Yoksul Garson “Yere Yat!” Diye Bağırdı — Mafya Babası İçin Atılan 4 Kurşunu Üstlendi

.
.
.

Yoksul Garson “Yere Yat!” Diye Bağırdı — Mafya Babası İçin Atılan 4 Kurşunu Üstlendi

1. Yağmurlu Bir Brooklyn Gecesi

Brooklyn’in Fourth Avenue’sunda, Miller Diner adlı küçük lokantada gece yarısıydı. Neon tabelanın uğultusu, yağmurun cama vuran sesiyle karışıyordu. Lokantada çalışan Grace Sullivan, yırtık spor ayakkabılarıyla tezgahı silerken, yorgun ayaklarının altındaki soğuk fayansları hissediyordu. Sabah beşten beri ayaktaydı; önce fırında çalışmış, sonra Midtown’daki ofisleri temizlemiş, şimdi ise gece vardiyasında garsonluk yapıyordu. Queens’teki dairesinin kirasını dört aydır ödeyememişti. Ama onu en çok endişelendiren, Mount Sinai Hastanesi’nden gelen mesajdı: 19 yaşındaki kız kardeşi Lily’nin üç ay içinde kalp ameliyatı olması gerekiyordu. Ameliyatın maliyeti ise 200.000 dolardı. Grace’in banka hesabında ise sadece 47 dolar vardı.

2. Gizemli Müşteri

O gece lokantada neredeyse kimse yoktu. Yaşlı Murray tezgahta oturmuş, kafeinsiz kahvesini yudumlarken hava durumundan şikayet ediyordu. Ama Grace’in dikkatini çeken, köşedeki 4 numaralı masada oturan adamdı. Adam, kömür rengi takım elbisesiyle, sol çenesinde bir yara iziyle, sessizce oturuyordu. Menüye bakmadı, sadece “Sade kahve, su, buz yok,” dedi. Grace, bu adamın normal bir müşteri olmadığını hemen anlamıştı. Onun gözlerinde, soğuk bir fırtına gibi bir şey vardı; geçmişi şiddet ve tehlikeyle doluydu. O adam, doğu kıyısının en acımasız mafya babası Alessandro Romano’ydu.

3. Kaderin Dönüm Noktası

Grace, kahvesini doldurmak için 4 numaralı masaya doğru yürüdü. Sesi titreyerek, “Daha kahve ister misiniz efendim?” diye sordu. Alessandro başını kaldırmadan telefondaki mesajları okudu, sonra gözlerini Grace’e çevirdi. Onun bakışları, Grace’in sakladığı tüm sırları okuyabiliyormuş gibi delip geçti. Bir an için Grace, onun gözlerinde bir merhamet veya acıma gördüğünü sandı, ama hemen kayboldu. “İyi,” dedi Alessandro, sesi bir emir gibi geldi. Grace kahveyi döktü, bir damla bile dökmeden. Baskı altında ellerini sabit tutmaya alışkındı.

Grace arkasını dönerken kapı zili çaldı. İki adam, siyah yağmurluklar ve kasklarla içeri girdi. Hiç konuşmadılar, sadece 4 numaralı masadaki adama doğru ilerlediler. Grace, ellerinde susturuculu silahları görünce donup kaldı. Yaşlı Murray barın arkasına sürünerek saklandı. Grace’in hareket etmesi gerekiyordu, ama ayakları yere çivilenmiş gibiydi.

4. Kanlı Saldırı

Silahlar doğrultulduğunda Grace’in zihni kapandı. Hiçbir düşünce yoktu, sadece içgüdü. Bir insanın sahip olabileceği en saf içgüdü: başka bir canı kurtarmak. Elindeki kahve fincanını suikastçılara doğru fırlattı ve “Yere yat!” diye bağırdı. Tehlikeden kaçmak yerine doğrudan tehlikeye koştu. Alessandro’yu yere devirdi ve kendi vücudunu ateş hattına siper etti.

İlk kurşun Grace’in sol omzunu parçaladı. İkinci kurşun karnına saplandı. Üçüncü kurşun sağ tarafını sıyırdı. Grace, Miller Diner’ın damalı zemininde kendi kanında yatıyordu. Kanı fayanslara yayıldı, sıcak ve yoğun. Gözleri karardı, dünyası bulanıklaştı. Son düşüncesi, kız kardeşi Lily’ydi. “Üzgünüm,” diye fısıldadı, “Seni kurtaramadım.”

