MİLYONERİN BEBEĞİ ZAYIFLIYORDU… TA Kİ TEMİZLİKÇİNİN FİKRİ HER ŞEYİ DEĞİŞTİRENE DEK

.
.
.

Milyonerin Bebeği Zayıflıyordu… Ta Ki Temizlikçinin Fikri Her Şeyi Değiştirene Dek

Kemal Yılmaz, büyük bir malikanenin salonunda, doktorların ardı ardına çıkıp gittiğini izlerken yumruklarını sıkıyordu. Sadece 8 aylık olan oğlu Aliş, son bir hafta içinde 200 gram daha kaybederek alarm verici 5 kiloya düşmüştü. Doktorlar, her biri birer uzman olduğu halde, bu durumu açıklayamadan evden ayrılan beşinci uzmandı. Kemal’in içinde korku, öfke ve çaresizlik bir arada yankı yapıyordu.

Evinde yalnızca bir temizlikçi vardı. Fatma Yıldız, sarı eldivenleriyle mutfakta temizlik yaparken, bir köşeden Kemal’in yumruklarını sıkmasını fark etti. O kadar dikkatli bir kadındı ki, evdeki her şeyin üzerinde titizlenirdi. Kemal’i yıllardır tanıdığı için, onun içinde bulunduğu bu ruh halini iyi biliyordu. Ancak, Fatma bu kez bir fark fark etmişti: Bebeğin sağlığı, dikkat edilmesi gereken bir şeyin eksik olduğunun sinyalini veriyordu.


Gizli Bir Gözlem: Fatma’nın Keşfi

Fatma Yıldız, mutfakta temizliğini yaparken, Kemal’in oğlunun durumuna dikkat kesildi. Zayıf, halsiz ve yüzü iyice çökük olan Aliş, her geçen gün daha da zayıflıyordu. Fransız bakıcı Madam Şantal, sabahları biberonunu içirdiğini söylüyor, ama bebek bir türlü sağlıklı beslenemiyordu. Fatma, Kemal’e yaklaştı. “Çocuğa bir bakabilir miyim?” diye sordu. Kemal başını çevirdi. “Sen mi? Beş doktor bir şey bulamazken bir temizlikçi mi oğlumu muayene etmek istiyor?”

Fatma’nın cevabı yavaş ama kararlıydı: “Ben dokuz çocuk büyüttüm, doktor bey. Hepsi sağlıklı bir şekilde evimden çıktı. Bazen tecrübe diplomadan daha değerlidir.” Kemal, çaresizce başını sallayarak Fatma’yı mutfağa yönlendirdi.


Fatma’nın Şüpheleri ve İlk Mama Hazırlığı

Fatma, Aliş’i kucaklayarak odasına götürdü. Bebeğin zayıflamış halini görünce içi parçalandı. Kucakladığı küçük bebek, aç olduğu halde gıda reddediyordu. Kemal, “Fransız bakıcı Madam Şantal her sabah biberonunu içtiğini söylüyor, nerede şimdi?” diye sordu. Fatma, başını sallayarak, “Bebeğin yediğini görmedim.” dedi. “Madam Şantal her sabah onunla ilgileniyor, ama çocuk bu şekilde reddediyor.” Kemal derin bir nefes aldı ve izin verdi. “İstediğini yap Fatma, daha kötü olamaz.”

Fatma, mutfakta basit bir mama hazırladı. Muz, süt ve bal karıştırarak bebek için hazırladığı bu karışımdan bir kaşık aldı ve Aliş’in ağzına uzattı. Şaşırtıcı bir şekilde, Aliş açtı ve yemeye başladı. “Aman tanrım!” diye fısıldadı Kemal. “Oğlum yemek yiyor!” Ama bir süre sonra bebek yine ağlamaya başladı. Fatma, her şeyin bir oyun gibi olduğunu fark etti. Bebek, Madam Şantal’ın gözetimi altında başka bir şekilde besleniyordu.


Madam Şantal’ın Gizemli Davranışları

Fatma, odada yalnızken Madam Şantal’ın tavırlarını fark etti. Bakıcı, her zaman onun bu tür bir ilgisini engellemeye çalışıyordu. Kemal’in güvenini kazanan Madam Şantal, bebekle ilgilenmeye başlamıştı ama Fatma, işlerin doğru gitmediğini hissediyordu. Bir gün gece 2 sularında, bebeğin odasından gelen zayıf ağlama sesini duydu.


Fatma’nın Cesur Kararı ve Gerçeklerin Ortaya Çıkması

Fatma, hemen odadan çıkıp Aliş’i kucağına aldı ve mutfağa götürdü. Bir kez daha ona yemek hazırladı ve o iştahla yedi. Bir saat sonra Madam Şantal’a ne yaptığını sordu. “Burada neler oluyor?” diye sordu, bakıcıyı suçlar bir şekilde. Madam Şantal, hızla telaşla cevap verdi: “Çocuğu hemen bana ver.” Ama Fatma, “Çocuğun aç olduğu bir gerçektir ve Sen ona kötü bakıyorsun!” dedi. Kemal, olayları duyduğunda hemen inip geldi.


Zeytin Gibi Yağlı Bir Gerçek: İntihar ve Çocuğu Korumak

Zeynep, her şeyin farkına varmıştı. Kemal, evdeki her şeyin değiştiğini ve bunların gerçekler olduğunu kabul ediyordu. Gözlemlerinin sonunda Zeynep’in hikayesi, kendisini zorlamasına ve her iki dünyayı da baştan çıkarma fikrini açıklamasına sebep oldu.

Fatma’nın oğlu Aliş’i kurtarması çok büyük bir başarıydı ve Kemal için hayal bile edilemez bir karar alma yolunda oldu. Bu temizlikçi, bir aileyi kurtarmak için her türlü kahramanlık adımını atarak dikkatli kalmak yerine geleceği kurtarma anlamında kalabilirdi.