Apartmandaki Sessizlik Korku Hükmederken Bordo Bereli Küllerinden Doğdu!
.
.
.
Sessiz Apartman
İstanbul’un yaz geceleri bazen insana nefes aldırmazdı.
Hava ağır, nemli ve hareketsiz olurdu. Sokak lambalarının solgun ışıkları apartmanların duvarlarına vurur, rüzgârın bile uğramadığı dar sokaklarda sıcak bir sis gibi asılı kalırdı.
Kadıköy’ün eski mahallelerinden birinde bulunan Atlas Apartmanı da böyle bir gecenin ortasında sessizce duruyordu.
Binanın üçüncü katındaki dairenin penceresi açıktı.
İçeride Elif Arslan yerde diz çökmüş, yeni taşındığı evdeki kutuları açıyordu.
Elif otuz iki yaşındaydı. Kısa kesilmiş koyu saçları vardı ve yüzünde yılların bıraktığı hafif bir sertlik okunuyordu. Onu ilk gören biri spor eğitmeni ya da polis zannedebilirdi.
Ama Elif’in geçmişi çok daha farklıydı.
O, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en zorlu birliklerinden birinde görev yapmıştı.
Sekiz yıl boyunca özel operasyon timlerinde bulunmuştu.
Sınır ötesi görevler, gece baskınları, rehine kurtarma operasyonları…
Adını hiçbir yerde görmeyeceğiniz, ama ülkenin güvenliği için yapılan onlarca gizli görev.
İki ay önce ordudan ayrılmıştı.
Sebebi kimseye anlatmadığı bir olaydı.
Resmi kayıtlarda sadece “kendi isteğiyle emekli” yazıyordu.
Ama Elif gerçeği biliyordu.
Bazı görevler insanın içinde iz bırakırdı.
Ve o izler bazen yıllarca silinmezdi.
Yeni bir başlangıç yapmak istemişti.
Bu yüzden İstanbul’a taşınmıştı.
Küçük bir daire, sakin bir mahalle ve sıradan bir hayat…
En azından planı buydu.
Elif son kutuyu açarken eski bir fotoğraf buldu.
Fotoğrafta altı asker vardı.
Yüzleri kamuflaj boyasıyla kaplıydı.
Hepsi gülüyordu.
Fotoğrafın arkasında küçük bir yazı vardı:
“Tim Alfa — Asla geri adım yok.”

Elif bir an durdu.
Sonra fotoğrafı çekmeceye koydu.
Geçmiş artık geride kalmalıydı.
Tam o sırada aşağıdan bir gürültü geldi.
Önce bir araba kapısı çarptı.
Sonra bağırışlar.
Küfürler.
Elif kaşlarını çattı.
Pencereye yürüdü ve aşağı baktı.
Apartmanın hemen önündeki küçük parkta beş adam toplanmıştı.
Plastik masa kurmuşlardı.
Üzerinde bira kutuları ve rakı şişeleri vardı.
Gürültü yapıyor, bağırıyor ve kahkahalar atıyorlardı.
Mahalle sakinlerinden kimse aşağı inmiyordu.
Herkes pencereden izliyordu.
Elif’in bakışları adamlardan birine takıldı.
Ortada duran iri yarı adam diğerlerinden farklıydı.
Kalın boynu, geniş omuzları ve yüzündeki eski yara izi hemen dikkat çekiyordu.
Mahallede “Kara Murat” olarak bilinen biriydi.
Esnaftan haraç alan, insanları korkutarak para kazanan bir kabadayı.
Yanındaki adamlar sürekli ona bakıyor, söylediklerine gülüyordu.
Elif derin bir nefes aldı.
“Yeni mahalle, eski sorunlar…”
Tam perdeyi kapatacaktı ki başka bir şey oldu.
Yaşlı bir adam parka doğru yürüdü.
Bu, apartmanın kapıcısı Hasan Amca idi.
Yetmiş yaşındaydı.
Elinde küçük bir el feneri vardı.
Çekinerek adamlara yaklaştı.
“Evlatlarım… biraz sessiz olabilir misiniz? İnsanlar uyumaya çalışıyor.”
Adamlar bir an sustu.
Sonra kahkaha patladı.
Kara Murat ayağa kalktı.
“Ne diyorsun sen ihtiyar?”
Yaşlı adam geri çekildi.
“Aman evladım… sadece rica ettim.”
Adam yanına gelip Hasan Amca’nın göğsüne sertçe itti.
Yaşlı adam yere düştü.
Şapkası yuvarlanarak masanın altına girdi.
Adamlar yine güldü.
Elif’in yüzü sertleşti.
Vücudu otomatik olarak tepki veriyordu.
Askerlikte yıllarca gördüğü adaletsizlik sahneleri beyninde aynı şekilde işlenmişti.
Zayıf birine saldıran güçlü bir grup.
Ve kimsenin müdahale etmemesi.
Tam o sırada site kapısından genç bir kadın girdi.
Elinde market poşeti vardı.
Adamları görünce yürüyüşü hızlandı.
Ama Kara Murat onu fark etti.
“Hey!”
Kadın durdu.
Adamlar ona doğru yürüdü.
“Bu saatte nereye güzelim?”
Kadın korkuyla geri çekildi.
“Lütfen yol verin.”
Bir adam kadının kolunu tuttu.
Kadın çığlık attı.
