2011’de Konya’da iki lise öğrencisi kayboldu… 3 yıl sonra simitçi kadının şok gerçeği
.
.
.
KONYA’DA KAYBOLAN İKİ KIZ: SESSİZLİĞİN BEDELİ
2011 yılının kasım ayıydı. Konya’da sonbahar her zamanki gibi kuru ve sert geçiyordu. Sokaklar tozla kaplıydı, rüzgâr kaldırımlarda savrulan yaprakları önüne katıp sürüklüyordu. Şehir sakin, düzenli ve güvenli görünüyordu. İnsanlar sabah işe gidiyor, çocuklar okula koşuyor, akşam olunca herkes evine çekiliyordu. Dışarıdan bakıldığında her şey olması gerektiği gibiydi.
Ama o yıl, bu sessiz şehrin içinde kimsenin görmek istemediği bir karanlık büyüyordu.
Elif ve Ayşe, Konya’nın Meram ilçesinde yaşayan iki lise öğrencisiydi. On altı yaşındaydılar. Çocukluklarından beri arkadaştılar. Aynı sokakta büyümüş, aynı okulda okumuş, aynı hayalleri kurmuşlardı. Üniversiteye gitmek, bu şehirden uzaklaşmak, kendi hayatlarını kurmak…
Elif neşeliydi. Her şeye güler, herkese kolayca yaklaşırdı. Ayşe ise daha sessizdi. Düşünceli, içine kapanık ama derin bir dünyası vardı. Birbirlerini tamamlıyorlardı.
Her gün okul çıkışı aynı yolu yürürlerdi. Terminal bölgesinden geçer, oradaki eski simit tezgahında durur, Hatice teyzenin verdiği sıcak simitleri alırlardı. Bazen paraları olurdu, bazen olmazdı. Ama Hatice hiçbir zaman para istemezdi.
“Veresiye,” derdi sadece.
Aslında o da biliyordu… O borç hiçbir zaman ödenmeyecekti. Ama mesele para değildi.
Hatice, o kızlarda kaybettiği bir şeyi görüyordu. Belki de kendi gençliğini. Belki de hiç sahip olamadığı bir hayatı.
Ama bir gün her şey değişti.

İlk başta fark edilmesi zor şeylerdi. Elif’in gülüşü biraz daha kısa sürüyordu. Ayşe’nin gözleri daha sık etrafa bakıyordu. Ellerindeki hafif titreme, yürürken hızlanan adımlar…
Bir şey vardı. Ama kimse gerçekten bakmıyordu.
Bir gün Elif tek başına geldi. Yüzü solgundu. Gözleri doluydu. Hatice ona simit uzattı ama Elif’in elini çekişi farklıydı. Titriyordu.
Sonra cebinden küçük bir kağıt çıkardı.
“Bunu sakla teyze,” dedi fısıltıyla.
“Kimseye gösterme.”
Hatice kağıdı aldı. Bir şey sormadı. Ama o an içinden geçen korkuyu bastıramadı.
O gece kağıdı açtı.
Üzerinde aceleyle yazılmış cümleler vardı:
“Biri bizi takip ediyor. Çok korkuyoruz. Lütfen kimseye söyleme.”
Hatice’nin kalbi sıkıştı.
Ertesi gün Ayşe geldi. O da bir not bıraktı.
“O adam yine geldi. Bizi izliyor.”
Artık bu bir tesadüf değildi.
Hatice önce tereddüt etti. Çünkü o bu şehirde nasıl işlerin yürüdüğünü biliyordu. Kimse bir simitçiyi ciddiye almazdı. Hele böyle şeylerde…
Ama yine de dayanamadı.
Elif’in annesine gitti. Kapıyı çaldı. Kadın sert bir ifadeyle açtı.
“Ne istiyorsun?”
Hatice titreyerek notları uzattı.
“Kızınız tehlikede olabilir…”
Kadın kağıtlara baktı. Sonra Hatice’ye. Ve güldü.
“Sen kimsin?” dedi.
“Benim kızım hakkında bana akıl mı veriyorsun?”
Kapı Hatice’nin yüzüne kapandı.
Hatice geri çekildi. İçinde büyüyen korku artık çaresizliğe dönüşüyordu.
Ayşe’nin annesine gitmek istedi ama cesaret edemedi. Çünkü sonucu biliyordu.
Ve sadece on gün sonra…
Elif ve Ayşe kayboldu.
O gün okuldan çıktılar ve bir daha eve dönmediler.
Şehir ayağa kalktı. Polis arama başlattı. Aileler çığlık attı. Sokaklara afişler asıldı. Televizyonlar günlerce bu olayı konuştu.
Ama hiçbir iz bulunamadı.
Sadece bir detay vardı:
Kızlar en son Hatice’nin tezgahının önünde görülmüştü.
Zaman geçti. Günler haftalara, haftalar aylara dönüştü. Sonra yıllara…
Konya yavaş yavaş unuttu.
Ama Hatice unutmadı.
Çünkü o son anı görmüştü.
O akşam…
Siyah bir araba durmuştu. Camı yavaşça açılmıştı. İçerideki adam görünmüyordu ama sesi sakindi. Tehlikeli bir sakinlik.
