TÜM komşular bu tatlı teyzeye bayılırdı… Ta ki müfettişler ONUN korkunç “bahçesini” bulana dek…
.
.

.
Tatlı Teyzenin Bahçesi
1. Bölüm – Mahallenin Meleği
1988 yılının sonbaharı… Sakramento’nun Ef Caddesi, sonbahar güneşiyle yıkanırken, mahallede herkesin sevgilisi olan Dorotea Puente’nin bahçesinden ağır, tatlımsı bir koku yükseliyordu. Komşulardan John Sharp, o kokuyu ilk fark edenlerden biriydi. Koku, burnuna her gelişinde içini huzursuzlukla dolduruyordu. Ama kendini teselli etti: “Muhtemelen bir kedi ölmüştür, ya da eski evin kanalizasyonu kokuyordur…”
Dorotea Puente, mahallenin göz bebeğiydi. Küçük, toplu, makyajlı, her daim şık elbiseler giyen, inci küpeleriyle gülümseyen bir büyükanne… Herkes ona bayılırdı. Evinde kimsesiz yaşlılara, evsizlere, travma sonrası stres bozukluğu yaşayan gazilere, alkol bağımlılarına pansiyon hizmeti veriyordu. Onlara üç öğün sıcak yemek, temiz bir oda, sevgi ve güven sunuyordu. Sosyal hizmetler, Dorotea’yı bir azize gibi görüyordu. Belediye başkanıyla çekilmiş fotoğrafları, hayır kurumlarından aldığı ödüller, sıcak çorba dağıtırken çekilmiş kareleri yerel gazetelerde boy boy çıkıyordu.
Polisler de ona güvenir, devriye sırasında uğradıklarında kahve ve kurabiye ikramını reddetmezlerdi. Mahallede bir sorun çıktığında ilk Dorotea’ya danışılırdı. Pansiyonerleriyle ilgilenir, onların belgelerini takip eder, ilaçlarını zamanında içmelerini sağlar, resmi işlemlerini yapardı. Sosyal yardımlarından küçük bir komisyon alır, geri kalanını harçlık olarak onlara verirdi. Her şey kağıt üzerinde yasal ve düzenliydi.
Ama bazı tuhaflıklar vardı. Pansiyonerler sık değişiyordu. Biri akrabalarının yanına taşınmış, diğeri iş bulmuş, bir başkası ortadan kaybolmuştu. Komşular, Dorotea’nın gece yarısı bahçede toprağı kazdığını görürlerdi. Ama yaşlı insanlar bazen uykusuz olurdu, Dorotea da güllerini çok severdi. Bahçesindeki küçük tümseklerin üstünde her zaman taze çiçekler olurdu. Kimse sormazdı: “Neden bu kadar çok tümsek var?” diye.
2. Bölüm – Koku ve Şüphe
Kasım ayı geldiğinde, John Sharp artık dayanamaz oldu. Koku öylesine ağırlaşmıştı ki, pencereleri kapatsa bile evine siniyordu. Bahçede asılı çamaşırlara kadar her yere yayılıyordu. John, acil servisi arayıp utançla şikayetini bildirdi. “Komşum harika bir insan ama… evinden kötü bir koku geliyor. Belki kanalizasyon, belki de ölü bir hayvan. Sadece birinin kontrol etmesini istiyorum.”
Polis çağrıyı düşük öncelikli bir “welfare check” yani sosyal kontrol olarak kaydetti. Bir gün sonra, iki devriye polisi Dorotea’nın evine geldi. Kapıyı çalmadan Dorotea onları karşıladı. Gülümseyerek içeri davet etti, kahve ikram etti. Polisler koku şikayetini iletti. Dorotea, eski evin borularında sorun olduğunu, organik gübre kullandığını, gübrelerin kokusunun ağır olabileceğini, kimyasal kullanmayı prensip olarak reddettiğini anlattı. Her şey mantıklıydı.