Elif’in sabrı o anda bitti.
Montunu aldı.
Kapıyı açtı.
Ve merdivenlerden aşağı indi.
Parktaki Kavga
Elif parkın içine yürüdüğünde adamlar hâlâ kadını rahatsız ediyordu.
Hasan Amca yerde oturmuş korkuyla izliyordu.
Elif yaklaşarak sakin bir sesle konuştu.
“Kadını bırakın.”
Adamlar döndü.
Kara Murat gözlerini kısmıştı.
“Sen kimsin?”
Elif cevap vermedi.
“Kadını bırakın ve gidin.”
Adamların biri güldü.
“Abla bize emir mi veriyorsun?”
Bir adım yaklaştı.
Elif hâlâ sakindi.
Ama gözleri değişmişti.
Bu artık sivil bir kadının bakışı değildi.
Bu bir asker bakışıydı.
Adam kadının kolunu tekrar çekti.
O anda Elif hareket etti.
Bir saniyeden kısa sürdü.
Adamın bileğini yakaladı.
Omzunun üzerinden çekip yere savurdu.
Adamın sırtı sertçe zemine çarptı.
Nefesi kesildi.
Diğerleri şaşkınlıkla baktı.
“Ne—”
Cümle bitmeden Elif ikinci adama döndü.
Dirseğiyle çenesine vurdu.
Adam geriye devrildi.
Park sessizleşti.
Kara Murat’ın yüzündeki gülümseme kayboldu.
Cebinden bıçak çıkardı.
“Sen yanlış mahalleye geldin.”
Elif başını hafifçe eğdi.
“Bıçağı yanlış tutuyorsun.”
Adam saldırdı.
Elif yana kaydı.
Bileğine vurdu.
Bıçak yere düştü.
Bir saniye sonra Kara Murat dizlerinin üzerindeydi.
Elif kolunu boynuna dolamıştı.
Adam nefes alamıyordu.
“Dinle,” dedi Elif.
“Ben kavga aramıyorum.”
Adam zorla konuştu.
“Sen… kimsin?”
Elif fısıldadı.
“Eski asker.”
Adamların yüzü değişti.
Kara Murat serbest bırakılınca geri çekildi.
Ama gözlerindeki öfke kaybolmamıştı.
“Bu bitmedi.”
Adamlar yaralı arkadaşlarını alıp gitti.
Sessizlikten Sonra
Park tekrar sessizdi.
Genç kadın titriyordu.
“Teşekkür ederim…”
Elif sadece başını salladı.
Hasan Amca ayağa kalktı.
“Allah senden razı olsun kızım…”
Elif hiçbir şey söylemeden apartmana döndü.
Ama içinden bir ses bunun son olmadığını söylüyordu.
Tehdit
İki gün sonra Elif sabah kapısını açtığında yerde küçük bir kutu gördü.
Kutuyu açtı.
İçinde kırık bir telefon ve bir not vardı.
Notta yazıyordu:
“Mahallemize karışma.”
Elif notu katladı.
Pencereye yürüdü.
Aşağıdaki park boştu.
Ama uzak bir arabada birinin onu izlediğini fark etti.
Elif hafifçe gülümsedi.
“Yanlış kişiyi seçtiniz…”
Çünkü bazı insanlar kavga etmekten kaçınır.
Ama bazıları için kavga…
Sadece başlangıçtır.
Ve Elif Arslan savaşmayı çok iyi biliyordu.
News
Tarihte Bir Yasal Boşluk: Liselotte Kraus’un Hikayesi
Tarihte Bir Yasal Boşluk: Liselotte Kraus’un Hikayesi . Tarihte Bir Yasal Boşluk: Liselotte Kraus’un Sessizliği Nisan 1938’de, Bavyera’nın küçük ve…
Hemşire 1978’de Kayboldu — 30 Yıl Sonra Kimlik Kartı Ormanda Bulundu
Hemşire 1978’de Kayboldu — 30 Yıl Sonra Kimlik Kartı Ormanda Bulundu . . . 1978’DE KAYBOLAN HEMŞİRE: 30 YIL SONRA…
1987’de Konya’da kaybolan hamile Aylin Demir vakası… 19 yıl sonra ortaya çıkan şok edici gerçek
1987’de Konya’da kaybolan hamile Aylin Demir vakası… 19 yıl sonra ortaya çıkan şok edici gerçek . Konya’da Kaybolan Bir Hayat:…
2009’da yeni evli genç gelin kayboldu; 7 yıl sonra apartman görevlisinin şok itirafı ortaya çıktı
2009’da yeni evli genç gelin kayboldu; 7 yıl sonra apartman görevlisinin şok itirafı ortaya çıktı . . . 2009’da Kaybolan…
(Safranbolu, 2012) Dört kız kardeş aynı anda hamile kaldı — annelerinin tepkisi tüm ülkeyi ağlattı
(Safranbolu, 2012) Dört kız kardeş aynı anda hamile kaldı — annelerinin tepkisi tüm ülkeyi ağlattı . . . Safranbolu’da Bir…
1993, Kayseri’de: Fatma Demir iz bırakmadan kayboldu — 12 yıl sonra kocası her şeyi itiraf etti
1993, Kayseri’de: Fatma Demir iz bırakmadan kayboldu — 12 yıl sonra kocası her şeyi itiraf etti . . . 1993,…
End of content
No more pages to load






