Yunanlılar Rezil Oldular: “Komutanım Tam Altımızdalar!” 3 Saatlik Takip
.
.
.
Yunanlılar Rezil Oldular: “Komutanım Tam Altımızdalar!” — Üç Saatlik Sessiz Takip
Nisan ayının serin ama berrak bir sabahıydı. Doğu Akdeniz, sanki yaklaşan sessiz bir fırtınayı hissedermiş gibi olağanüstü bir dinginlik içindeydi. Ufuk çizgisinde NATO’nun yıllık deniz tatbikatına katılan savaş gemileri ağır ağır ilerliyor, gökyüzünde devriye uçakları alçaktan daireler çiziyordu. On beş ülkeden gelen unsurlar, haftalar öncesinden planlanmış bu tatbikatta bir araya gelmişti. Amaç; koordinasyonu test etmek, taktikleri sınamak ve modern deniz savaşının görünmeyen yüzünü ölçmekti.
Tatbikatın kalbi, denizin yüzeyinde değil, yüzeyin çok altındaydı.
Brifing Odasında Başlayan Sessizlik
Tatbikattan bir gün önce, NATO karargâhında geniş bir brifing salonu dolmuştu. Masanın etrafında Amerikalı, İngiliz, Fransız, Türk ve Yunan subaylar yan yana oturuyor, büyük ekranlarda senaryo akıyordu. NATO yetkilisi net bir dille konuştu:
“Bu tatbikatta Yunan fırkateynleri, Türk denizaltılarını tespit etmeye çalışacak. Denizaltılar ise gemilere fark edilmeden yaklaşmayı hedefleyecek. Başarı, tespit ve karşı-tespit süreleriyle ölçülecek.”
Salonda kısa bir sessizlik oldu. Ardından Yunan fırkateyn komutanı, yanındaki subaylara İngilizce olarak, rahat ve biraz da küçümseyen bir ses tonuyla konuştu:
“Türk denizaltılarını bulmak kolay. Eski teknoloji kullanıyorlar. Bizim sonarlarımız çok modern.”
Bu sözler masanın diğer ucunda oturan Binbaşı Murat Kaya’nın kulağına kadar geldi. Türk Deniz Kuvvetleri bünyesinde yıllardır denizaltıcılık yapan Murat, tepkisiz kaldı. Sadece dudaklarının kenarında beliren hafif bir tebessümle notlarını kapattı. O, sözlerle değil sessizlikle konuşmayı tercih edenlerdendi.

Preveze’nin Sessiz Adamı
Binbaşı Murat Kaya, Preveze sınıfı bir denizaltının komutanıydı. Denizaltıcılık onun için bir meslekten öte, bir yaşam biçimiydi. Yıllarını suyun altında geçirmiş, sessizliğin tonlarını ezberlemişti. Ona göre denizaltıcı, denizi dinleyen, sabırla bekleyen ve doğru anı kollayan bir avcıydı.
Tatbikat sabahı, denizaltı limandan ayrılırken mürettebat görev yerlerini aldı. Herkes sessizdi; gereksiz tek bir metal sesi bile yoktu. Murat, periskop istasyonunda durdu ve ekibine döndü:
“Arkadaşlar, bugün bizim en büyük silahımız sessizlik. Onlar bizi ararken biz gölge olacağız. Anlaşıldı mı?”
Mürettebattan tek tek, kısık ama kararlı “Anlaşıldı komutanım” sesleri yükseldi.
Derinliğe İniş
Denizaltı ağır ağır dalışa geçti.
10 metre… 20 metre… 50 metre…
Sonunda 100 metre derinlikte sabitlendi.
Yüzeyden kopmuşlardı artık. Işık yoktu, sadece loş kırmızı lambalar ve sonar ekranlarının yeşil parıltısı vardı. Denizaltının içindeki hava bile sessizdi.
Bu sırada Yunan fırkateyni, tatbikat bölgesinde devriye atıyordu. Gemi modern sensörlerle donatılmıştı. Aktif ve pasif sonarlar aynı anda çalışıyor, denizi adeta tarıyordu. Köprüüstünde duran Yunan komutan kendinden emindi.
“Sonar odası, durum nedir?” diye sordu telsizden.
“Henüz bir temas yok komutanım. Tarama devam ediyor.”
Birinci Saat: Boş Ekran
İlk saat geçti. Sonar ekranları boştu. Denizin doğal sesleri dışında hiçbir şey yoktu. Yunan komutan kaşlarını çattı.
“Bu imkânsız. Bir denizaltı mutlaka iz bırakır.”
Ama Türk denizaltısı, elektrik motoruyla yalnızca beş knot hızla ilerliyor, neredeyse denizin kendi nefesi gibi hareket ediyordu. Gürültü seviyesi, balık sürülerinden bile düşüktü.
Binbaşı Murat, sonar operatörüne sordu:
“Yunan gemisinin konumu?”
“Komutanım, kuzeyde beş mil. Aktif sonar kullanıyorlar.”
“Güzel,” dedi Murat. “Bizi aradıklarını bilmek, onları daha iyi görmemizi sağlar.”
İkinci Saat: Gerginlik
İkinci saat dolduğunda Yunan fırkateyninde hava değişmişti. Komutan sonar odasına indi. Operatörlerin yüzü ter içindeydi.
