6 yaşındaki ikizler 1982’de Eskişehir, Dumlupınar’da kayboldu… 29 yıl sonra, bir adam sessizliği..

.
.

1982’de Eskişehir, Dumlupınar’da Kaybolan 6 Yaşındaki İkizler… 29 Yıl Sonra, Bir Adam Sessizliği Bozdu

Dumlupınar Köyü – 2022

İki küçük kızın kaybolduğu 1982 yılından tam 29 yıl sonra, Dumlupınar köyünün sessizliğini bozan bir olay yaşandı. Eski bir kuyunun dibinde yapılan kazılar sırasında işçiler, eski bir bez bebeği ve derinlere gömülmüş çocuk kemiklerini bulmuşlardı. O anda köy halkının, gazetecilerin ve polisin dikkatini çeken şey ise, bu buluntunun yıllarca saklanan bir sırrı gün yüzüne çıkarmasıydı.

Kazı Başlıyor: Geçmişin Karanlık Gölgesi

2022 yılı, sabah saatlerinde Dumlupınar’ın dış mahallelerinde yapılacak olan bir inşaat için kepçeler çalışıyordu. Havanın gri, toprak kokusuyla dolduğu o sabahın erken saatlerinde, eski bir ambardan yapılacak otopark için kazılar başlamıştı. İşçiler, beton kapakları kaldırırken içeride bir şeylerin olduğunu fark ettiler. Bir ekskavatör kepçesi toprağa dokunduğunda, çok uzun bir süre önce kaybolmuş ve unutulmuş olan bir sır yavaşça gün yüzüne çıkmaya başladı. Kazılan topraklarda, kan lekeli eski bir bez bebek ve daha derinde, çocuk kemiklerinin ürkütücü bir parıltısı vardı.

İşçiler birbirlerine bakarken, birinin ağzından “Allah’ım, bunlar çocuk kemikleri!” diye fısıldanmıştı. Bu sözler, bütün kasaba halkını bir anda sarsacak ve köydeki herkesin aklında tek bir soru uyandıracaktı: “Yücenin ikizleri mi?”

Ercan Yıldız: 29 Yıl Sonra Gelen Gerçek

Köyün en güçlü ailesinin, Yüce ailesinin geçmişindeki en büyük sırları ve kaybolan ikizlerin hikayesi herkesin dilindeydi. Ercan Yıldız, 64 yaşında emekli jandarma çavuşu, o kaybolan ikizlerin dosyasını yıllar önce hazırlamıştı. Melike ve Meral Yüce, Dumlupınar’daki köylerinde kaybolmuş, kasaba halkı ise yıllarca bu olayı unutmaya çalışmıştı. Ancak Ercan, o günden beri her gün, o ikizlerin kaybolduğu günü ve kasabanın en güçlü ailesi olan Duman ailesinin karanlık sırlarını unutamamıştı. Bu yıllar süren sessizlik, bir kazayla gün yüzüne çıkmaya başlamıştı.

Ercan, kazı alanına geldiğinde, gözleri kuyuya sabitlendi. Yıllar önce, bu kaybolan ikizlerin araştırmalarında şüphelerini dile getiren tek kişiydi. “Biliyordum,” diye fısıldadı. “Hep biliyordum. Buradaydılar.”

Zeynep Aydemir, genç bir gazeteci, Ercan’ın bu sözleri duyduğunda hemen not defterini çıkardı ve mikrofonu ona uzattı: “Ercan Bey, bu sözlerinizin anlamı nedir? Buradalar mıydılar? İkizlerin kaybolduğuna dair bildiklerinizi açıklayabilir misiniz?”

Ercan gözleri dolarak, “Bunları biliyordum. Onlar, bu köydeydi. Melike ve Meral’in kaybolmasından sonra kimse gerçeği sorgulamadı. Ama ben yıllardır burada bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyordum.” dedi.

Yılların Ardından Sessizliği Bozan Kayıp İkizlerin Hatıraları

Kazılan kuyudan çıkan çocuk kemikleri, Dumlupınar köyünün eski yaralarını açmıştı. Adli tıp uzmanları, kemiklerin en az iki çocuğa ait olduğunu tespit etmişti. Kazı alanında polisler, adli tıp ekibi ve kasaba halkı bir araya gelmişti. Melike ve Meral’in kaybolduğu günün hatıraları, kasaba halkının bir kez daha gözleri önündeydi. Herkes, yıllar önce kaybolan iki küçük kızın kaderinin peşinden gitmeye başlıyordu.

Ercan, o an gözlerini yeniden kuyuya sabitleyerek, “O günleri hatırlıyorum. Neriman Hanım’ın her gün o kuyunun başında oturup kızlarının döneceği günü beklediğini. Her gün kar, yağmur, çamur demeden, kızları dönecek diyordu.” diye fısıldadı.

Ziya Bey: Bir Suçlunun Sırları

Sultan teyze, Ercan’a, “O kızları ben korudum,” demişti. “Ziya Bey’in oğlu, Kemal, o gün kızları kuyuya atmıştı. Melike düştü, ben ise kaçtım. Korktum. O zaman kimseye anlatamadım.” demişti. Bu sözler, Ercan’ı derinden sarstı. Kemal Duman, Ziya Bey’in oğlu, bir zamanlar kasabanın en güçlü adamıydı. Ama o, yıllar önce 6 yaşındaki ikizlere zarar vermiş ve her şeyin üstünü örtmeye çalışmıştı.

Ercan’ın bu yüzleşmesi, kasaba halkının suskunluğunu kıracak ve bir vicdanın uyanmasını sağlayacaktı. Adaletin Yerini Bulması: Ercan’ın Sözleri

29 yıl sonra, Ercan, Melike ve Meral için adaletin yerini bulmasını sağlamaya kararlıydı. Ziya Bey’in oğlu, Kemal Duman, kasabanın en güçlü adamıydı ve yıllarca geçmişin karanlık sırlarını örtbas etmişti. Ancak Ercan, bu sırrı açığa çıkarmak için mücadele etmeye başlamıştı. 29 yılın ardından, eski jandarma çavuşu, kasaba halkına büyük bir değişimin yaşanacağını ve adaletin yerini bulacağını ilan etti.

.

Kazıdan sonra, gazeteciler ve polisler Dumlupınar’da adaletin sağlanması için her şeyi yapacaklardı. Ercan ve Zeynep, adaletin peşinden gitmek ve Meral ile Melike’nin kayboluşunun ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmak için harekete geçtiler.


Sonuç: Adaletin Sesi

Meral, sonunda geçmişinin gerçeğini öğrenmiş ve yıllarca içinde taşıdığı boşluğu doldurmuştu. Kemal Duman’ın adalete teslim edilmesiyle birlikte, Dumlupınar’daki sessizlik sona erdi. Ercan’ın yıllar süren pişmanlıkları ve cesur açıklamaları, kasaba halkının gözünde vicdanlarının uyanmasını sağlamıştı. Melike ve Meral’in kaybolduğu 1982 yılına dair sırlar gün yüzüne çıkarken, Dumlupınar, adaletin sağlandığı ve geçmişin gölgelerinin aydınlatıldığı bir yer haline gelmişti.