek iş için bir kadını sosyal etkinliklere götürmez. Bu adamın niyeti farklı.”
“Peki ne yapmalıyım?”
“Eğer onu seviyorsan git ama dikkatli ol.”
“Onu seviyor muyum?”
Aylin bu soruyu kendine ilk kez soruyordu.
Ertesi gün işte Kassem’le karşılaşınca kararını vermişti.
“Kassem Bey, daveti kabul ediyorum.”
Kassem’in yüzü aydınlandı.
“Gerçekten mi?”
“Evet. Ama eğer yanlış bir şey yaparsam harika olacaksınız.”
“Endişelenmeyin. Kıyafet konusunda Elif Hanım sizi nişan taşındaki bir butiğe götürecek. Ne isterseniz alın.”
Aylin bu cömertlik karşısında utandı.
“Bu kadar masrafa gerek yok.”
“Sizin için hiçbir masraf büyük değil.”
Bu sözler Aylin’in kalbini hızlandırdı.
Cumartesi sabahı Elif Hanım onu almaya geldi. Nişan Taşı’ndaki butik çok lükstü ve Aylin kendini yabancı hissetti.
“Size mavi çok yakışacak,” dedi butik sahibesi.
“Bu elbiseyi deneyin.”
Elbiseyi giydiğinde aynada kendini tanıyamadı. Zarif, güzel ve şık görünüyordu.
“Mükemmel,” dedi Elif. “Kassem Bey çok beğenecek.”
“Sizce Kassem Bey neden beni davet etti?”
Elif gülümsedi.
“Çünkü siz özelsiniz. Onu değiştirdiniz.”
“Nasıl değiştirdim?”
“Eskiden çok soğuk ve mesafeliydi. Sizden sonra daha sıcak, daha insani oldu.”
Bu açıklama Aylin’i etkiledi.
Akşam Kassem onu almaya geldiğinde smoking içinde çok yakışıklı görünüyordu.
Aylin’i gördüğünde nefesi kesildi.
“Muhteşem görünüyorsunuz.”
“Teşekkür ederim. Siz de çok yakışıklısınız.”
Arabada giderken Kassem ona davette kimlerle karşılaşacağını anlattı.
“Çoğu iş insanı. Sıkılırsanız söyleyin.”
“Sıkılmam. Merak ediyorum aslında.”
“Neden?”
“Sizin dünyanızı merak ediyorum.”
Kassem ona baktı.
“Benim dünyam çok soğuk. Siz onu ısıtıyorsunuz.”
Davet büyük bir otelin balo salonundaydı. İçeri girdiklerinde herkesin bakışları üzerlerindeydi.
Aylin gerginleşti.
“Rahat olun,” diye fısıldadı Kassem. “Ben yanınızdayım.”
Gece boyunca Kassem, Aylin’i herkese tanıttı.
“Bu Aylin Hanım, şirketimizin değerli çalışanı.”
Aylin merakla kendisine bakanları fark ediyordu. Özellikle kadınlar onu süzüyorlardı.
Yemekte yanlarına oturan yaşlı bir iş adamı Aylin’le sohbet etti.
“Kassem’i nasıl tanıdınız?”
“Şirketinde çalışıyorum.”
“Ah, anlıyorum. Kassem çok seçici biridir. Sizi buraya getirmesi önemli.”
Bu sözler Aylin’i düşündürdü.
Dans zamanı geldiğinde Kassem elini uzattı.
“Dans eder misiniz?”
“Bilmem ki.”
“Çok iyi dans edemem.”
“Önemli değil. Ben öğretirim.”
Dans pistinde Kassem’in kolları arasında kendini güvende hissetti.
“Muhteşem,” dedi Aylin.
“Ne için?”
“Bu gece için. Kendimi prenses gibi hissediyorum.”
“Çünkü öylesiniz, benim prensesim.”
Bu sözler ikisini de şaşırttı. Göz göze geldiler ve o an hissettikleri duygunun aşk olduğunu anladılar.
Dans bittikten sonra sessizce masalarına döndüler. İkisi de az önce yaşadıkları anın etkisindeydi.
Kassem’in “Benim prensesim” sözleri Aylin’in kalbinde yankılanıyordu.
Davetten ayrılırken Kassem’in arabası sessizdi.
Aylin pencereden İstanbul’un gece ışıklarını izlerken düşüncelere daldı.
