Gece Yarısı Tuzağı – Kadını Çaresiz Sandılar – Tek Hareketle Hepsini Yere Serdi

.
.
.

Gece yarısıydı. Bolu Dağı’ndaki E80 otoyolunda hava soğuk ve sisliydi. Yol kenarında kurulan bir trafik kontrol noktasında birkaç polis aracı ve yanıp sönen kırmızı-mavi ışıklar karanlığı aydınlatıyordu.

Siyah bir sedan araç yavaşça kontrol noktasına yaklaştı. Direksiyonun başında Elif vardı. 32 yaşındaydı. İstanbul’dan yola çıkmış, Ankara’daki annesini ziyaret etmeye gidiyordu.

Ama Elif sıradan biri değildi.

Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde görev yapmıştı. Zorlu operasyonlara katılmış, sayısız tehlikeli görevden sağ çıkmış bir askerdir. Şimdi ise aktif görevden ayrılmış, genç komandolara eğitim veren bir eğitmendi.

Aracını kontrol noktasında durdurdu.

Polislerden biri el feneriyle arabanın içine baktı.

“Ehliyet ve ruhsat.”

Elif sakin bir şekilde belgelerini uzattı.

Polis belgeleri aldı ama geri vermedi. Diğer polislerle bakışıp hafifçe gülümsediler.

“Bagajı aç.”

Elif kaşlarını hafifçe kaldırdı.

“Sebebi nedir memur bey?”

Polis sert bir sesle konuştu.

“Rutin kontrol. Sorun mu var?”

Elif camdan dışarı baktı. Kontrol noktasındaki polislerin davranışları profesyonel görünmüyordu. Bazıları sigara içiyor, bazıları ise geçen araçlara kaba şekilde bağırıyordu.

Elif içinden düşündü:
Bir şeyler doğru değil.

Aracındaki kamera sistemi her şeyi kaydediyordu.

“Bagajımı açarım,” dedi Elif sakin bir sesle.
“Ama resmi bir arama sebebi olmalı.”

Polislerden biri sinirlendi.

“Bize akıl mı öğretiyorsun?”

Tam o sırada kontrol noktasına başka bir araç hızla yaklaştı. Polisler o araca yöneldi. İçindeki adam panikle etrafa bakıyordu.

Bir anlık karmaşa yaşandı.

Polislerden biri tekrar Elif’e döndü.

“Arabadan in.”

Elif yavaşça kapıyı açtı ve dışarı çıktı.

Polis onun koluna dokunmaya çalıştı.

O anda her şey çok hızlı gelişti.

Elif refleksle hareket etti. Kolunu çevirerek polisi dengesiz bıraktı ve saniyeler içinde yere yatırdı. Hareketleri profesyoneldi, kontrollüydü.

Diğer polisler şaşkına döndü.

“Ne yapıyorsun sen!”

Elif sakin bir şekilde konuştu.

“Ben sadece kendimi savundum.”

Polislerden biri telsize sarıldı.

“Takviye istiyoruz!”

Birkaç dakika sonra siren sesleri duyuldu. Yeni ekip araçları kontrol noktasına geldi.

Araçlardan biri durdu ve içinden bir subay indi.

Elif onu görünce hafifçe başını salladı.

Subay da onu hemen tanıdı.

“Teğmen Elif?”

Polisler şaşkınlıkla birbirlerine baktı.

Subay sert bir ifadeyle polis memurlarına döndü.

“Burada neler oluyor?”

Genç polislerden biri tereddüt ederek konuştu.

“Komutanım… arabayı şüpheli bulduk.”

Subay sert bir şekilde sordu:

“Resmi bir ihbar var mı?”

Polis sessiz kaldı.

Elif cebinden kimliğini çıkardı ve subaya uzattı.

Subay kimliği görünce ciddileşti.

Polislere dönüp ağır bir ses tonuyla konuştu:

“Karşınızdaki kişi Özel Kuvvetler eski personeli.”

Kontrol noktasında bir anda sessizlik oluştu.

Genç polis sonunda gerçeği itiraf etti.

“Komutanım… arabayı sadece… dikkat çekici olduğu için durdurduk.”

Subayın yüzü sertleşti.

“Bu bir sebep değil.”

Gece sessizliğinde otoyoldan geçen araçların sesi duyuluyordu.

Elif ise sakince arabasına doğru yürüdü.

Bazen en tehlikeli durumlar bile soğukkanlılıkla çözülebilirdi.