Kızlar donup kalmıştı.
Sonra arka kapı açılmıştı.
Ve içinden biri çıkmıştı.
Tanıdık bir yüz.
Kızların yüzündeki korku o an değişmişti. Şaşkınlığa… Ve kabullenişe.
Sonra arabaya binmişlerdi.
Hatice bağırmak istemişti. Koşmak istemişti. Ama yapamamıştı.
Çünkü korkmuştu.
Ve o korku, iki kızın kaderini belirlemişti.
O gece Hatice notları aldı. Hepsini. Ve tezgahın altına gömdü.
Çünkü artık kimseye güvenmiyordu.
Yıllar geçti.
Hatice yaşlandı. Saçları beyazladı. Sırtı büküldü. Artık tezgahı bile yoktu. Belediye ruhsatını iptal etmişti.
Şehir onu unutmuştu.
Ama o kendini unutamıyordu.
Her gece aynı soruyu soruyordu:
“Daha fazla bir şey yapabilir miydim?”
Cevabı biliyordu.
Evet.
Ama yapmamıştı.
2014 yılında eski terminal bölgesi yıkılmaya başlandı. Yeni bir alışveriş merkezi yapılacaktı.
Hatice panikledi. Çünkü notlar hâlâ oradaydı.
Ama artık çok geçti. Beton dökülmüştü.
Gerçek toprağın altında kalmıştı.
Ta ki…
Bir sabah…
Bir esnaf, zemini kazarken küçük beyaz bir ayakkabı bulana kadar.
Bağcıkları hâlâ bağlıydı.
İçinde kurumuş çamur vardı. Ve çok silik bir kan izi.
Polis geldi. Alan kapatıldı.
Hatice uzaktan izliyordu.
Ve biliyordu…
Her şey ortaya çıkacaktı.
O gün polisler sadece ayakkabıyı bulmadı. Toprağın derininde başka şeyler de vardı.
Küçük kağıt parçaları…
Katlanmış, yıpranmış…
Yardım çığlıkları.
Ve artık sessizlik mümkün değildi.
Akşam olduğunda polis Hatice’nin kapısını çaldı.
“Hatice Demir siz misiniz?”
Hatice kapıyı açtı.
Yıllardır taşıdığı yük gözlerinde okunuyordu.
“Evet…” dedi.
Polis memuru ona baktı.
“Sizinle konuşmamız gerekiyor.”
Hatice bir an gözlerini kapattı.
Sonra fısıldadı:
“Geç kaldınız…”
Ama aslında biliyordu.
Geç kalan sadece polis değildi.
Geç kalan…
Bir şehir,
bir toplum,
ve en çok da kendisiydi.
Çünkü bazen bir suç, sadece onu işleyenle ilgili değildir.
Bazen en büyük suç…
Görüp de susmaktır.
News
2019’da Eskişehir’de bir sosyal hizmet uzmanı kayboldu… 27 gün sonra sarsıcı bir gerçek ortaya çıktı
2019’da Eskişehir’de bir sosyal hizmet uzmanı kayboldu… 27 gün sonra sarsıcı bir gerçek ortaya çıktı . . . Eskişehir, 2019…
Aile Yeni Evine Giderken Kayboldu — 9 yıl sonra temel tekrar kazıldığında belirgin bir işaret bulund
Aile Yeni Evine Giderken Kayboldu — 9 yıl sonra temel tekrar kazıldığında belirgin bir işaret bulund . . . Aile…
2018’de Rize Çamlıhemşin’de polis ve hemşire sevgilisi kayboldu. 5 yıl sonra korkunç gerçek
2018’de Rize Çamlıhemşin’de polis ve hemşire sevgilisi kayboldu. 5 yıl sonra korkunç gerçek . . . Rize Çamlıhemşin’de Kaybolan İki…
Antalya, 1980:Doktor 11 yaşındaki Selma’yı sahiplendi — 16 yıl sonra köyü sarsan gerçek ortaya çıktı
Antalya, 1980:Doktor 11 yaşındaki Selma’yı sahiplendi — 16 yıl sonra köyü sarsan gerçek ortaya çıktı . . . Antalya 1980:…
Kapadokya 1982: 9 yaşındaki Elif Yılmaz’ı imam evlat edindi, 11 yıl sonra gerçek ortaya çıktı
Kapadokya 1982: 9 yaşındaki Elif Yılmaz’ı imam evlat edindi, 11 yıl sonra gerçek ortaya çıktı . Kapadokya 1982: Sessizliğin İçindeki…
ÇALIŞAN GIZLICE KAHVE GÖTÜRÜYORDU… TA KI MILYONER KIME OLDUĞUNU KEŞFEDENE KADAR
ÇALIŞAN GIZLICE KAHVE GÖTÜRÜYORDU… TA KI MILYONER KIME OLDUĞUNU KEŞFEDENE KADAR . ÇALIŞAN GİZLİCE KAHVE GÖTÜRÜYORDU… TA Kİ MİLYONER GERÇEĞİ…
End of content
No more pages to load