“Pişman oldunuz mu?” diye sordu Kassem birden.
“Neye pişman olayım? Benimle geldiğinize.”
“İnsanlar konuşacak.”
Aylin ona döndü.
“Konuşmalarına izin vermeyelim.”
Kassem bu cevaptan etkilendi.
“Siz çok farklısınız.”
“Nasıl farklı?”
“Gerçeksiniz. Bu dünyada gerçek insanlar bulmak zor.”
Eve geldiklerinde Kassem arabadan inmedi.
Aylin, “Evet, bu gece benim için çok önemliydi.”
“Benim için de. Sizi tekrar görebilir miyim? İş dışında.”
Aylin’in kalbi hızlandı.
“Evet.”
Ertesi gün pazar günü Aylin evde bebeğiyle vakit geçiriyordu. Cem’in gülümsemesi ona her zaman mutluluk verirdi. Ama bugün aklı sürekli Kassem’deydi.
Öğleden sonra kapısı çaldığında karşısında Kassem’i görünce şaşırdı.
“Kassem Bey, ne sürpriz! Rahatsız mıyım?”
“Sana çiçek getirdim.”
Elinde büyük bir buket beyaz gül vardı.
“Çok güzel. Teşekkür ederim.”
İçeri buyurun.
Kassem evinin sadeliğine bakınca Aylin’in ne kadar mütevazi bir hayat yaşadığını daha iyi anladı. Ama ev çok temiz ve düzenliydi.
“Cem nerede?”
“Yatağında oynuyor. Görmek ister misiniz?”
Kassem bebeği görünce gülümsedi. Cem ona bakıp kıkırdadı.
“Çok tatlı. Size benziyor.”
“Herkes öyle diyor.”
Kassem bebekle oynamayı denedi ve Cem onunla kaynaştı. Bu manzara Aylin’i çok etkiledi.
Kahve içer misiniz?
“Tabii.”
Mutfakta kahve hazırlarken Kassem ona bakıyordu.
“Size yardım edeyim.”
“Gerek yok, hallederim.”
Ama Kassem ısrar etti ve yan yana kahve hazırladılar. Elleri değdiğinde ikisi de titredi.
“Kassem, size bir şey sormak istiyorum.”
“Buyurun.”
“Neden beni seçtiniz? O davette gidebileceğiniz çok güzel zengin kadınlar vardı.”
Kassem ona döndü.
“Çünkü onlar sahte, siz gerçeksiniz.”
“Ama ben sadece…”
“Sadece ne? Harika bir anne, çalışkan bir kadın ve güzel bir kalp. Daha ne isteyebilirim?”
Bu sözler Aylin’i derinden etkiledi. Gözleri doldu.
“Ağlıyor musunuz?”
“Sadece kimse bana böyle şeyler söylemedi.”
Kassem ona yaklaştı.
“O zaman yanlış insanlarla tanışmışsınız.”
O akşam birlikte yemek yaptılar. Kassem hiç mutfakta çalışmamıştı ama Aylin’in rehberliğinde öğrenmeye çalıştı.
“Soğanı böyle mi doğrayacağım?”
Aylin güldü.
“Evet, ama daha küçük parçalar. Bu işin ustası değilim galiba.”
“Öğrenirsiniz. Her şey deneyimle.”
Yemek yerken birbirlerinden bahsettiler. Kassem ailesinden, işinden konuştu. Aylin de geçmişini Cem’in babasına anlattı.
“Pişman mısınız o adamla beraber olduğunuza?”
“Hayır. Çünkü Cem var. O benim hayatımın anlamı.”
“Şimdi hayatınızın anlamı sadece o mu?”
Aylin ona baktı.
“Hayır, artık başka anlamlar da var.”
Gece geç saatte Kassem ayrılırken kapıda durdu.
“Aylin, bugün çok mutluydum.”
“Ben de sizi seviyorum.”
Bu sözler havada asılı kaldı. Aylin ne cevap vereceğini bilemiyordu.
“Cevap vermenize gerek yok. Sadece bilmenizi istedim.”
Kassem gittikten sonra Aylin gece boyunca uyuyamadı.
Bu aşk gerçek miydi? Ve bu kadar farklı iki insan bir araya gelebilir miydi?
