26 TUTUKLU ANKARA’DA TAKAS EDİLDİ! 🇹🇷 TEŞKİLAT 7 Ülke Arasında Köprü Oldu |

.
.

.

Ankara Gecesi: 26 Hayat, 7 Ülke ve Sessiz Bir Teşkilat

1 Ağustos 2024.
Saat 19.00.

Ankara Esenboğa Havalimanı’nın apronunda tarihin ağırlığı hissediliyordu.
Gökyüzü açık, rüzgâr hafifti ama yerdeki hava ağırdı. Öyle bir ağırlık ki, kimse yüksek sesle konuşmuyor, yürüyen herkes adımlarını bilinçsizce yavaşlatıyordu.

Apronda yedi farklı ülkenin bayrağını taşıyan yedi uçak, yan yana dizilmişti.
Amerika Birleşik Devletleri.
Rusya Federasyonu.
Almanya.
Polonya.
Norveç.
Slovenya.
Belarus.

Bu uçakların içinde 26 insan vardı.
Her biri başka bir ülkede, başka bir suçlamayla, başka bir hikâyeyle tutuklanmıştı.

Kimisi yıllardır hücredeydi.
Kimisi aylar önce gözaltına alınmıştı.
Bazısı gazeteciydi.
Bazısı asker.
Bazısı muhalif.
Bazısı ajan.

Ama bu akşam hepsi aynı şeyi biliyordu:

Özgürlüğe giden yol Ankara’dan geçiyordu.


Dosya

Bu hikâye, beş ay önce Ankara’da kapalı bir ofiste başladı.

Mart 2024’te, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın masasına kalın bir dosya bırakılmıştı.
Dosyanın kapağında tek bir başlık vardı:

“Çok Taraflı Tutuklu Takası – Gizli”

İçinde yüzlerce isim, onlarca ülke, sayfalar dolusu ceza kayıtları, suçlamalar, mahkeme kararları ve diplomatik notlar yer alıyordu.

Dosya açıldığında ilk dikkat çeken isimlerden biri Amerikalı gazeteci Evan Gershkovich oldu.
Rusya’da casusluk suçlamasıyla tutuklanmıştı. Washington onun serbest bırakılmasını istiyordu.

Bir diğer kritik isim, Almanya’da ömür boyu hapse mahkûm edilmiş Rus vatandaşı Vadim Krasikov’du.
Moskova yıllardır bu ismi geri istiyordu.

Sorun şuydu:
Amerika ile Rusya arasında güven sıfırdı.
Ukrayna savaşı diplomatik kanalları neredeyse tamamen kapatmıştı.

Ama herkes şunu biliyordu:
Eğer bu iş yapılacaksa, Türkiye üzerinden yapılacaktı.


İlk Temas

Kalın, ilk teması Washington’la kurdu.

CIA Direktörü Ankara’ya geldi.
Toplantı, teşkilatın en güvenli salonlarından birinde yapıldı.
Odada sadece iki tercüman ve dört güvenlik görevlisi vardı.

Amerikalı direktör masaya oturmadan önce etrafı süzdü.
Dinleme cihazı arar gibi.

Kalın fark etti ama yorum yapmadı.
Güvensizlik bu oyunun doğasında vardı.

Amerikalılar netti:

– Gershkovich.
– Paul Whelan.
– Alsu Kurmasheva.

Karşılığında Rusya’nın ne istediği belliydi:

– Vadim Krasikov.

Ama mesele bu kadar basit değildi.

Almanya devreye girdi.
Polonya taleplerini iletti.
Norveç ve Slovenya kendi vatandaşlarını ekledi.

Bir anda tablo büyüdü:

7 ülke.
26 tutuklu.
Onlarca şart.
Tek koordinatör: Ankara.


Alman Düğümü

En büyük kriz Berlin’deydi.

Krasikov, 2019’da Berlin’de gündüz vakti bir Çeçen muhalifi öldürmüştü.
Alman mahkemesi onu ömür boyu hapse mahkûm etmişti.

Almanya bu adamı bırakmak istemiyordu.
Siyasi bedeli çok ağırdı.

Kalın, doğrudan Alman Şansölyesi Olaf Scholz ile görüştü.

Masaya denge koydu:

– Eğer Krasikov giderse, Rusya sadece Almanları değil, tüm Batılı tutukluları bırakacak.
– Bu sadece bir adam meselesi değil, Avrupa’nın kazanımı.

Günler süren görüşmelerden sonra Scholz kabul etti.