Polisler, “Yine de bahçeye bakmak istiyoruz,” dedi. Dorotea bir an durdu, sonra gülümsedi: “Tabii, buyurun.” Arka bahçede taze toprakla örtülmüş, çiçeklerle süslenmiş küçük tümsekler vardı. Koku burada daha keskin hissediliyordu. Polislerden biri toprağa dokundu, gevşek ve yeni kazılmıştı. Dorotea gülümsemeye devam etti ama gözlerinde bir sertlik belirdi. Polisler, eve girmek için arama iznine ihtiyaçları olduğunu biliyorlardı. Dorotea, “Elbette, kurallara uymak zorundayız,” dedi. Polisler raporlarını yazıp ayrıldılar.
3. Bölüm – Kayıp Adam ve Artan Şüpheler
Aynı günlerde, sosyal hizmet uzmanı Judy Moise, himayesindeki Vietnam gazisi Alvaro Montoya’dan haftalardır haber alamıyordu. Dorotea, “Ailesini görmek için Meksika’ya gitti,” dedi. Ama Alvaro’nun banka çekleri hâlâ düzenli olarak tahsil ediliyordu. Judy, polise kayıp başvurusunda bulundu. Dosya, kısa süre önce gelen koku şikayetinin olduğu adrese işaret edince, dedektif John Cabrera dosyayı devraldı.
Dedektif Cabrera, Dorotea’nın pansiyonunda son yıllarda birkaç kişinin kaybolduğunu fark etti. Hepsinin sosyal yardımları hâlâ tahsil ediliyordu. Arama emri çıkarıldı. 11 Kasım 1988 sabahı, polis ve kriminal uzmanlar Dorotea’nın evine baskın yaptı.
4. Bölüm – Bahçenin Altındaki Korkunç Sır
Ev titizlikle temizlenmişti. Her yer çamaşır suyu ve temizlik ürünü kokuyordu. İçeride bir suç izine rastlanmadı. Ama arka bahçede, taze toprakla örtülmüş yedi tümsek tespit edildi. Kriminal uzmanlar kazıya başladı. İlk tümsekte, çarşaflara sarılmış, kireçle kaplanmış insan kemikleri bulundu. Dorotea, “Bilmiyorum, ev çok eski, belki eski sahiplerinden kalma,” dedi.
Kazılar devam etti. Akşam saatlerinde dört, ertesi sabah altı, birkaç gün sonra toplam yedi ceset çıkarıldı. Her biri özenle gömülmüş, üzerleri çiçeklerle süslenmişti. Kimlik tespitlerinde çoğunun eski pansiyonerler olduğu ortaya çıktı. Hepsi yaşlı, yalnız, kimsesiz, sosyal yardımla geçinen insanlardı.
5. Bölüm – Dorotea’nın Kaçışı
Dorotea, arama sırasında “Pansiyonerlerim için markete gitmem gerekiyor,” diyerek evden ayrıldı. Dedektifler, onu takip etmesi için bir polis görevlendirdi. Ancak Dorotea, şehir merkezindeki otogarda izini kaybettirdi. Kaliforniya çapında arama başlatıldı. Fotoğrafı her yere dağıtıldı. Televizyonlar “Cani Büyükanne”nin hikayesini anlatmaya başladı.
6. Bölüm – Bahçedeki Mezarlık
Kazılar devam ederken, adli tıp uzmanları cesetlerde yüksek dozda uyku ilacı flurazepam buldu. Dorotea, kurbanlarının yemeğine ya da çayına bu ilacı karıştırıyor, onlar sessizce uykuya dalıp ölüyordu. Cesetleri gece yarısı bahçeye gömüyor, üzerini kireçle kapatıyor, çiçek ekiyordu. Kurbanların sosyal yardım çeklerini ise yıllarca kendi adına tahsil etmeye devam ediyordu.
7. Bölüm – Yakalanış ve Yargı
Beş gün sonra, Los Angeles’ta bir barda, Charles Wilgus adlı bir adam televizyonda Dorotea’nın fotoğrafını gördü. Kadın, birkaç gün önce onunla sohbet etmişti. Polisi aradı. Dedektifler Dorotea’yı motelde yakaladı. Kadın, sakince teslim oldu, “Er ya da geç bulacağınızı biliyordum,” dedi.
