Yunan Generali Papoulas ‘İNÖNÜ İMKANSIZ’ Dedi — İsmet’in Gece Hamlesinde 5.000 Asker Esir Düştü
.
.
.
İNÖNÜ’DE DOĞAN EFSANE: GECEYİ SİLAH YAPAN KOMUTAN
Ocak ayının sert soğuğu Anadolu bozkırını keskin bir bıçak gibi yarıyordu. Rüzgâr, İnönü kasabasının dar sokaklarında uğuldarken, kimse bu küçük yerleşimin tarihin en önemli sayfalarından birine dönüşmek üzere olduğunu bilmiyordu.
İnönü… Haritalarda bile zor bulunan, çoğu insanın adını bile duymadığı küçük bir kasabaydı. Ama tarih, çoğu zaman büyük şehirlerde değil, kimsenin önemsemediği bu küçük yerlerde yazılırdı.
Ve o günlerde, tarih yeniden yazılmak üzereydi.
YAKLAŞAN FIRTINA
Batıdan bir ordu geliyordu.
Disiplinli, donanımlı ve sayıca üstün bir ordu.
Yunan ordusu.
Komutanları, deneyimli ve kendinden emin bir generaldi: Papoulas.
Papoulas, savaş meydanlarında yıllar geçirmişti. Zaferlere alışkındı. Bursa’yı almıştı, Eskişehir’i almıştı. Önünde duran bu küçük kasaba onun için sadece bir duraktı.
“İnönü mü?” diye gülmüştü subaylarına bakarak.
“Bir günde alırız.”
Yanındaki subaylar başlarını sallamıştı. Onlar için bu savaş çoktan kazanılmıştı.
Karşılarında yorgun, dağınık ve sayıca az bir Türk ordusu vardı.
Ama bilmedikleri bir şey vardı.
Ankara’da bambaşka bir plan yapılıyordu.

GÜVENİN ADI: İSMET
Ankara’da, sade bir odada, bir masa etrafında toplanmış komutanlar haritaya bakıyordu. O masanın başında bir lider vardı: Mustafa Kemal.
Haritayı işaret etti.
“Burada duracağız.” dedi.
“İnönü’de.”
Odanın içi sessizleşti.
“Yunanlıları burada durduracağız.”
Fevzi Paşa başını kaldırdı.
“Komutan kim olacak paşam?”
Mustafa Kemal hiç tereddüt etmeden cevap verdi:
“İsmet.”
O an odadaki sessizlik ağırlaştı.
İsmet… Genç bir kurmay subaydı. Büyük bir meydan muharebesi yönetmemişti. Deneyimi sınırlıydı.
Ama Mustafa Kemal’in gözlerinde tereddüt yoktu.
İsmet şaşkındı.
“Paşam… Ben daha büyük bir muharebe yönetmedim.”
Mustafa Kemal ona baktı.
“Biliyorum.” dedi.
“Ama sana güveniyorum.”
Bu cümle, bir kaderin başlangıcıydı.
KORKU VE KARAR
İsmet Paşa o gece uyuyamadı.
Masasının başında oturmuş, haritaya bakıyordu. Sayıları hesapladı.
15.000 Yunan askeri.
8.000 Türk askeri.
Sayılar acımasızdı.
Gündüz savaşmak demek, yenilgi riskini kabul etmekti.
Ama gece…
Gece farklıydı.
Bir süre sonra başını kaldırdı.
Gözlerinde kararlılık vardı.
“Gece saldıracağız.”
Yanındaki subay şaşkındı.
“Paşam… Gece mi? Çok riskli.”
İsmet yavaşça cevap verdi:
“Evet, riskli… Ama gündüz daha riskli.”
Durdu.
“Karanlık bizim müttefikimiz olacak.”
KARANLIĞIN İÇİNDE
9 Ocak gecesi…
Ay yoktu.
Gökyüzü tamamen karanlıktı.
Türk askerleri sessizce ilerliyordu. Ayak sesleri bile duyulmuyordu. Herkes nefesini tutmuş gibiydi.
50 metre…
20 metre…
10 metre…
Ve sonra…
İsmet’in sesi karanlığı yırttı:
“Allaaah!”
Bir anda sessizlik yerini kaosa bıraktı.
Türk askerleri karanlıktan fırladı.
Yunan kampı şaşkına döndü.
Uyuyan askerler ne olduğunu anlamadan silah sesleriyle uyandı. Kim kime ateş ediyordu belli değildi.
Topçu mevzileri hedef alındı.
Toplar susturuldu.
Karargâh ateş altına alındı.
İki saat boyunca karanlıkta bir cehennem yaşandı.
Ve şafak söktüğünde…
Türk askerleri disiplinle geri çekildi.
İLK DARBE
Sabah olduğunda Papoulas hasarı gördü.
150 ölü.
300 yaralı.
Ve en önemlisi…
15 top kayıp.
Bu kabul edilemezdi.
“Nasıl oldu bu?” diye bağırdı.
Cevap basitti ama ağırdı:
“Türkler gece saldırdı.”
Papoulas o an anladı.
Karşısında sıradan bir komutan yoktu.
GÖRÜNMEYEN SAVAŞ
Ama asıl savaş yeni başlıyordu.
