ÇİFTÇİ, HERKESİN REDDETTİĞİ KADINLA EVLENMEYE MECBUR KALDI. AMA O, HAYALİNDEKİ KADIN ÇIKTI

.
.

ÇİFTÇİ, HERKESİN REDDETTİĞİ KADINLA EVLENMEYE MECBUR KALDI. AMA O, HAYALİNDEKİ KADIN ÇIKTI

1. Bölüm: Zoraki Bir Başlangıç

15 Ağustos 1881 sabahı Silver Creek, Colorado’da boğucu bir sıcak vardı. Hava o kadar yoğun ve hareketsizdi ki, doğanın kendisi kasabanın merkezindeki ahşap kilisede yaşanacakları izlemek için nefesini tutmuş gibiydi. Eton Walker, sunağın önünde duruyordu. Nasırlı elleri yumruk olmuş, çenesi sıkılmıştı. 32 yaşında, yılların çiftlik emeğiyle yoğrulmuş bir adamdı. Gözleri, kış fırtınası gibi gri ve derindi.

Arkasında kasabanın bankacısı Harold Morrison, sanki bir avcı gibi onu izliyordu. “Evlilik cüzdanını imzala Walker, ya da yarın çiftliğinin açık artırmaya çıkışını izle,” dedi Morrison, sahte bir sempatiyle.

Eton’ın elleri daha da sıkılaştı. Morrison, iki gün önce ona bir ultimatom vermişti: Kasabanın evde kalmış, herkesin reddettiği öğretmeni Clara Witmore ile evlen, ya da çiftliğini kaybet. Margaret’in mezarı daha yeni kapanmıştı. Eton, “Margaret toprağa verileli henüz 8 ay oldu,” diye itiraz etmişti. Morrison ise, “Küçük Sofy’nin bir anneye ihtiyacı var. Ayrıca Bayan Witmore’un durumu da umutsuz. 28 yaşında ve hâlâ evlenmemiş. Okuldaki pozisyonu tehlikede,” demişti.

Eton, bu zoraki birleşmenin ne kendisi ne de Clara için bir kazanç olmadığını biliyordu. Ama başka çaresi yoktu.

2. Bölüm: Kilisedeki Yeminler

Kilise kapısı gıcırdayarak açıldı. Clara Witmore, koridorda ilerledi. Clara, Boston’dan üç yıl önce gelmiş, zarif ve eğitimli bir kadındı. Ama kasabada talibi çıkmamış, dedikodular başlamıştı. “Çok gururlu, fazla eğitimli,” diyorlardı. Eton bir keresinde onu savunmuştu ama şimdi, Clara’nın ayak sesleri yaklaşırken, o sözlerinden pişman olup olmadığını merak etti.

Papaz Mills, huzursuzca kıpırdandı. “Sevgili cemaat,” dedi, “bugün burada Eton Walker ve Clara Witmore’un kutsal evlilik bağıyla birleşmesine tanıklık ediyoruz.” Sözler, kiliseye bir taş gibi düştü. Bu bir iş anlaşmasıydı, neşeli bir olay değil.

Eton, Clara’ya döndü. Clara sade gri bir elbise giymişti. Yüzü solgundu ama sakindi. Çenesi yukarı kalkmıştı. Papaz sordu: “Kendi hür iradenizle mi geldiniz?” Clara, “Kabul ediyorum,” dedi, granit gibi bir sesle. Eton da aynı şekilde cevap verdi.

Yüzükler takıldı. Eton’ın aldığı ucuz altın yüzük, Clara’nın parmağında eğreti duruyordu. Ellerinin ilk kez birbirine değdiği an, Clara’nın ellerinin buz gibi olduğunu fark etti. Rahip, “Gelini öpebilirsin,” dedi. Eton yanağından öpmek isterken, Clara başını çevirdi ve dudakları ağzının kenarına değdi. Bir kıvılcım gibi, içlerinde bir şey çaktı.

Tören bitti. Dışarıda herkesin bakışları altında, Clara ve Eton yan yana yürüdüler ama aralarında bir adımlık mesafe vardı. Eton’ın vagonunda, Clara’nın tüm eşyaları bir sandığa sığmıştı. Sofy, Eton’ın kızı, onları uzaktan izliyordu. “O benim annem değil!” diye bağırdı ve kaçtı.

3. Bölüm: Çiftlikte İlk Günler

Çiftliğe vardıklarında, Clara’ya misafir odası hazırlandı. Eton, “Misafir odası,” dedi kesin bir dille. Clara, Molly’ye “Bana Clara deyin,” dedi. Ama evde herkes, özellikle Molly, ona mesafeli davranıyordu.

O akşam yemek masasında Sofy yoktu. Clara, Eton’ın karşısına oturdu. Sessizlik içinde yediler. Clara, “Bir kütüphaneniz olduğunu duydum,” dedi. Eton, “Margaret’in kitapları,” demek istemedi. Aralarındaki konuşmalar kısa, mesafeli ve soğuktu.