Sorguda, Dorotea her şeyi inkar etti. “Ben sadece insanlara yardım etmek istedim. Onlar kendi istekleriyle gittiler,” dedi. Fakat evde bulunan ilaç kutuları, kahve değirmeninde kalan ilaç kalıntıları, banka kayıtları ve tanık ifadeleriyle suçun boyutu ortaya çıktı.
8. Bölüm – Mahkeme ve Gerçek Yüz
Dava ülke çapında büyük yankı uyandırdı. Savunma, Dorotea’nın iyi niyetli ama bilgisiz bir bakıcı olduğunu, yaşlıların ölümünün tesadüf olduğunu iddia etti. Fakat savcılık, kurbanların sistematik olarak öldürüldüğünü, finansal motivasyonun açık olduğunu kanıtladı. Bahçede bulunan mezarlar, kurbanların sosyal yardım çeklerinin hâlâ tahsil ediliyor oluşu, hepsi bir sistemin parçasıydı.
Mahkeme salonunda, Dorotea’nın hapishaneden yazdığı mektuplar okundu. “Onlar işe yaramaz, kimseye lazım olmayan insanlar…” diye yazıyordu. Bu satırlar, onun gerçek yüzünü ortaya koydu.
9. Bölüm – Son ve Miras
Dorotea Puente, üç cinayetten birinci dereceden suçlu bulundu, ömür boyu hapse mahkûm edildi. 2011’de cezaevinde öldü. Kurbanlarının kesin sayısı asla öğrenilemedi; resmen dokuz, ancak muhtemelen çok daha fazlasıydı.
Ev, kısa süre sonra restore edildi, ama mahalle halkı hâlâ önünden geçerken ürperiyor. Bahçede artık güller yok, ama Dorotea’nın gölgesi hâlâ Ef Caddesi’nde dolaşıyor.
Bu hikaye, toplumun en savunmasızlarını koruma görevimizin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Ve bazen en tatlı görünen yüzlerin ardında, en karanlık sırların saklı olduğunu…
News
मरा हुआ पति भूत बन कर घर में हर रोज आता था/जिसकी वजह से पत्नी के साथ हुआ बहुत बड़ा हादसा/
मरा हुआ पति भूत बन कर घर में हर रोज आता था/जिसकी वजह से पत्नी के साथ हुआ बहुत बड़ा…
अपने बराबर वालों में रिश्ता देखो , ये घर तुम्हारी औकात से बाहर है , ये कहकर घर से भगाया था , कुछ साल
अपने बराबर वालों में रिश्ता देखो , ये घर तुम्हारी औकात से बाहर है , ये कहकर घर से भगाया…
Türkler Uzaydan Ne Anlar? 🚀 5 KİLOLUK UYDU NASA’YI SUSTURDU!
Türkler Uzaydan Ne Anlar? 🚀 5 KİLOLUK UYDU NASA’YI SUSTURDU! . . . Türkler Uzaydan Ne Anlar? 🚀 5 KİLOLUK…
Sınırda devriye geziyordu ve 2005’te kayboldu — 18 yıl sonra kamyoneti bulundu…
Sınırda devriye geziyordu ve 2005’te kayboldu — 18 yıl sonra kamyoneti bulundu… . . . Sınırda Devriye Geziyordu ve 2005’te…
Polis Acilin Önünde Hemşirenin Boğazını Sıktı—Hastane Müdürünün Eşi Olduğunu Bilmiyordu,Sonrası Şok!
Polis Acilin Önünde Hemşirenin Boğazını Sıktı—Hastane Müdürünün Eşi Olduğunu Bilmiyordu,Sonrası Şok! . . . Polis Acilin Önünde Hemşirenin Boğazını Sıktı—Hastane…
Türkler Helikopter Pilotluğundan Ne Anlar? Türk ATAK Pilotu 11 Hedef Düşürdü! 🇹🇷 Red Flag Şoku
Türkler Helikopter Pilotluğundan Ne Anlar? Türk ATAK Pilotu 11 Hedef Düşürdü! 🇹🇷 Red Flag Şoku . . . Türkler Helikopter…
End of content
No more pages to load






