MOSSAD ARABAYA BOMBA KOYDU! İranlı Bilim Adamı Ölecekti! 3 Ajan Yakalandı

.
.
.

MOSSAD ARABAYA BOMBA KOYDU! İranlı Bilim Adamı Ölecekti! 3 Ajan Yakalandı

Eylül 10, 2020. İstanbul, Türkiye. Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi. Komiser Hakan Tekin, elindeki acil istihbarat raporunu endişeyle okumaktaydı. Bu sıradan bir gün değildi. Gözleri, satırlarda yer alan bilgilerle dondurulmuş gibiydi. Mossad’ın üç ajanı İstanbul’a gelmişti. Hedefleri, İranlı nükleer bilimci, Doktor Fahrettin Kazimi idi. Şehirde büyük bir suikast planlanıyordu ve bu plan bir araba bombası ile gerçekleştirilecekti.

Hakan Tekin, İstanbul’un güvenliğini sağlamak için büyük bir baskı altındaydı. İstanbul’un kalbinde yapılacak bir suikast, sadece ulusal güvenliği değil, tüm dünyanın dikkatini çekecekti. Ve Hakan bu durumu engellemek için elinden gelen her şeyi yapmaya kararlıydı.


Başlangıç: Suikast Planı

Hikayenin başına dönelim. Eylül 8, 2020. Tahran, İran. Doktor Fahrettin Kazimi, İran’ın nükleer enerji programının baş bilimcilerinden biriydi. Yıllarca Tahran Üniversitesi’nde ders vermiş, dünya çapında birçok bilimsel makale yayımlamıştı. Fakat bu kez farklı bir görevle İstanbul’a davet edilmişti. Uluslararası bir enerji konferansına katılacaktı. Konferansa 20 farklı ülkeden bilim insanları davet edilmişti ve Fahrettin de bu davet üzerine İstanbul’a uçacaktı.

Fahrettin’in eşi, İstanbul’a gitmeye karar verdiğinde endişeliydi. “Mossad, İranlı bilim insanlarını hedef alıyor. Sen güvende misin?” diye sordu. Fakat Fahrettin, bu tür endişelere gerek olmadığını söyledi. Türkiye’nin güvenli olduğunu ve herhangi bir tehdit almadıklarını vurguladı.

Ertesi gün biletini aldı ve İstanbul için yola çıktı. Ancak Fahrettin’in bilmediği bir şey vardı: Türk istihbaratının, Mossad’ın İstanbul’daki suikast planını çoktan öğrendiği.


İstanbul’da İlk Hareketler

Eylül 9, 2020. İstanbul Atatürk Havalimanı. Mossad’ın suikast ekibi İstanbul’a gelmeye başlamıştı. Benjamin Levi, İngiliz pasaportuyla, Taksim’de bir otele yerleşti. Aynı gün, diğer iki ajan farklı uçuşlarla İstanbul’a gelmişti. Farklı pasaportlarla giriş yapmışlardı ve şehirde gizlenmişlerdi. Ama Türk istihbaratının onları izlediği gerçeğinden habersizlerdi.

Emniyet Müdürü Hakan Tekin, İstanbul’daki Mossad ajanlarının peşine düşmeye karar verdi. Türk istihbaratının İstanbul’da bu kadar kapsamlı bir operasyon yürütmesi, her şeyin normal olduğunu düşünmeyen Benjamin Levi ve ekibini tedirgin edecekti. Her bir adımda, Türk polisi onları gözetliyordu.


Hedef: Fahrettin Kazimi

Eylül 10, 2020. İstanbul’daki emniyet istihbarat şubesinde, Hakan Tekin ve ekibi Mossad’ın planını araştırıyorlardı. Benjamin Levi ve iki ajan, bu şehirdeki bir otelin otoparkına yerleştirilecek bir araba bombası ile Fahrettin’i öldürmeyi planlıyordu.

Hakan, Mossad ajanlarının her adımını izlemeye başladı. Zeliha Arslan, özel harekât şubesinde görevli, deneyimli bir polisti. Hakan, Zeliha ve ekibini İstanbul’un dört bir yanına yerleştirerek, Fahrettin’in güvenliğini sağlamak için gizli koruma ekipleri oluşturdu.

Fahrettin’in İstanbul’a gelişinin ertesi günü, Türk polisi harekete geçti. Doktor Fahrettin, havaalanından oteline doğru giderken, Zeliha ve ekibi sivil kıyafetle onu takip ediyordu. Araba takip edilerek oteline yerleştirilen Fahrettin, suikastçilerin yakından izlediği bir adım atıyordu.


Suikastçılar ve Kötü Plan

Eylül 11 akşamı, Benjamin Levi ve iki ajan, Taksim’deki bir kafede, Fahrettin’in otelini konuşuyorlardı. Sabah erkenden otoparka girecek ve araba bombalarını yerleştireceklerdi. Ama Türk polisi, Mossad’ın planını bildiği için, her hareketi izliyordu.

Benjamin ve ekibi, gecenin karanlığında otoparkın güvenlik kameralarından kaçmak için plan yapıyorlardı. Ancak Zeliha ve ekibi, Mossad’ın hareketlerini çoktan öğrenmişti.

Saat 3:00’te, otoparka yaklaşan Mossad ajanları, arabayı buldu ve bombayı yerleştirmeye başladılar. Ama farkında değillerdi, otoparkın çıkışında Hakan Tekin ve sekiz polis memuru onları bekliyordu.


Son Anlar: Operasyon Başlıyor

Hakan, telsizle ekibine talimat verdi. “Mossad ajanlarını durdurun. Arabayı patlatmadan önce müdahale edeceğiz!” Zeliha, Benjamin’in yolunu kesti ve silahını başına doğrulttu. Diğer iki ajan da kaçmaya çalıştı ama polis tarafından çevrildiler.

Silahların sesi geceyi yarıp geçti. Üç Mossad ajanı yere yatırıldı, kelepçelendi. Bombayı incelediğinde, patlayıcının sabah 8:00’de patlamak üzere ayarlandığını fark ettiler. Ancak zamanında müdahale edilerek bomba etkisiz hale getirildi.


Sonuç ve Yeni Bir Başlangıç

Eylül 13. Sabah, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde üç Mossad ajanı sorguya alındı. Tüm kanıtlar, Mossad’ın suikast planının fark edilmeden gerçekleştirilemeyeceğini ortaya koyuyordu.

Doktor Fahrettin, güvenli bir şekilde İstanbul’dan ayrılacaktı. Hakan Tekin, Fahrettin’i koruyarak, Türk topraklarında herhangi bir suikastin kabul edilmeyeceğini bir kez daha kanıtlamıştı.

Eylül 14, Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail Büyükelçiliği’ni çağırarak, Mossad’ın İstanbul’da yaptığı suikast planını protesto etti. Bir bilim insanını hedef almak, Türk egemenliğine yapılmış bir saldırıydı.

Ve sonunda, Türkiye, uluslararası alanda bir mesaj verdi: “Türk topraklarında kimseye zarar verilemez.”