“Ne oluyor burada? Neden hâlâ bir temas yok?”
“Komutanım, tüm derinlikleri taradık. Hiçbir şey yok.”
Komutan haritaya baktı. Tatbikat sahası dardı. Denizaltı bir yerde olmalıydı. Ama nerede?
Türk denizaltısı ise sabırla ilerliyordu. Murat, geminin akustik kör noktalarını hesaplıyor, akıntıları kullanıyor, her manevrayı santim santim planlıyordu.
Üçüncü Saat: Kör Nokta
Üçüncü saat başladığında Yunan komutanın sabrı tükenmişti. “Bu rezalet,” diye mırıldandı. “Üç saattir bir denizaltıyı bulamıyoruz.”
O anda Türk denizaltısı en riskli manevrasına başladı. Yunan fırkateyninin tam altına doğru yaklaşacaktı. Bu, sonarın en zayıf olduğu noktaydı. Kör nokta.
“Yavaşça yükseliyoruz,” dedi Murat. “Çok dikkatli.”
80 metre… 70 metre… 60 metre…
Sonar operatörü fısıldadı:
“Komutanım… geminin tam altındayız.”
Murat’ın yüzünde sakin bir ifade vardı. “Mükemmel. Torpido kilidi—simülasyon.”
Torpido subayı düğmelere bastı. Sistem kilit aldı.
Alarm
Aynı anda Yunan fırkateyninde alarm çalmaya başladı. Sonar ekranında kırmızı bir işaret belirdi. Operatörün gözleri büyüdü.
“Komutanım… tam altımızdalar! Torpido kilit sinyali alıyoruz!”
Komutan koşarak sonar odasına girdi. Ekrana baktı. Üç saattir aradıkları denizaltı, aslında hep oradaydı. Hem de tam altlarında.
“Bu… bu nasıl olur?” diye fısıldadı.
Sessiz Telefon
O anda su altı telefonu çaldı. Yunan komutan ahizeyi aldı. Karşıdan sakin bir ses geldi, önce Türkçe sonra İngilizce:
“Günaydın komutanım. Üç saattir tam altınızdayım. İyi şanslar.”
Yunan komutan cevap veremedi. Telefonu yavaşça kapattı. Yüzü solgundu.
Değerlendirme
Tatbikat sona erdiğinde gemiler limana döndü. NATO karargâhında yapılan değerlendirme toplantısında rapor açıklandı. NATO yetkilisi netti:
“Türk denizaltısı üç saat boyunca tespit edilememiş, hedef geminin altına sızmış ve torpido kilidi sağlamıştır. Bu, olağanüstü bir taktik başarıdır.”
Raporda şu ifade yer aldı:
“Türk Deniz Kuvvetleri’nin denizaltı kabiliyeti NATO standartlarının üzerindedir. Mürettebatın eğitimi, disiplini ve taktik zekâsı takdire şayandır.”
Sessiz Kahramanlar
Toplantı sonrası Yunan komutan Murat Kaya’ya yaklaştı.
“Nasıl yaptınız?” diye sordu. “Sonarlarımız çok gelişmişti.”
Murat nazikçe gülümsedi. “Sessizlik en büyük silahtır. Teknoloji önemlidir ama deneyim, disiplin ve sabır daha önemlidir.”
Bu hikâye sadece bir tatbikatın değil, denizin derinliklerinde görev yapan sessiz kahramanların hikâyesiydi. Kimse onları görmez, kimse alkışlamaz. Ama onlar oradadır. Vatan için, sessizce nöbet tutarlar.
News
Bahu Ny Bemar Saas ke Sath Kiya Bara Zulm – Bewakoof Bahu – Very Emotional Real Story Sachi kahani
Bahu Ny Bemar Saas ke Sath Kiya Bara Zulm – Bewakoof Bahu – Very Emotional Real Story Sachi kahani ….
घमंडी पहलवान vs 70 साल का बूढ़ा: कौन जीता? 😱
घमंडी पहलवान vs 70 साल का बूढ़ा: कौन जीता? 😱 . . . घमंडी पहलवान vs 70 साल का बूढ़ा…
Police ने रोका Indian Army का Truck 😱 फिर जो हुआ…
Police ने रोका Indian Army का Truck 😱 फिर जो हुआ… . . . . Police ने रोका Indian Army…
मैं 10 साल गुलामी करूँगा, बस मेरी माँ को बचा लीजिये” – डॉक्टर से एक बेघर बच्चे की विनती। 😭
मैं 10 साल गुलामी करूँगा, बस मेरी माँ को बचा लीजिये” – डॉक्टर से एक बेघर बच्चे की विनती। 😭…
अकेला फौजी पड़ा सब पर भारी! जब थाने पहुंचा पूरा आर्मी काफिला
अकेला फौजी पड़ा सब पर भारी! जब थाने पहुंचा पूरा आर्मी काफिला . . . अकेला फौजी पड़ा सब पर…
करोडपति लडका गरीब का भेष बना कर अपने घर आया… फिर घर वालों ने जो किया 😱
करोडपति लडका गरीब का भेष बना कर अपने घर आया… फिर घर वालों ने जो किया 😱 . . ….
End of content
No more pages to load