Pazartesi günü işte her şey değişmişti. Kassem ona baktığında gözlerinde farklı bir ışık vardı. Aylin de onun varlığını daha farklı hissediyordu.
Öğle arasında Kassem onu çatı katındaki restoranta davet etti.
“İnsanlar konuşmayacak mı bana?”
“Ne insanlardan önemli olan sizsiniz.”
Yemekte Kassem ona planlarını anlattı.
“Sana ve Cem’e daha iyi bir hayat sunmak istiyorum.”
“Kassem, ben paralarınızı istemiyorum.”
“Para değil bu. Ben sizinle birlikte olmak istiyorum.”
“Birlikte mi?”
“Evet, evlenmek istiyorum sizinle.”
Bu teklif Aylin’i şok etti.
“Evlilik mi?”
“Sizi ve Cem’i seviyorum. Sizinle bir aile kurmak istiyorum.”
“Bu çok ani. Henüz birbirimizi yeni tanıyoruz.”
“Bazen kalp hemen karar verir. Benimki karar verdi.”
Aylin kafası karışık bir şekilde departmanına döndü.
“Evlilik teklifi. Bu gerçek olamaz.”
Akşam eve giderken asansörde iş arkadaşı Zeynep’le karşılaştı.
“Aylin, seninle Kassem Bey’in öğle yemeğine gittiğinizi duyduk.”
“Evet, gittik. Çok romantikmiş.”
“Herkes konuşuyor.”
“Ne konuşuyorlar?”
“İkinizin aşık olduğunuzu.”
Bu laflar Aylin’i rahatsız etti. İş yerinde dedikodu konusu olmak istemiyordu.
Eve geldiğinde Necla Teyze onu bekliyordu.
“Nasıldı kızım?”
“Çok iyi. İnsanlar çok nazik ve iş zor ama öğrenebilirim.”
“Ya o adam gördün mü?”
“Evet. Asansörde karşılaştık. Çok kibardı.”
Necla Teyze hâlâ kuşkuluydu.
“Dikkatli ol yine de.”
O gece Aylin günün yorgunluğuna rağmen huzurluydu. Hayatında ilk kez umut veren bir şey vardı.
Bu hikaye devam ederken, Kassem ve Aylin’in aşkı, zorluklara rağmen güçlenerek büyüyor. Toplumun, ailenin ve medyanın baskılarına rağmen, gerçek sevgi her engeli aşmayı başarıyor
News
अरबपति लड़की एयरपोर्ट पर भीख मांगने वाला लड़का पर दिल हार बैठी… फिर जो हुआ इंसानियत रो…
अरबपति लड़की एयरपोर्ट पर भीख मांगने वाला लड़का पर दिल हार बैठी… फिर जो हुआ इंसानियत रो… . . अमीरी…
Karishma Kapoor Secretly Married with Akshy khanna Joyful Varmala Moment
Karishma Kapoor Secretly Married with Akshy khanna Joyful Varmala Moment . . करिश्मा कपूर की शादी की खबर: सच, अफवाह…
गरीब लड़की बाप की मजदूरी मांगने गई, मगर मालिक के बेटे ने बदले में जो दिया… इंसानियत रो पड़ी!
गरीब लड़की बाप की मजदूरी मांगने गई, मगर मालिक के बेटे ने बदले में जो दिया… इंसानियत रो पड़ी! ….
तलाक के 7 साल बाद IAS पत्नी गरीब पति का कर्ज चुकाने आई, सच्चाई जानकर पूरा गाँव रो पड़ा
तलाक के 7 साल बाद IAS पत्नी गरीब पति का कर्ज चुकाने आई, सच्चाई जानकर पूरा गाँव रो पड़ा ….
it’s Joyful Moment Karisma Kapoor’s Haldi Ceremony |Karishma Kapoor ki Shadi
it’s Joyful Moment Karisma Kapoor’s Haldi Ceremony |Karishma Kapoor ki Shadi . . करिश्मा कपूर की कथित शादी की खबरें:…
बीमार dipika kakar के लिए rubina dilaik ने दी सबसे बड़ी कुर्बानी 😭 दीपिका की आखरी इच्छा
बीमार dipika kakar के लिए rubina dilaik ने दी सबसे बड़ी कुर्बानी 😭 दीपिका की आखरी इच्छा . . दीपिका…
End of content
No more pages to load