Ama tek şartla:

Takas Türkiye’de yapılacaktı.

Çünkü herkesin güvendiği tek yer Ankara’ydı.


Hapishanelerde Bekleyiş

Bu sırada Rusya’da Evan Gershkovich’in davası hızlandırıldı.
Normalde aylar sürecek yargılama üç günde bitti.

16 yıl hapis cezası.

Bu teşkilat için bir işaretti:
Moskova hazırdı.

Gershkovich Yekaterinburg’daki hapishanede her sabah saat altıda uyanıyordu.
Soğuk duş.
Dar hücre.

Gardiyan her gün aynı soruyu soruyordu:

– Bugün itiraf edecek misin?

Cevap değişmiyordu:

– Hayır.

Ama ceza açıklandıktan sonra gardiyanların tavrı değişti.
Yemekler düzeldi.
Sesler yumuşadı.

Gershkovich bunu anladı.

Bir takas yaklaşıyordu.


Operasyon Günü

1 Ağustos sabahı Esenboğa Havalimanı tamamen kontrol altına alındı.
Sivil uçuşlar yönlendirildi.
Terminalin bir bölümü boşaltıldı.

Her uçak için ayrı ekip.
Her tutuklu için ayrı güvenlik planı.

Saat 14.00’te ilk uçak indi.
Polonya.
Sonra Almanya.
Amerika.

Rus uçağı en son geldi.
Pistteki diğer uçakları görünce bir süre havada bekledi.

Sonunda indi.

Kapılar açıldığında, uçaklardan inen yüzler yorgundu.
Bazıları Ankara’da olduklarını bile bilmiyordu.

Paul Whelan uçağın merdivenlerinden inerken dizlerinin titrediğini hissetti.
Bir Türk görevli yanına yaklaştı:

– Hoş geldiniz. Artık güvendesiniz.

Whelan o an ağladı.

Gershkovich çevreyi inceliyordu.
Gazeteci refleksiyle her ayrıntıyı kaydetmek istiyordu.

“Keşke not alabilseydim,” diye düşündü.

Vadim Krasikov ise ifadesizdi.
Burası neresi diye sordu.

– Ankara.

“Tabii ki,” dedi.
Türkiye mantıklı bir seçimdi.


An

Saat 19.31.

Tüm gruplar aynı anda hareket etti.

Kontrol kulesinde görevli Türk yetkili yedi farklı ekrana bakıyordu.
Tek bir hata, her şeyi bitirebilirdi.

– Hepsi aynı anda.

Komut verildi.

Ve insanlar yürümeye başladı.

Kimisi ağlayarak.
Kimisi sessizce.
Kimisi arkasına bakmadan.

Evan Gershkovich Amerikan uçağına binmeden önce Türk personele el salladı.
Paul Whelan gözyaşlarını saklamaya çalışıyordu.

Krasikov Rus uçağına bindi ve arkasına bile bakmadı.

Saat 21.00’de tüm uçaklar havalandı.

Amerikalılar batıya.
Ruslar doğuya.
Avrupalılar kuzeye.

26 hayat evlerine dönüyordu.


Sessiz Zafer

İbrahim Kalın, teşkilat merkezinde radar ekranını izliyordu.
Yedi nokta birbirinden uzaklaşıyordu.

Yardımcısı içeri girdi:

– Başkanım, operasyon tamamlandı.

Kalın başını salladı.
Zafer işareti yapmadı.

Bu iş böyleydi.
Sessiz başlar, sessiz biterdi.

Ama içten içe bir şey biliyordu:

Bu sadece bir takas değildi.

Bu, Türkiye’nin güvenilirlik gücüydü.


Dünya Uyanıyor

Ertesi sabah dünya basını patladı.

New York Times:
“Ankara’da Tarihi Takas”

BBC:
“Soğuk Savaştan Bu Yana En Büyük Operasyon”

Amerikan Başkanı teşekkür etti.
Putin aradı.
Almanya resmî bildiri yayımladı.

Bir Batılı istihbarat yetkilisi anonim konuştu:

– Biz isimleri verdik. Gerisini Türkler yaptı.


Son

Esenboğa Havalimanı normale döndü.
Ama bir köşede küçük bir plaket vardı.

Üzerinde tek bir tarih yazıyordu:

1 Ağustos 2024

Altında açıklama yoktu.

Çünkü o günü yaşayanlar zaten biliyordu.

O gün Ankara dünyanın merkeziydi.
Ve Türkiye, imkânsızı mümkün kılmıştı.