Clara, “Bu evlilik ikimiz için de bir hapishane olabilir ama ben bundan en iyi şekilde yararlanmaya niyetliyim,” dedi. Eton, “Kurallar koyalım. Ayrı odalarda kalırız, toplum önünde birlik gibi görünürüz, özelde hissetmediğimiz sevgiyi taklit etmeyiz,” dedi.

Sofy, gece Eton’a “Neden başka birini getirdin?” diye ağladı. Eton, “Bazen yetişkinler zor seçimler yapmak zorunda kalır,” dedi. Sofy, “Eğer uslu durursam gitmesini sağlar mısın?” diye sordu. Eton, “Bakarız,” dedi ama kendinden nefret ederek.

4. Bölüm: Birlikte Mücadele

Clara, ev işlerine yardım etmek istediğinde Molly izin vermedi. Eton ise çiftlik işlerinde sessizdi. Clara, Morrison’ın kasabaya gelip çiftliği teftiş edeceğini öğrendiğinde, “Kredi belgelerini görebilir miyim?” diye sordu. Morrison şaşırdı, ama Clara ısrar etti. “Faiz oranları, ödeme planları, hepsini görmek hakkım,” dedi. Morrison sinirlendi ama Clara geri adım atmadı.

Eton, Clara’nın bu tavrına şaşırdı. “Harvard mı?” diye sordu. “Babam Harvard’dan hukuk diploması aldı,” dedi Clara. Eton, “Orada yaptığın etkileyiciydi,” dedi. Clara, “Bu artık benim de evim. Morrison bu çiftliği alırsa hepimiz kaybederiz,” dedi.

Birlikte kredi belgelerini incelediler. Clara, belgelerde usulsüzlük buldu. “Bunu bir avukata götürmeliyiz,” dedi. Eton’ın Denver’da güvendiği bir avukat vardı. “Yarın yola çıkarız,” dedi Clara.

5. Bölüm: Yakınlaşma ve Güven

Denver yolculuğu sırasında Clara ve Eton, hayatlarını, geçmişlerini, kayıplarını paylaştılar. Denver’daki avukat Sam Fletcher, “Bu sözleşme usulsüz,” dedi. “Dava açabiliriz.”

O gece otelde tek bir oda kaldı. Yatakta aralarında mesafe bırakarak yattılar. Clara, “Ya bu işe yaramazsa?” diye sordu. Eton, “O zaman baştan başlarız. Biz evliyiz, iyi günde kötü günde,” dedi.

Sabah Sam, “Davanız var,” dedi. Morrison’a bir mektup gönderildi. Dönüş yolunda Clara, “Sofi’ye öğretmenlik yapabilirim,” dedi. Eton, “Margaret isterdi,” dedi. Clara, “Sen de farklı şekillerde olağanüstüsün,” dedi.

6. Bölüm: Aile Olmak

Çiftliğe döndüklerinde Morrison’ın adamları evi tehdit etmişti. Sofy ve Molly, eşyaları korumuştu. Eton ve Clara, birlikte Morrison’a karşı mücadele etti. Sofy, Clara’ya “Anne” demeye başladı.

Eton, Clara’ya “Sana değer veriyorum. Margaret’i sevdiğim gibi sevebilir miyim bilmiyorum ama sana karşı hissettiklerim gerçek,” dedi. Clara, “Beni onun gibi sevmeni istemiyorum. Biz farklı insanlarız. Birlikte sahip olabileceğimiz şey de farklı olurdu,” dedi.

7. Bölüm: Geçmişin Gölgesi

Clara’nın Boston’daki kuzeni Charles, Silver Creek’e geldi. Clara, Eton’a her şeyi anlattı: Charles’ın ahlaksız teklifini, iftiralarını, Boston’dan kaçışını. Charles, miras hakkı iddia etti ama Sam Fletcher’ın yasal desteğiyle tehditleri boşa çıktı. Clara, “Burada gücün yok Charles,” dedi.

Eton, Clara’yı mezarlığa götürdü. Margaret’in mezarı başında, “Seni seviyorum Clara. Margaret’in yerine değil, hatırasının yanında,” dedi. Clara, “Bu her şey,” diye fısıldadı.

8. Bölüm: Gerçek Aile

Clara hamile kaldı. Eton korktu, çünkü Margaret doğumda ölmüştü. Ama Clara, “Birlikte güçlüyüz,” dedi. İkizleri oldu: William ve Rose. Sofy, abla oldu. Clara, mirasından kasabaya okul ve kütüphane yaptırdı.

Morrison, dolandırıcılıktan tutuklandı. Çiftlik kurtuldu. Eton ve Clara, birlikte çalıştılar, birlikte sevdiler. Clara, “Seninle binlerce kez evlenirdim,” dedi. Eton, “Ben de.”

Son Söz

Clara ve Eton, zoraki bir evlilikten gerçek bir aşka yürüdüler. Kaybetmeyi, yalnızlığı, çaresizliği tattılar ama sonunda birlikte yeni bir hayat kurdular. Aile oldular, yaralarını birlikte sardılar, geçmişin gölgelerini birlikte aştılar. Çünkü bazen en güzel hikayeler, en kötü başlangıçlardan doğar.

.