İsmet Paşa durmadı.
Her gece küçük birlikler gönderdi.
Bazen 5 asker…
Bazen 10 asker…
Sadece ses çıkarmak için.
Bağırdılar.
Silah sıktılar.
Taş attılar.
Yunan askerleri her gece alarma geçti.
Ama gerçek saldırı yoktu.
Sadece korku vardı.
Ve uykusuzluk.
Bir gece…
İki gece…
Üç gece…
Dördüncü gece…
Askerler artık uyuyamıyordu.
Gözleri açıktı ama bedenleri tükenmişti.
Papoulas öfkeliydi.
“Türkler saldırmıyor!” diye bağırdı.
Ama subay cevap verdi:
“Evet general… Ama askerler bilmiyor.”
ÇÖKEN ORDU
Beşinci gün…
Yunan ordusu yorgundu.
Bitkindi.
Moralleri çökmüştü.
Papoulas artık bekleyemeyeceğini anladı.
“Saldıracağız!”
Ertesi gün 15.000 asker hücuma geçti.
Ama karşılarında artık sadece bir ordu değil…
Hazırlanmış bir savunma vardı.
Türk siperleri sağlamdı.
Ateş disiplinliydi.
Ve Yunan askerleri…
Yorgundu.
Makinalı tüfekler konuştu.
Saldırı durdu.
Geri çekildiler.
SON HAMLE
İsmet Paşa fırsatı gördü.
“Artık zamanı geldi.”
Ertesi sabah Türk ordusu saldırıya geçti.
Yunan askerleri karşı koymaya çalıştı ama…
Refleksleri yavaştı.
Zihinleri yorgundu.
Ruhları çökmüştü.
Hat kırıldı.
Kaos başladı.
Ve sonunda…
Papoulas karar verdi:
“Geri çekiliyoruz.”
ZAFER
Gece yarısı Yunan ordusu sessizce çekildi.
Ertesi sabah…
Türk askerleri boş kampı gördü.
Bir asker sordu:
“Paşam… Kazandık mı?”
İsmet gülümsedi.
“Kazandık.”
ANKARA’DAKİ GURUR
Haber Ankara’ya ulaştığında Mustafa Kemal telgrafı okudu.
Ve gülümsedi.
“Biliyordum…” dedi.
“İsmet kazanacak.”
BİR DÖNÜM NOKTASI
İnönü sadece bir savaş değildi.
Bir başlangıçtı.
Türk halkı artık inanıyordu:
“Kazanabiliriz.”
Dünya artık görüyordu:
“Türkler bitmedi.”
Ve Yunanlar kabul ediyordu:
“İsmet tehlikelidir.”
BİR KOMUTANIN DOĞUŞU
O günlerde bir isim doğdu.
İsmet.
Sonra İsmet Paşa oldu.
Sonra İsmet İnönü.
Ve bir efsaneye dönüştü.
SON SÖZ
İnönü küçük bir kasabaydı.
Ama büyük bir ders verdi:
Strateji, sayıdan güçlüdür.
Cesaret, korkudan büyüktür.
Ve bazen…
Karanlık bile bir silaha dönüşebilir.
News
Van Gölü Kıyısında Açılan İşaret — İlk Gün Bir Şey Olmadı, Geceyle Birlikte Başladı
Van Gölü Kıyısında Açılan İşaret — İlk Gün Bir Şey Olmadı, Geceyle Birlikte Başladı . . . Van Gölü kıyısında…
Kapadokyalı Dört Kardeş — Bilim Onların Vakasını Araştırmayı Reddediyor
Kapadokyalı Dört Kardeş — Bilim Onların Vakasını Araştırmayı Reddediyor . . . Kapadokyalı Dört Kardeş — Bilimin Sessizliği Kapadokya’nın rüzgârı…
KOCAM ÖLDÜ AMA ÖLMEDEN ÖNCE TORUNUNUN ELİNE BİR NOT BIRAKTI: “OĞLUMA GÜVENME”
KOCAM ÖLDÜ AMA ÖLMEDEN ÖNCE TORUNUNUN ELİNE BİR NOT BIRAKTI: “OĞLUMA GÜVENME” . . . KOCAM ÖLDÜ AMA ÖLMEDEN ÖNCE…
Yeni Acemi Küçümsendi Gizli Kimliği Ortaya Çıkınca Destan Yazdı!
Yeni Acemi Küçümsendi Gizli Kimliği Ortaya Çıkınca Destan Yazdı! . . . Yeni Acemi Küçümsendi, Gizli Kimliği Ortaya Çıkınca Destan…
Bir Park Cezası – Ordu ve Emniyet Kavgası – Sonunda Kazanan Kim Oldu?
Bir Park Cezası – Ordu ve Emniyet Kavgası – Sonunda Kazanan Kim Oldu? . Bir Park Cezasıyla Başlayan Fırtına: Hukukun,…
Emekli Sandılar – Çorbasını Döktüler – Ordunun Gizli Efsanesi Çıktı
Emekli Sandılar – Çorbasını Döktüler – Ordunun Gizli Efsanesi Çıktı . Gölge Amiralin Sessiz Savaşı Safranbolu’nun sabahları, eski konakların çatılarının…
End of content
No more pages to load






