Garson “Şoföründe Silah Var Binme” Diye Uyardı, Mafya Babasının Sonraki Hamlesi Herkesi Şoke Etti

.
.
.

Şoföründe Silah Var Binme
Bölüm 1: Başlangıç
Gecenin soğukluğu, şehri sarmaya başlamıştı. Anna, şehrin en lüks restoranlarından birinde garsonluk yapıyordu. Her akşam olduğu gibi, eldivenli elleriyle masaları silip, misafirlere servis yaparken her şeyin yolunda olduğunu düşünüyordu. Ancak bu akşam her şey farklı olacaktı. Akşam saat 10:30 civarlarında, restoranın kapısının önünde bir arabanın park ettiğini gördü. Bu, pek de alışılmadık bir şey değildi. Ancak, o sırada içeri giren adamla, her şeyin bambaşka bir hal alacağını kimse tahmin edemezdi.

Adam, lüks bir takım elbise giymişti, saçları geriye doğru taranmış, sert bir ifadesi vardı. Onun girdiği an, restoranın atmosferi değişti. Konuşmalar yavaşladı, garsonlar telaşlanmaya başladı. Anna, yavaşça adama bakarak içindeki tuhaf hissi fark etti. Adamın gözlerinde bir şey vardı; bir tehlike, bir tehdit… O anda bu hisse kayıtsız kalmak imkansızdı.

Adam, restoranın her köşesinde dikkatle bakınarak ilerledi. Anna, ona yakın bir masaya servis yapıyordu, fakat içinden bir şeyler onunla ilgili yanlış olduğunu söylüyordu. Bu adam, sıradan bir müşteri değildi. O an, Adam’ın gözleri Anna’yla karşılaştığında, bir kıvılcım çaktı; bir tür bağlantı kurdular. Anna’nın içindeki ses bir an için sustu ama sonra, yavaşça başını çevirip garsonluk yapmaya devam etti.

Adam, restoranın içinde ilerlerken, etrafındaki herkes onun varlığını hissetti. İçeri girdiği andan itibaren, tüm odak noktası ona dönmüştü. Restoranın genel atmosferi bir anda gerildi. Anna, servis yaparken birdenbire tuhaf bir korkuya kapıldı. Kalp atışları hızlandı. Birinin ona, “Gözlerindeki o soğuk ifadeyi gördün mü?” diye sorması gerektiğini düşündü. Ama kimse sormadı. Restoran yavaşça tekrar normalleşti, ama Anna bir şeylerin ters gittiğini hissediyordu.

Bölüm 2: İlk Uyarı
Yemek salonunda işler normale dönmeye başlamıştı. Anna masaları dolaşarak siparişleri topluyordu. Ancak, içindeki tuhaf his gitmemişti. O anda, dışarıdan bir araba sesi duydu. Birkaç dakika sonra, kapıdan giren adamın yanına yaklaşan garsonların birinin gözlerindeki korkuyu fark etti. Adam hala sessizdi, ama her hareketiyle, etrafındaki insanları etkisi altına alıyordu. Onunla konuşmaya cesaret edebilecek kimse yoktu. Gözleri, içindeki korkuyu, tehditi taşıyor gibiydi.

Sonunda o adam, garsonlardan biriyle, yere doğru hafif eğilmiş şekilde konuşmaya başladı. Konuşmaları Anna’nın işini yapmasına engel oldu. “Şoförümün silahı var,” dedi adamın sesi hafifçe titreyerek. O an, Anna’nın vücudu donar gibi oldu. Bu sıradan bir uyarı değildi. Adam gözlerini kaçırmadan bakmaya devam etti. “Arabaya binme,” dedi adam, sert ve kararlı bir şekilde. O an, Anna’nın beyninde çakan bir şimşek gibi bir şey belirdi.

Birdenbire her şey sanki yavaşladı. Gerçekten, bu adam sadece bir garsonu uyarmak için mi buradaydı? Ya da bu bir tehditti, bu bir ölümle karşı karşıya kalınan bir an mıydı? Anna, o anın gerçekliğini sorgulamak yerine, bilinçsiz bir şekilde kendini geri çekti. İçindeki korku büyüdü. Dışarıda bekleyen arabanın içinde şoförün ne yapacağına dair bir his vardı. İçeri girdiği anda silahına ne olacak? Anna, adama sadece bakarak geri çekilmeyi düşündü, ama gözlerinde bir şey vardı. Hareketsizdi, soğuktu ama bir yandan da çok tehlikeliydi.

Adam, bir an için hareketsiz kaldı ve sonra yavaşça kendisini geri çekti. Anna, o anlarda sadece gözlerini ona çevirebildi. Adam, çelik gibi bir soğukkanlılıkla geri adım attı. “Her şey tamam,” dedi adamın sesi. Fakat sözlerinin ardından, Anna bir an için bir değişim yaşadı. O gece, her şeyin başladığı an, her şeyin sona erdiği andı.

Bölüm 3: Gizli Savaş Başlıyor
Anna, her şeyin bittiğini düşündü. Ama o gece, görünmeyen bir savaş başlamıştı. Bir garsonun fark edemeyeceği bir şey, o an fark edildi. Bir hayat kurtulmuştu. Anna, restoranın mutfağına dönerken yavaşça gözlerini kapattı ve olanları düşündü. “Bunu doğru yapmadım,” diye düşündü. Bu kadar basit bir tavsiye ile birinin hayatı kurtulmuştu. Ama bu olayın sonunda ne olacaktı? Silahın varlığı, tehditlerin büyümesi… Anna, bir sonraki adımda ne yapması gerektiğini bilemiyordu.

Saat 11:30 civarlarında, bir başka garson Anna’yı yanına çağırdı. “Casper Desmond’ın adamları içeride,” dedi. Anna, ne olduğunu anlayamadan bir an durakladı. “Kim?” diye sordu, ama garson sadece başını salladı. İçeri giren adamın adı bu kadar güçlüydü. O an, Anna gerçekten ne yapacağını bilemedi. İstediği gibi kaçamayacak mıydı? Ama bir şey fark etti; o da tehlikede olmasaydı, buradaki herkes de tehlikede olacaktı.

Bölüm 4: Harekete Geçme Zamanı
Günler geçti. Anna’nın içinde gizli bir savaş başlamıştı. Ne olacağını bilemiyordu. İşinden sonra, evine gittiğinde bir mektup buldu. İçinde sadece bir adres vardı: Casper Desmond’a ait bir yer. Mektup, hiçbir şey açıklamadan bırakılmıştı. Her şey, her karar Anna’nın yaşamını etkileyecek kadar önemli hale gelmişti. Restoranın içinde her şey aynıydı. Ama Anna, artık bir şeylerin farklı olduğunu biliyordu. Bu tehlikeli adam, sonunda bir şeyin peşine düşecekti.

Gecenin ilerleyen saatlerinde, her şeyin son bir sınavı vardı. Anna, bir restoranda garsonken gözlem yaptığı her şeyin bir anlam taşıdığını fark etti. Ama şimdi, silahlar ve ölümle uğraşan bir adamla karşı karşıyaydı. Bu karanlık dünyada, içinde taşıdığı farkındalık, ne kadar güçlü olursa olsun, onu hayatta tutmak için yeterli olacaktı.