5. Mafya Babasının Şoku

Alessandro Romano, hayatında birçok ölüme tanık olmuştu. Ama bir yabancının kendisi için kurşunların önüne atlamasını hiç görmemişti. Grace’in yerde yatışı, onun zihninde bir bıçak gibi saplandı. Zamanı yoktu; polisi aramak bir seçenek değildi. Ambulans da çok yavaş olurdu. Kollarını Grace’in altına kaydırdı, onu bir çocuk gibi kaldırdı ve arka kapıdan dışarı çıktı. En sadık koruması Daniel, arabanın yanında bekliyordu. Grace’i arka koltuğa yerleştirip, “Sür!” diye emretti. Malikanedeki reviri hazırla. Doktor Elena, acil ameliyat için bekliyordu.

6. Hayat Borcu

Grace ameliyathaneye götürüldü. Alessandro, ameliyat kapısında saatlerce bekledi. Daniel ona Grace’in hayatını araştırdığını söyledi. Grace’in üç işte çalıştığını, banka hesabında sadece 47 dolar olduğunu ve kız kardeşinin ölümcül bir kalp hastalığı olduğunu öğrendi. Alessandro, tüm borçlarını ödemesini, kız kardeşinin ameliyat masraflarını karşılamasını emretti. Grace’in hayatı için her şeyi yaptı. Çünkü bu, mafya dünyasında ölçülemez bir borçtu.

7. Yeni Bir Hayat

Grace üç gün sonra gözlerini açtığında, kendini devasa bir malikanede buldu. Sofia adında yaşlı bir hizmetçi ona baktı. “Burada misafirsin, tutsağı değilsin,” dedi. Grace’in kız kardeşi Lily’nin ameliyatı ödenmişti, kira borcu silinmişti, yeni bir daire hazırlanmıştı. Grace, hayatında ilk kez biri tarafından gerçekten görülmüştü.

8. Aleandro ile Karşılaşma

Aleandro onu ziyaret etti. “Hayatımda gördüğüm en aptalca şeyi yaptın,” dedi. Grace, “Sadece öldürülmek üzere olan birini gördüm,” diye cevapladı. Aleandro, “Beni kurtardın. Benim için atılan üç kurşunu yedin. Bundan sonra benim korumam altındasın,” dedi. Grace, mafya patronunun karanlık dünyasına adım atmıştı.

9. İhanet ve Komplo

Aleandro’nun kuzeni Victor, Grace’i bir tehdit olarak görmeye başladı. Rus mafya patronu Nikolay Wulov ile bir komplo kurdu. Barış galasında Grace’i kaçıracak, Aleandro’yu tuzağa düşüreceklerdi. Grace bir gece Lily’yi ziyaret ettikten sonra kaçırıldı. Victor, onun Aleandro’nun zayıf noktası olduğunu biliyordu.

10. Kanlı Gala Gecesi

Barış galası gecesi Metropolitan Sanat Müzesi’nde düzenlendi. Aleandro tek başına geldi. Victor ve Nikolay bir tuzak kurmuştu. Silahlar çekildi, camlar kırıldı, müze cehenneme döndü. Grace üst katta bir odada bağlıydı. Aleandro’nun hayatı tehlikedeydi. Grace, bir cam parçasıyla iplerini kesti, tabancayı aldı ve devasa kristal avizeyi zincirinden vurdu. Avize Nikolay’ın üzerine düştü ve onu öldürdü. Grace, ikinci kez Aleandro’nun hayatını kurtarmıştı.

11. Son Savaş

Victor, Grace’i rehin aldı. Aleandro ateş edemiyordu. Grace, cesaretini topladı ve Victor’un elini vurdu. Victor yere yığıldı. Aleandro, “Senin gibi bir hain için ölüm çok kolay olur,” dedi. Victor’u ömür boyu karanlık bir hücreye mahkum etti.

12. Yeniden Doğuş

Grace ve Aleandro birbirlerine sarıldılar. Grace, Aleandro’nun kalbinin artık soğuk olmadığını hissetti. Bir yıl sonra Miller Diner’ın yerinde Salivan adlı yeni bir restoran açıldı. Grace artık ucuz bir üniforma giymiyordu; parmağında platin bir alyans, yanında Aleandro vardı. Doğu kıyısının en acımasız adamı, bir garsonun sevgisiyle değişmişti.

13. Hikayenin Sonu

Grace’in kız kardeşi Lily tamamen iyileşmişti. Grace ve Aleandro, hayatın en karanlık anlarında bile ışığın bulunabileceğini öğrendiler. Gerçek aşk, zenginlik veya statüyle ilgilenmez. Cesaret ve fedakarlık, kaderi değiştirebilir. Grace’in hikayesi, en küçük bir hareketin bile bir hayatı baştan yazabileceğini gösterdi.

Hayat ne kadar zor olursa olsun, tünelin sonunda her zaman bir ışık vardır. Bazen kader kapıyı çalmaz; bazen elinde silahla kapıyı tekmeler ve göğsüne üç kurşun bırakır. Ama o kurşunlar, yeni bir hayatın kapısını açabilir.